Denizin altında bazı şeyler kaybolmazdı, sadece siz onu bulamazdınız. Till bunu yıllar önce öğrenmişti. Profesyonel bir dalgıç olarak yaptığı işin en önemli kısmı, gördüğü şeylere anlam yüklememekti.
Batık gemiler, eski uçaklar, kayıp ekipmanlar, yıllarca denizin dibinde kalmış yapılar... Hepsi onun için aynıydı.
Bir nesneydi.
İncelenecek, kaydedilecek ve raporlanacaktı. Hepsi bu.
Bu yüzden ekibin başındaki adam ona dosyayı uzattığında Till'in ilk tepkisi sıkılmak olmuştu.
"Yaklaşık iki yüz yıl önce battı."
Till dosyayı açarken kaşını kaldırdı.
"İki yüz?"
"Evet."
"Ve hâlâ neyi araştırıyoruz?"
Adam birkaç saniye sustu. Kendiside bu durumdan memnun görünmüyordu.
"Gemiyi."
Till gözlerini devirmemek için kendini zor tuttu.
"Onu anladım."
Adamın yüzündeki ifade değişmemişti.
"Geminin içinde paranormal olaylar olduğu söyleniyor."
Till'in eli dosyanın üzerinde durdu, sonra kısa bir kahkaha attı.
"Paranormal?"
"İnsanların anlattığına göre."
"İnsanlar çok şey anlatıyor."
"Bu biraz farklı."
Till dosyayı kapatırken adamın anlatacaklarını hiç merak etmediğini fark etti.
"Nasıl?"
Adam derin bir nefes aldı. O bile inanmakta güçlük çekiyordu.
"Oraya girenlerin çoğu geri çıkamadı."
Till'in yüzündeki alaycı ifade yavaşça kayboldu.
"Çoğu?"
"Hayatta kalanlar da var."
"Ve?"
"Bir kısmı ciddi şekilde sakat kaldı."
Odadaki sessizlik birkaç saniye sürdü.
Adam masanın üzerindeki başka bir dosyayı açtı.
"En garip kısmı bu değil."
Till beklemeye devam etti, hâlâ paranormal bir şey duymamıştı.
"Geminin içinde öldüğü bilinen herkesin iskeleti hâlâ içeride."
Till'in kaşları hafifçe çatıldı.
"İki yüz yıl boyunca?"
"Evet."
"Nasıl?"
"Bilmiyoruz."
"Çıkarmadınız mı?"
"Çıkarmayı denedik."
Adam bu kez gözlerini Till'den kaçırdı.
"Hiçbirini çıkaramadık."
Till, ilgisinin ilk kez gerçekten arttığını hissetti.
"Ne demek bu?"
"İskeletleri gemiden uzaklaştırmaya çalıştığımız her seferde bir şey oldu."
"Nasıl şeyler, hayaletler falan mı kovaladı?"
Adam Till'in alaycı sözlerini görmezden geldi.
"Bir ekip üyesi bayıldı, birinin ekipmanı arızalandı, bir dalgıcın bacağı sıkıştı, bir başkası panikleyip yüzeye çıkmaya çalıştı. Üstelik bu, son 200 yıldır tekrarlanan bir durum"
Till sessizce dinledi.
"Ve sonunda?"
"Kimse tekrar denemedi."
Till dosyayı yeniden açtı.
İnsanların batıl inançlara ne kadar kolay tutunduğunu düşünüyordu.
İki yüz yıllık bir gemi denizin dibinde, içeride iskeletler var, elektronik sistemler çalışmıyor ve birkaç kötü deneyim daha.
Bunlar insanların gemiyi doğaüstü bir şeye dönüştürmesi için fazlasıyla yeterliydi.
"Kimse görevi kabul etmedi mi?"
"Etmedi."
Till sandalyesine yaslandı.
"Ben ederim."
Adam şaşırdı.
"Bu kadar çabuk mu?"
Till omuz silkti. Bu saçmalıklara inanmıyordu.
"Eski bir gemi. İnsanların korkması onu hayaletli yapmaz."
Adam Till'i daha fazla inandırmaya çalışmadı. Zaten muhtemelen o enkazdan çıkamayacaktı.
Till dosyada gemi değilde paranormal olayların anlatıldığını görünce bıkkınlıkla göz devirdi ve son sayfaya atladı. Gemiden çıkarılan tek şey olan fotoğrafda dosyadaydı.
Fotoğraf, geminin yapıldığı ilk güne aitti yani yaklaşık 200 yıl önce çekilmişti.
Fotoğraftaki gemiyi görmesiyle Till'in yüz ifadesi ilk kez değişti.
Çünkü hayatında daha önce hiç görmediği o gemiyi tanıyordu.
YOU ARE READING
Eternelle (ivantill)
Fantasy"Adını eternelle koyacağım." Geminin güvertesinde denize bakarken hafifçe gülümsedi. "Çünkü bazı şeylerin bir sonu olmamalı. " İki yüz yıl önce denizin dibine gömülen Eternelle, beraberinde cevaplanmamış sorular, kaybolmuş insanlar ve kimsenin açık...
