barış: ARKADAŞLAR eba hata veriyordu ya halletmişler onu kanım dondu yirmi kişi kalmışız sınıfta
akut: saat gece bir altı yedi saat sonra falan okula gideceğiz aq zahmet oldu ebaya da
arda: barış nerden bakıyorduk sınıftakilere merak ettim kimler gitmiş
barış: milan emre ozi falan gitmiş milan dile geçeceğim diyordu zaten emre de gslye geçmiş sanırım konuşamadık OZİ SAYISALA GEÇMİŞ AQ kanım buzlaştı
*alperen kişisi, milan, emre ve ozi kişilerini gruptan attı*
alperen: sınıftan gittikleri gün bu grupta işleri biti
*batu kişisi, ozi, milan ve emre kişilerini gruba aldı*
ozi: piç alperen
arda:
¡Ay! Esta imagen no sigue nuestras pautas de contenido. Para continuar la publicación, intente quitarla o subir otra.
bunlar kim tanıyor musunuz
batu: hiçbir fikrim yok nakil aldırmışlardır
akut: napcan ortaokul arkadaşım miraç diğerini tanımıyorum ama miraç bahsetmişti bir iki kere iyi biri sanırım
arda: son yıl nakil mi alınır aq onların gücü ne💛
milan: kardeşim beni neden uykumdan uyandırıyorsunuz saat iki olmuş okul var yarın rusça klavye mi açayım illa
barış: patron dur onu üstüme kapatma ben karanlıktan çok korkarım
*görüldü*
barışın son mesajı ile gözlerimin hafiften kaymaya başladığını fark ettim. bu yaz uyku düzenimin ağzına sıçmıştım tabri caiz ise. telefonumu şarja taktım ve yatağımın ucundaki sehpaya koydum. alarmımı kurmuşumdur umarım. hiç de hazır değilim, formamın yerini falan da bilmiyorum. yanlış anlaşılmasın sorumluluk sahibiyimdir ama o kadar yorgundum ki....
•
"hay senin gibi sabahı"
kendi kendime mırıldanıp alarmımı kapatmak için yataktan kalktım. servis ile gittiğimden erken uyanmam gerekiyordu. karnım gurulduyoru. sabahları gereksiz bir açlık hissediyprum. mutfağa gittim. çok uğraşasım yoktu gözümü açamıyordum.