İBLİSİN KADINI

0 0 0
                                        

Bu hayatta hep "iblisin kadını" olarak adlandırılacaktım bundan tam üç yıl öncesinde başladı halkın bana karşı nefreti
ÜÇ YIL ÖNCE;
Beyaz elbisemi giyerek koridorlarda yürümeye başladım bu gün kasabayı mahveden ve herkesin onu "iblis" olarak adlandırdığı bir varlığın idam günüydü beyaz giymiştim çünkü beyazı seviyordum beyaz en saf renk gibiydi benim için.
Babamın bana aldığı tüm elbiseler baştan sona beyazdı üç kardeşimden daha büyüktüm muhtemelen de tacı ben alırdım.

Babamın sıcacık gülümsemesi bedenimi sardı ama bir farklılık vardı daha endişeli ve daha koruyucu bakıyordu. Kız kardeşim sofia bana olan nefretini açıkça gösteriyordu ben masallarda ki o prensesler değildim savunmam vardı, bir prensin beni kurtarmasına gerek yoktu "sonunda geldin küçük meleğim" dedi babamın sıcak ama gergin sesi "küçük melek mi o küçük bir..." Sofia sözünü tamamlayamadan işaret parmağımı onun dudağına götürerek susturdum "konuşmana dikkat et unutma bu beyaz elbiseleri kana boyamaktan hiç çekinmem " sofia'nın gözlerinden korku geçti fakat ardından yine o kibirli hali ortaya çıkmıştı. Bir planı vardı ama onun planını yok edecek bir zamanım yoktu "hep böyle diyorsun ama hiç yapmıyorsun" ses odayı doldurdu ilk düşmanı kendi erkek kardeşi olan tek kişi ben olamazdım değil mi "sadece ellerimi onun kanıyla kirletmek istemiyorum Adam". Adam derin bir nefes aldı özgüveni hep yarıda kalan bir çocuktu dün girdiği 18 yaşına güveniyordu "baba kral olunca ablamı istediğim kişiyle evlendiricem" Adamın sözüyle babam yerinden fırladı "kes sesini Adam" babamın gür sesi odayı sessizliğe bürümüştü. Adam bir adım geri çıktı "ama o bir kız evlenirse kocasının krallığına gider" dedi arkadan gelen aleksa abisinin lafını tamamladı. Babam kalbine giren ağrıyla koltuğa çöktü. Endişeyle ellerimi babama uzattım "baba" dördümüzde aynı anda bağırdık.

Herkes konvoydaydı babamın soğuk bedeni rahipler tarafından götürülüyordu "senin suçun" dedi Adam en sinirli halimde bana yaklaşmaması gerektiğini biliyordu "öldü sizin yüzünüzden öldü" odasından hiç çıkmayan annemin sesi etraftakilerin dikkatini çekmişti. Yıllardır bir kere olsun yüzümüze bakmayan annem yıllar sonra ilk bakışı nefret olmuştu. Parmaklarım beyaz elbisemin eteklerini kavradı kriz geçirmeme az kalmıştı ama dayanmalıydım. Daha idamı gereken bir iblis ölmeliydi. Arkamda ki yalandan ağlayan halk ile beraber meydana yaklaştım. Her yeri sinirden yakmış bir iblis karşımdaydı siyah boynuzları yunan tanrısı gibi vücudu dağınık siyah saçları biri mavi biri kırmızı olan gözleri bir iblisten çok tanrı hediyesi gibiydi arkasından akan kanlara bakılırsa kanatları kesilmiş olmalıydı. Halka döndüm ağlamaları bitmiş hatta gülüyorlardı. Krizim başladığını gösteren bir şekilde görüşümü bulanıklaştırdı. Hepsinden nefret ediyordum hak etmiyorlardı böyle bir beladan kurtulmayı.
Haketmiyorlar
Ellerimi iplere götürdüm sıkıca bağlıydı onu serbest bırakacaktım.

Ve bıraktım da

Çok geçmeden etrafı siyah bir duman kaplamıştı bile. Tepki vermedim öylece halka baktım

İBLİSİN KADINI Stories to obsess over. Discover now