ilk cinayet

1 0 0
                                        

Ankara'nın sisli sokaklarında, ışıkları sönmüş bir mahallede arabamda oturuyordum. Arabanın içini kaplayan sigara dumanını izlerken telsizden gelen anonsları dinliyordum. Dışarıdaki kedi sesleri zihnimin derinliklerinde yankılanan başka seslere karışıyordu. Beni aşağılayan, küçümseyen ve benden nefret eden o sesi tam bir yıldır dinliyordum. Bazen telsizi kapatıyordum ama ses susmuyordu. Sanki telsizin içinden değil, doğrudan kafamın içinden konuşuyordu. Tam o sırada telsizden yeni bir anons geldi. "Merkezden tüm ekiplere, bir mahalle parkında kadın cesedi bulunduğu ihbar edilmiştir. Olay yerine en yakın ekip yönlendirilsin." Elimi hemen telefona attım ve Selim'i aradım. "Selim, parka gidiyoruz." Selim ne olduğunu sorduğunda kadın cesedi bulunduğunu söyledim. Telefonu kapattım ve arabayı çalıştırdım. Sis, farların önünde ağır ağır dağılıyordu. Parka vardığımızda birkaç genç grubunun orada olduğunu gördük. Onlara ne gördüklerini sorduk. İçlerinden biri parkta siyah montlu bir adam gördüğünü söyledi. Adamın yüzünü görememişti ama parkın çıkışına doğru yürüdüğünü söylemişti. Sis yüzünden sokağın sonu görünmüyordu. Tam o sırada telsizim cızırdadı. Ancak bu kez merkezden gelen bir anons yoktu. Bir yıldır duyduğum o ses yeniden konuşmaya başladı. "Geç kaldın." Donup kaldım. Selim bana ne olduğunu sordu ama cevap veremedim. Telsiz yeniden cızırdadı. "Onu kurtarabilirdin." Başımı kaldırdığımda parkın diğer ucunda sislerin arasında bir siluet gördüm. Birkaç saniye sonra siluet ortadan kayboldu. Selim'le birlikte o yöne doğru ilerledik. Yerde eski ve ekranı kırılmış bir cep telefonu bulduk. Telefon hâlâ açıktı ve içinde tam bir yıl öncesine ait bir ses kaydı vardı. Kayıta dokunduğumuz anda telefon kendi kendine çalışmaya başladı. Hoparlörden aynı ses yükseldi: "Sen hâlâ beni dinliyorsun." Selim'in yüzü bembeyaz olmuştu. "Bunu sen de mi duydun?" diye sordu. Başımı salladım. Ses devam etti: "Çünkü sıradaki kişi sensin." Tam o anda arkamızdan bir dal kırılma sesi geldi. İkimiz de hızla arkamızı döndük fakat kimse yoktu. Sislerin arasında yerde başka bir telsiz duruyordu. Telsizin üzerinde küçük bir not vardı. Notta, "İlk cinayet bir yıl önce işlendi." yazıyordu. Altında ise benim ismim vardı. O an bir yıldır duyduğum sesin aslında bir yabancıya ait olmadığını anladım. O ses, beni cinayetlere hazırlayan kişinin sesi değildi. O ses benim sesimdi.

Şimdilik bukadar.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Aug 19 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Son AnonsStories to obsess over. Discover now