Geçmiş
Aynadaki yansımama bakarken sadece kusurlarımı görüyordum, saçlarımın hacimsiz düz olması,gözlerimin yeşil olmasına rağmen en koyu tonu olması, burnumun yamukluğu sadece bunlara bakabiliyordum.
Sanki dünyada ki tüm kusurlar bende toplanmış gibiydi. Annem küçüklükten beri ona benzemediğimi hep söylerdi zaten.
Anneme çok hayrandım bakışları, gülüşü ve her konuda kendinden eminliği onu sanki bizden üstün yapıyordu.
Yıllarca güçlü bir kadın olup beni tek başına büyütmek için çabalamıştı, her zaman yanımda olamasa da annem olması varlığı bile yetiyordu bana sanki.
Son üç yıldır tedavi görüyordum borderline kişilik bozukluğu ve dismorfofobi için sürekli doktor değiştirsem de son bir senedir doktorum aynıydı.
Her boşluğa düştüğümde o yanımda olmasa ya da bana gerçekten inanıp destek vermeseydi şuan hala yaşıyor olur muydum bilmiyordum.
Bugün de saat 2 de terapi seansımız vardı, aynanın karşısından uzaklaştım.
Giyinme odamın önüne geldiğimde bugün ne giysem diye düşünüyordum. Terapilere giderken hep çok şık olmak istiyordum. Denizin çirkin diye benimle dalga geçmesinden ilk başlarda çok korkmuştum.
Askılardaki kıyafetlere bakarken beyaz bir elbise dikkatimi çekti genelde pek renkli giyinmezdim büyük ihtimalle annemin seçip yollattıklarındandı.
Askılı, belde daralan yırtmaçlı bileklerime kadar gelen bir elbiseydi. Eskiden böyle şeyleri sadece hayallerimde giyerdim hem kilom hemde bedenimdeki kusurlar yüzünden ama psikiyatristim aynı zamanda diyet ve egzersiz için de bana yardımcı olmuştu onun sayesinde ideal kilomun bile altına düşmeyi başarmıştım.
Ona çok şey borçluydum bazen kendimi mesleği insanlara yardımcı olmak olmasına rağmen ona bile yük gibi hissediyordum.
Böyle zamanlarda yine sığındığım liman o oluyordu, onunla konuşmak bana iyi hissettiriyordu.
Annemin beni gerçekten sevdiğine bile onun sayesinde emin olmuştum.
Elbisemi giydikten sonra ince topuklu kısa bir sandalet giydim işin en zor aşaması makyaj yapmaktı.
Hep makyaj yapmam uzun sürüyordu, bazen yaptığım makyajı beğenmeyip silip tekrar yaptığım bile oluyordu.
Makyaj masamın önündeki pufa oturduğumda saçlarıma öylesine bir topuz yaptım ve makyaj yapmaya başladım.
Telefonumun alarmının çalmasıyla terapiye son 45 dakika kaldığını anladım. Geç kalmamak için acaleyle makyaj sabitleyicimi ve parfümümü sıktım.
Elbiseme gold takıların uyacağını düşündüğüm için gold bir kolye, saat ve bileklik takmıştım. Bileğimden hiç çıkarmadığım üçlü hallallarımla bile uyumlu olmuştu.
Çantama cüzdanımı ve telefonumu koyup odamdan çıktım. Sadi abiyi arayıp çıkıcağımızı söyledikten sonra anneme mesaj attım.
–Anne nasılsın?
şimdi terapiye gitmek
için evden çıkacağım, en
kısa sürede istanbula
dön lütfen seni çok özledim.
Annem yaklaşık yedi aydır yurt dışında yaşıyordu. Benim tedavim iyiye gitmeye başlayınca o da artık büyüdüğümü düşünerek şirketi ordan yönetmeye karar vermişti.
ESTÁS LEYENDO
Aşktan kafes
RomanceManipülatif, kontrolcü, baskıcı ve hastalıklı bir sevgi besleyen adamla sadece sevilmek isteyen bir kızın hikayesi.
