ŞEHRAZAT

70 8 3
                                        

İlk önce merhabalar canlarım🙌✨  Hoşgeldiniz ilk hikayeme,ilk diyorum fakat birden fazla deneyimim var başka platformlarda fakat bu demek değildir hiçbir hatam olmayacaktır.


O yüzden eğer takıldığınız ya da eleştirmek istediğiniz bir nokta varsa saygı çerçevesi içerisinde çekinmeden ifade edin lütfen.


Tarihi bir kurgu yazmayı uzun zamandır istiyordum o da bugünlere nasipmiş.


Yazmadan önce bir haber vermek istedim,karakterleri bir görün edin diye,kitap ismini ve kapağı sonradan değiştirdiğimi görenlere;Değiştirmek daha uygun göründü gözüme ve kapak tasarımını daha iyi tasarladığımı düşünüyorum sefer o yüzden hem kitap ismini ve kapağı beğenmişsinizdir.


Her zaman derim şimdi demek isterim ki; Kapaktaki karakterler temsilidir,kadın benim hayalimde böyle canlandığı için ona benzer kadın seçtim,Osmanlı zamanındaki gözüpek Hatun olduğu belli olsun diye vurgu da yaptım;) O zamana uygun giydirdim,saçı kapalı veyahut açık diyemem ki biliyorsunuz o dönemin stilini.


Erkek karakterimizi de sizin hayal gücünüze emanet ediyorum..


İstediğiniz gibi düşünmelisiniz çünkü bende ne zaman kitap okusam çoğunlukla yazarların temsili karakterlerinden uzak kalıyorum ne yazık kiama umarım siz benim karakterlerimi beğenirsiniz.


Ve en büyük dileklerimden biri de bu hikayenin uzun soluklu olması..Yeni bölümlerde görüşmek üzere canlar,sağlıcakla kalın.🙏🏻💝


                                                        🕯 𝐏𝐋𝐎𝐓 🕯

Sene 1453... Konstantiniyye, Sultan Mehmed Han'ın fethiyle Osmanlı'nın payitahtı olmuştur. İstanbul'un kubbeleri altında, çarşıların renkli hengâmesi içinde adından nice tüccarın sitayişle bahsettiği bir kadın vardır: Şehrazat.  

Arab diyarlarından nadide kumaşlar, baharatlar ve türlü emtia getirerek İstanbul esnafına satan Şehrazat, devrinin alışılmış kadınlarından değildir. Gözü kara, cesur ve dirayetlidir; nice erkeğin çekindiği yollara tek başına düşmekten geri durmaz. Lakin onun asıl serveti kesesindeki altın değil, keskin zekâsı ve boyun eğmeyen mizacıdır. 

 Bir gün Sultan Mehmed Han, halkın ahvalini görmek üzere tebdil-i kıyafet ile çarşıya iner. Kalabalığın içinde yolu Şehrazat'la kesişir.Şehrazat, karşısındaki yabancının cihanın hükümdarı olduğundan habersiz, onunla kıyasıya pazarlığa tutuşur.

 Lakin Sultan Mehmed, Şehrazat'ın cesaretine ve keskin zekâsına kayıtsız kalamaz..Biri tahtın sahibi, diğeri kendi kaderinin... 

 Ve İstanbul'un kalabalık çarşısında başlayan bu küçük karşılaşma, iki hayatı birbirine bağlayan büyük bir hikâyenin ilk satırı olur.


Vee hikayeleri böylelikle başlar..

ŞEHRAZATStories to obsess over. Discover now