Gerçek kişi ve kurumlarla alakası yoktur, eğlencesine yazılmış bir kurgudur. İyi okumalar.
Hadi en baştan başlayalım. Ben İsmail Akın, 18 yaşındayım ve radyoaktif bir örümcek tarafından ısırılarak güçlerime kavuştum. Uzun süredir İstanbul'un tek ve biricik örümcek adamıyım. Sanırım hikayeyi az çok biliyorsunuz.
Güçlerime lisede kavuştum ve şimdi üniversiteye başlıyordum, yani örümcek adamlığa artık oldukça alıştım diyebilirim. Tabii hâlâ yeni şeyler keşfettiğim oluyor. Örneğin kostümümün cebe ihtiyacı olması gibi. Şu anda da çaktırmadan teyzemin dikiş makinesiyle cebelleşiyordum. Belki de moleküler biyoloji ve genetik yerine moda okuluna yazılmalıydım.
"Tatlım ne yapıyorsun? Takır takır sesler geliyor."
Eyvah.
Teyzem kostümümü göremezdi!
Aslında ben daha çok iş kıyafeti gibi düşünüyordum çünkü kostüm demek biraz çocuksu hissettiriyordu. Artık çocuk değilim sonuçta, daha geçen gün koca bir banka soygununu engelledim! İnternette kıyafetimle dalga geçildiğinde ayar oluyorum. Neyse, saçmalamayı kesmeliyim! Kostümü... İş kıyafetini sakla!
"Tişörtümde bi yırtık vardı, yama yapıyorum!"
Teyzem odaya girene kadar üstümdeki tişörtü çıkartıp dikiş makinesinin üzerine yerleştirdim. Odaya girdiğinde bana tek kaşını kaldırarak baktı.
"Oğlum Eylül ayında tişörtsüz mü dolanıyorsun sen?"
"... Sıcak?"
Ben aksine sürekli üşüyen bir insandım ve teyzem bunu çok iyi biliyordu. Neyse ki pek umursamadı ve yüksek ihtimalle ergenliğime verdi.
"Eşyaların hazır mı peki? Valizini göremedim odanda."
"Ee... Az kaldı."
Yarın yurda yerleşeceğim için hazırlamış olmam gereken valizden bahsediyordu teyzem. Bu hafta dışarda çok fazla şeye koşuşturmuştum: hırsızlık yapılan bir kuyumcu, ağaçta kalmış bir kedi, gece evine yalnız yürümek istemeyen bir kadın, kaza yapmak üzere olan bir otobüs... Bunlar küçük şeyler gibi görünebilir ancak henüz "süper kahramanlık" olayı pek ciddiye alınan bir iş değil. Devlet beni tanımıyor, hatta polislere yardım ettiğimde bile haberlerde adım geçmiyor! Sadece bazı küçük basınlarla twitter'a düşüyorum. Ama bunun sebebi çoğunlukla lise yüzündendi. Artık yetişkin bir kahraman olacağım için dünyaya çok daha büyük yardımlarda bulunabilecektim.
Tabii önce bavulumu hazırlamam gerekiyordu.
ִ ࣪✮🕷(◣ _ ◢)ִ⋆˙
Nihayet okuluma geldiğimde teyzemle sıkı sıkı sarılıp vedalaştık. İlk kez gördüğüm binalar arasında kalacağım yurdu bulmak zor olsa da başardım. Odam 4 kişilikti ve son gelen ben olacaktım ki 3 kişi tarafından karşılandım. Sarışın uzun boylu çocuklardan birisinin adı Civan, diğerinin Milan'dı. Siyah saçlı kıvırcık oğlanın ismi ise Görkem'di. Odaya yerleşirken sohbetlerine dahil olmaya çalışsam da aklımda asıl yer kaplayan şey onlardan kimliğimi saklamamın ne kadar zor olacağıydı. Hiçbiri odada yokken işimle alakalı şeyleri saklayabileceğim iyi bir nokta bulmam gerekiyordu.
O sırada telefonuma bir bildirim geldi.
Henüz haberleri çok iyi bir teknolojiyle almıyordum. Sadece telefonumda birçok haber sayfasının ve partinin bildirimleri açık. Anlık düşen haberlerden birinde çok yakınımda yaşanan haberi gördüm. Kampüsümün yakınında bir işletme bir öğrenciye cam şişe fırlatmıştı?!
"Akın sen ne diyorsun?"
"Ha? Ne? Pardon, dalmışım."
Kıyafetimi alıp burdan çıkmam lazımdı!
YOU ARE READING
Tutunanlar / Kemakın
FanfictionAkın; Örümcek Adamlık, kampüs yaşamı ve aşk hayatını bir arada götürmeye çalışan bir çocuktu. kemakın spiderman au!!
