İmdadıma yetiştin...

510 29 4
                                        


Gecenin serinliği Mardin de ince bir sessizlik yaşatmıştı. Güneş doğuyordu, Mardin halkı gözlerini yeni bir güne açacaktı.

Bazı insanlar gözlerini normal bir şekilde açarken başkaları gözlerini korkuyla açabiliyorlar. O insanlardan biri de Alya Çelik'ti.

Ailesi yüzünden hayatı berbat geçiyordu. Ailesi Alya'yı çok fazla kısıtlıyordu. Alya buna rağmen üniversite okuyarak mesleğini elde etmişti.

Ailesi vardı ama kimsesiz gibiydi. Bir tane arkadaşı bile yoktu. Tek bir tane abisi vardı, Kaan. Ona tek sahip çıkan o idi.

Alya'nın babası Doğan Alya'yı zorla evlendiriyordu. Mardin de itibarı olan bir aileye gelin olarak gönderilmeye çalışılıyordu. Kaan babasını bu fikirden vazgeçirmeye çalışsa da asla vazgeçiremiyordu.

O gün gelmişti. Arslan ailesi Alya'yı istemeye geleceklerdi. Alya kahveleri hazırlamak için mutfağa gönderildiğinde pencereden atlayıp evden çıkmayı başarmıştı.

Atladığı an koşarak oradan uzaklaştı. Tam o sırada bir araba gördü. Hemen önüne atladı. Arabayı kullanan kişi onu çarpmamak için hemen bir hamle yaptı. Şoför arabadan indi.

O Mardin'in en saygın ailelerinden olan Albora ailesinin başı Cihan Albora'ydı.

Cihan - Hanımefendi napıyorsunuz! dedi sinirli bir ses tonuyla.

Alya başını kaldırıp Cihan'a baktı. Yüzü çok etkileyiciydi. Mahcup bir şekilde Cihan'a baktı.

Alya - "Yardım edin nolur" dedi nefes nefese bir ses tonuyla.

Tam o sırada silahlar patladı.

Silahı ateş ettiren Alya'nın babası ve Alya kaçmamış olsaydı nişanlanacağı Erdem Arslan'dı.

Alya Cihan'a döndü, dolu gözlerle. "Lütfen, lütfen yardım et" dedi kısık sesle.

Cihan karşısında bu kadar çaresiz bir kadın görünce dayanamamıştı.

Cihan Alya'yı arkasına doğru aldı.

Cihan - "Siz kimsiniz lan! Ne istiyorsunuz."

Doğan - Asıl sen kimsin be! Arkanda duran kız benim kızım.

Sokağın ortasında sesli bir şekilde tartışmaya girmişlerdi.

Erdem - "Çek lan ellerini kızdan" dedi silahını doğrultarak.

Tam o sırada Cihan'ın adamları da işe dahil oldu. Silahlar havada uçuştu. Cihan tam o kaostan yararlanarak Alya'nın elinden tuttu ve hemen arabaya bindirdi.

Erdem onların arabaya bindiğini görünce bir kaç kere ateş etmişti ama isabet ettirememişti.

Erdem Doğan ve adamları hemen arabaya atlayıp Cihan ve Alya'nın peşinden gitmeye başlamışlardı.

Cihan'ın adamları da peşlerinden yola çıkmışlardı. Cihan ve Alya yolda baya fark atmışlardı. Doğan'ların olduğu araba ile korumaların olduğu araba yol boyunca birbirlerine ateş ettirmişlerdi.

Cihan hız yaparak izlerini iyice kaybettirmişti. Kimselerin onları bulamayacakları bir yere gitmek için Alya'dan izin istemişti.

Alya - Peki ne yapacağız oraya gidip.

Cihan - Başına ne işler geldiğini anlatman için bir yerde oturmamız gerekmiyor değil?

Alya kafasını yola çevirdi. Cihan sanki hiç bir şey olmamış gibi arabanın radyosunu açtı.

Çalan şarkı Şiire Gazele idi.

Tam o sırada korumalar Doğan'ların lastiklerine sıkmışlardı. Onlar yolda kalınca Cihan'ınkiler hemen gaza basıp izlerini kaybettirmişti.

Gizli SözleşmeStories to obsess over. Discover now