helloo
yine ben yine ben (seranay sarıkaya edasıyla okuyun pls)
inanın neyime güvenip buna başladım valla bende bilmiyorum.
(zihnimin bir köşesinde kalacağına burada kalsın yani)
bu hikaye için isim önerin pls
ve wattyden şikayetçiyim bildirimler gelmiyor yorumlar gelmiyo
ve deniz yine zengin bu seferde sebo teomana 'oğlum şimdide fakir mi giydirmeye başladın' demesin diye
neyse çok konuştum
İYİ OKUMALARR
Deniz'den
Müdürün odasını ararken koridorun köşesini döner dönmez birine sertçe çarptım. Elimdeki dosyalar yere saçılırken dengemi son anda toparladım. Çarptığım çocuk sarışın, dalgalı saçlı, yüzünden kibir akan biriydi.
"Önüne baksana sen!" dedi bana ters ters bakarak. Üstünü başını düzeltti.
"Asıl sen önüne bak," dedim yerdeki dosyalarımı toplarken. "Gözlerin sadece aynadaki yansımada mı işe yarıyor?"
Yanımdaki kız hemen öne atıldı. Koluna girmişti, sevgilisi olduğu her halinden belliydi. "Sen kiminle konuştuğunu sanıyorsun be? Teoman Akkaya o! Düzgün konuş."
Teoman bana tepeden baktı, beni şöyle bir süzdü. Hiç umursamamış gibi, "Uğraşma şunla Sıla, yürü," deyip yanımdan geçip gitti. Kız da bana sert bir bakış fırlatıp Teoman'ın peşinden sürüklendi.
Gözlerimi devirip son kağıdı da yerden aldım. O sırada merdivenlerden inen bir çocuk bana doğru yürüdü.
"Yeni misin?" diye sordu.
"Evet, Deniz ben. Müdürün odasını arıyordum."
"Aras ben de. Doğru yoldasın, koridorun sonundaki sağ kapı," dedi, ardından Teoman'ın gittiği yöne baktı. "Bu arada... Teoman'a boyun eğmediğin iyi oldu. Ama dikkat et, buranın kralı sanır kendini."
"Fark ettim," dedim hafifçe gülerek. "Güç gösterilerini pek yemem."
"Sevindim. Çünkü bu okulda o ego yığınından hazmetmeyen tek kişi ben sanıyordum," dedi Aras, hafif bir tebessümle. "Görüşürüz Deniz."
"Görüşürüz."
Müdürün odasına doğru yürürken Bodrum'daki bu yeni okulun oldukça hareketli geçeceğini anlamıştım. Teoman Akkaya ailesinin parasına güveniyor olabilirdi ama henüz benim kim olduğumu bilmiyordu.
Müdürün odasında nakil işlemlerini tamamlayıp sınıfıma geçtiğimde, kapıyı açar açmaz tüm gözler bana döndü. Hoca beni tahtanın yanına çağırdı.
"Evet gençler, yeni arkadaşınız transfer oldu. Tanıt bakalım kendini."
"Deniz Soysal," dedim net bir sesle.
'Soysal' lafını duyduğu anda en arka sırada oturan Teoman'ın kaşları hafifçe havalandı. Sıla ise yanından bana şaşkınlıkla bakıyordu. Sınıfta kısa bir fısıltı koptu iki ailenin de Bodrum'daki ağırlığını bilmeyen yoktu elbette.
Hoca boş yerlere baktı. "Teoman, yanın boş. Deniz geç bakalım."
Teoman hemen kolunu yanındaki sıraya uzatıp yayıldı. "Burası dolu hocam. Sıla oturacak."
(ilerde yalvartıcam seni teocum)
Hoca iç çekip Aras'a döndü. Aras en arka pencere kenarında tek başına oturuyordu. "Peki... Deniz, Aras'ın yanına geçebilirsin."
YOU ARE READING
Deniz Kızı/TeoDen
FanfictionBodrum'un en güçlü ailelerinden birinin şımarık oğlu Teoman Akkaya, okulda kendi kurallarıyla hüküm sürmektedir. Yetimhanede büyüyen Aras'ın ona diz çökmeyişi ve en az Akkaya'lar kadar güçlü bir aileden gelen Deniz Soysal'ın okula transfer oluşu...
