────────
Okulda yeni bir gün başlamıştı. Jisung, koridorlarda yürürken her zamanki gibi kalabalığın arasından sessizce geçmeye çalışıyordu. İnsanların gülüşleri, sınıflardan gelen sesler ve koşuşturmalar arasında kendi düşüncelerine dalmıştı. Aslında okula alışmıştı ama yine de bazı günler kendini herkesten biraz uzak hissediyordu. Yanında Felix, Seungmin ve Jeongin olduğu zamanlar daha kolaydı çünkü onların yanında sürekli güçlü görünmek zorunda kalmıyordu.
Dersler bittikten sonra Jisung, yanlışlıkla daha önce hiç gitmediği bir koridora yöneldi. Okulun diğer tarafını pek bilmiyordu ve elindeki kağıtlara bakarken hangi sınıfa gittiğini fark etmedi. Koridorun sonunda hafif bir müzik sesi duydu. Merak edip kapıya yaklaştığında bunun dans stüdyosu olduğunu gördü.
Kapı biraz aralıktı ve içeriden birinin dans ettiğini fark etti. Jisung istemeden birkaç saniye durup izledi. İçerideki kişi Minho'ydu. Okulda herkesin tanıdığı, sürekli gülen ve enerjisiyle dikkat çeken çocuk... Ama burada bambaşka görünüyordu. Müzikle birlikte hareket ederken yüzündeki ciddi ifade, okulda gördüğü neşeli halinden çok farklıydı.
Jisung tam geri dönmeye hazırlanırken kapı hafifçe hareket etti. İçeriden gelen sesle irkildi ve yanlışlıkla kendini belli etti. Minho müziği durdurup kapıya baktığında ikisinin gözleri karşılaştı. Jisung ne diyeceğini bilemezken sadece kısa bir cümle kurabildi.
"Şey... yanlışlıkla geldim."
Minho birkaç saniye boyunca kapının önünde duran Jisung'a baktı. Normalde okulda herkesin yanına rahatça gidip konuşabilen biri olmasına rağmen, bu an biraz farklıydı. Dans stüdyosunda yalnız kalmayı seviyordu çünkü burada kimse ondan sürekli gülmesini ya da iyiymiş gibi davranmasını beklemiyordu. Ama şimdi birinin onu bu halde görmesi biraz garip hissettirmişti.
"Gerçekten yanlışlıkla mı geldin?" diye sordu Minho, hafifçe gülümseyerek. Sesinde sertlik yoktu ama Jisung onun gözlerinde kısa süreli bir şaşkınlık fark etmişti. Jisung başını sallayıp elindeki kağıtları gösterdi.
"Evet... Bu koridora daha önce gelmemiştim. Müziği duyunca merak ettim sadece."
Minho omuz silkti ve yerde duran çantasını aldı. "Sorun değil. Zaten birazdan çıkacaktım." dedi. Jisung, Minho'nun hareketlerini izlerken bir şey fark etti; Minho ayağa kalktığında çok kısa bir anlığına yüzü değişmişti. Sanki bir yerinin ağrıdığını saklamaya çalışmış gibiydi. Ama hemen ardından eski gülümsemesine geri dönmüştü.
"Sen Han Jisung değil misin?" diye sordu Minho. Jisung şaşırarak baktı. "Beni tanıyor musun?" Minho güldü. "Okulda seni tanımayan mı var? Felix'le gezen, sürekli birilerini güldüren çocuk."
Jisung bu sözlere küçük bir gülümsemeyle karşılık verdi. Aslında insanların onu böyle tanımasına alışmıştı. Minho da aynı şekilde herkesin onu sadece başarılı ve mutlu biri olarak gördüğünü bilmiyordu. O an ikisi de karşısındaki kişinin sakladığı şeylerden habersizdi. Sadece aynı koridorda, kısa bir anlığına yolları kesişmişti.
Jisung, o günden sonra dans stüdyosunda gördüğü anı aklından atmaya çalıştı. Minho'nun okulda herkesin tanıdığı halini biliyordu; sürekli gülen, arkadaşlarıyla vakit geçiren ve enerjisi hiç bitmeyen biri gibiydi. Ama o kısa an, Jisung'un kafasında küçük bir soru işareti bırakmıştı. Yine de bunun üzerinde fazla durmamaya karar verdi çünkü herkesin kendine ait sakladığı şeyler vardı.
Minho ise okulda her zamanki gibi davranmaya devam ediyordu. Arkadaşlarıyla şakalaşıyor, derslere giriyor ve turnuva hazırlıkları için antrenmanlarını sürdürüyordu. Hyunjin onun yanından hiç ayrılmıyordu çünkü Minho'nun dışarıya gösterdiği neşenin arkasındaki yorgunluğu en iyi bilen kişiydi. Minho ne kadar "iyiyim" dese de Hyunjin onun ayak bileğini zorladığını ve kendini gereğinden fazla çalıştırdığını fark ediyordu.
Bir gün okul çıkışında Minho yine dans salonunda tek başına çalışmaya kaldı. Hareketleri her zamanki gibi kusursuz görünüyordu ama ayak bileğindeki ağrı giderek artıyordu. Kısa bir an durup nefesini toparladı, ardından kimsenin görmediğini düşünerek yüzündeki gülümsemeyi bıraktı.
Tam o sırada koridordan geçen Jisung, içeriden gelen müzik sesini duydu. Daha önceki gibi merakla kapıya yaklaştı ama bu sefer içeri girmedi. Sadece birkaç saniye durup düşündü. Minho'nun herkesin gördüğünden daha farklı biri olduğunu anlamaya başlamıştı bile.
────────
YOU ARE READING
Behind your smile ⛓ Minsung
FanfictionJisung, geçmişinden gelen travmalarıyla mücadele ederken psikolojik destek almaya başlar. Okulun neşeli ve başarılı öğrencisi Minho'nun da aynı yerde destek aldığını öğrenince, herkesin görmediği taraflarını fark eder. İkisi zamanla birbirlerinin sa...
