We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.

marulcuk

730 72 87
                                        

"Sınav notlarınız açıklandı, gidip bakabilirsiniz. Dersimiz bitmiştir."

Ve bir anda büyük bir gürültü oluştu. Bütün sınıf aynı anda sınıftan çıkmaya çalışarak panoya yeni asılmış sınav notlarına bakmaya gidiyorlardı.

Kalabalığın arasında kıvırcık saçlı çocuk da vardı. Kalbinin hızlandığını hissetti. Hızla arkadaşına dönerek arkadaşını çekiştirdi.

"Efe hadi!" Efe ise çubuk krakerini ağzına tıkmakla meşguldü. Bıkkın bir bakışla arkadaşına baktı.

"Biz bursluyuz. Tabi ki iyi almışızdır." Göz kırptı Efe ve ardından sırıttı.

Barış gözlerini devirdi. "Ya alamadıysak? Ben o kadar çalışmamıştım." Barış'ın stresi sesinden anlaşılıyordu.

Omzuyla hafifçe Barış'ın omzunu dürttü Efe. "Öyle bişey yok. Yüksek alırsın."

"İlk üçe girmem lazım. Hatta birinci olmam." Barış'ın sıkıntılı hali sesine yansımıştı bu cümleyi kurarken. Ailesi biraz 'fazla' baskıcıydı. Efe de bu durumları bildiği için fazla üstelemedi ve panoya bakmak için kalabalığın arasına karıştılar.

Neyse ki önlerdeydi Barış, çabucak sıra gelmişti. Yeşil panoya iğnelenmiş kağıda uzanmak için parmak uçlarında havaya kalktı.

Tam kağıdı alacaktı ki bir anda önündeki kağıdın havalanıp başka biri tarafından ele geçirildiğini gördü.

Yine o sarışın çocuk.

Barış'ın kaşları çatıldı. "Kağıdı ben alacaktım yalnız?" aksi bir sesle konuştu Barış.

Sarışın çocuk hiç oralı olmadan kağıdı inceliyordu. Gözlerini devirdi Barış. Sarışın çocuk kafasını kaldırmadan dudaklarını araladı.

"Öyle mi?" diye başladı cümlesine. Ağzında da çiğnediği sakızla pek lakayt bir görüntüsü olduğu izlenimine kapıldı Barış.

"Ama şu an ben aldım. Benden sonra bakarsın marulcuk. Tamam?" Barış dişlerini sıktı istemsizce.

Tabii ki de her derste rakibi olan Milan'dan başkası değildi bu kişi. Tam ağzını açıp laf söyleyecekti ki Efe'nin koluna dokunmasıyla irkildi.

"Boşver. Sonra bakarız." somurttu Barış. Bu durumdan hiç memnun olmamıştı.

Okulda burslular ve kolejliler gibi bir ayrım mevcuttu ve yetmiyor gibi bir de diğer kolejlilere nazaran Milan kendisine rakip bir öğrenciydi de. Burslu olmayanlar genelde pek başarılı olamazdı ama Milan bir istisna idi bunun için. Lisenin başından beri, tam dört senedir birbirleriyle anlaşamazlardı ve rakip oldukları herkesce bilinirdi.

"Hem, kaçıncı olduğuna bakacaksın ki? Yine beni geçemediğine mi?" Milan'ın keyifli ve hafif alaylı sesiyle Barış'ın kaşları çatıldı. Hızla kağıdı Milan'ın elinden kaptığında göz gezdirmeye başladı.

Milan Önder - 96
Barış Çağan Yüksekkaya - 95

Yüzü biraz düşse de bozuntuya vermedi Barış.

"Yuh 70 almışım çok iyi!" O sırada sevinen Efe'yi bile göz ardı etmişti.

Notu kötü değildi elbette ama her zaman birinci olmasını isteyen bir babası ve karşısında zevkten dört köşe olmuş bir şekilde Barış'ı seyreden Milan vardı.

"Noldu? Dilini mi yuttun kıvırcık?"

Gözlerini devirdi Barış.

"Kes sesini Milan. Git başımdan."

"Aaa kırılıyorum ama ufaklık." diyerek Barış'ın saçını karıştırmak istedi Milan ama Barış hamle yaparak hızla geri kaçtı.

"Nerede centilmenlik nerede fair play? İnsan bir tebrik eder." alaylı bir şekilde sırıttı Milan. Barış hiç onun olduğu tarafa bakmadan okul çıkışına doğru ilerlemeye başlamıştı. Efe de tam zamanında ortadan kaybolmuştu yahu!

"Milan derdin ne senin?" Barış dayanamayarak çıkıştı.

Milan bu soru üzerine birkaç saniye düşünüyormuş gibi yaptı. "Hmm. Sensin. Seninle uğraşmaktan zevk alıyorum."

tekrardan alaylı bir şekilde sırıttığında Barış tekrar gözlerini devirdi.

O sırada Milan'ın yanına arkadaşları gelmişti, böylece Milan'ın dikkati Barış'tan dağıldı. Yine de arkadaşlarının peşine takılırken Barış'a kısa bir göz atmayı ihmal etmedi. Barış da bundan istifade ederek hızlıca ortamdan tüydü ve evin yolunu tuttu.



merhaba, ben ruby. ilk kez hikaye paylasiyorum lutfen desteklerinizi esirgemeyin!!

milbar'a rivals klisesi patlatmasam olmazdi!!

not: butun karakterler 18 yasindadir.

95 | milbarStories to obsess over. Discover now