kafasını baktığı raporlardan kaldırdı ve sıkıntıyla bir iç çekti.Hastasının durumunun kötüye gittiğini görmek onu mutsuz ediyordu.Saate baktı gece 04.15 di 30 saattir uykusuzdu ve başı ağrıdan çatlamak üzereydi. kahvesinden bir yudum daha alacaktı ki bardağın boş olduğunu fark etmişti. saymayı bile unuttuğu kaçıncı bardağıydı yerinden kahve almak için kalktığı sırada kapı çaldı. "Gir" dedi gayet düz bir sesle. kapı açıldı kapının arkasından seanın ona dikkatlice baktığını gördü. "Gelsene" dedi sakince sean içeri girip bir elinde ki kahve bardağına bir yüzüne baktı. "Ne oldu?" "Neden öyle bakıyorsun?" diye sordu karşısında ona bakan çocuğa. sean sakin bir ses tonuyla "Eve gitmeyecek misin?" dedi. "Bu gece değil" diye cevapladı karşısında dikkatli ve endişeyle bakan çocuğu. sean onu herkesten iyi tanırdı en iyi en yakınıydı üniversite de tanışmışlardı onun için her zaman en iyisini isteyen düşünen ve yapan kişiydi. sean ona bakıp "kendini çok yoruyorsun kaçıncı kahven olduğunu saymamışsındır bile" diye söylendi elinde ki kahve bardağına bakarak bir seana bir de elinde ki bardağa bakıp burukça gülümsedi. günlerdir hayır haftalardır aylardır belki de daha uzun süredir uyuyamıyordu o kadar uzun zaman olmuştu ki ne kadar zaman geçtiğini bile hatırlamıyordu. gün de kaç bardak kahve içtiğini o da bilmiyordu onu ayakta tutan tek şey kahveydi. oda da ikisi de konuşmuyor dışarıda yağan yağmurun sesini dinliyorlardı. birlikteyken konuşmalarına gerek yoktu sean onun sessizliğinden bile anlardı sonuçta başarılı bir psikologtu. sean ile üniversite döneminde tanışmışlardı sean psikoloji okuyor kendisi tıp okuyordu. mezun olunca aynı hastane de işe başlamışlardı. sean onu kontrol ederdi her gün kendisi bunun farkındaydı seanın onun için ne kadar endişelendiğini biliyordu ama her ne kadar 'ben iyiyim' dese de sean ona asla aldırış etmiyordu. "otursana" dedi sakince sean rahat bir şekilde odada ki hasta koltuğuna oturdu kendisi de onun yanına geçti ve yeniden yağmuru dinlemeye başladılar. sessizlik uzun sürmedi kapı çaldı "Gir" dedi. kapı aralandı gelen keonho idi. sean keonhoyu görünce içten bir tebessüm etti. "selam" dedi içeri girerken keonho. ona gülümseyen seanı görünce o da kısa ama içten bir tebessüm etti. "hoşgeldin" dedi keonhoya bakarak "hoş buldum" dedi ikisine de bakarak."
" hasta yoktu bende size bakayım dedim" " iyi yapmışsın otursana" dedi sean. keonho sakin adımlarla ikilinin yanına geçip koltuğun boş kısmına oturdu. "james nerede?" dedi sean. "acildedir yoğun bugün" diye yanıtladı keonho. "sen neden buradasın nöbetin yoktu bugün senin" kendisi yöneltilen soruyu yanıtlamak için ağzını araladı tam o sırada anons duyuldu. "kırmızı kod travma ekibi acile bekleniyorsunuz"
kendine dönen bakışları aldırış etmeden cevapladı. "nöbetim yok ama acilin ihtiyacı var"
diyerek yerinden kalktı ve hızlı adımlarla odadan çıktı. sean ve keonho birbirine bakıp gülümsediler sean keonhonun omuzuna başını yaslayıp "onun için endişeleniyorum" dedi. "kendini çok yoruyor" diye devam ettirdi keonho.
"bize çaktırmamaya çalışıyor ama aklı hala onda" diye ekledi. sean başını usulca sallayıp keonhoya iyice sokuldu ikili birbirine sarılıp yağmurun sesini dinlemeye başladı.
__________________________________
hızlı adımlarla acile varmıştı. acilde ki kaosu görünce iç çekti. acil çok kalabalıktı bu görüntü onu iyice yormuştu şimdiden. hastalarla ilgilenen jamesi gördü. onun da ne kadar yorgun olduğu belli oluyordu. ambulansla gelen hastayı beklerken düşüncelere dalmıştı.
"30 yaşında erkek, omzundan vurulmuş çok kan kaybediyor nabzı 70."
gelen sesle düşüncelerinden sıyrılıp eldivenlerini eline geçirdi sedyede ki hastaya baktığında gördüğü karşısında donup kalmıştı. sesler uğultulu geliyor kalbi yerinden çıkacakmış gibi atıyordu elleri titremeye başlamıştı. james sedyede ki hastaya bakıp kalan çocuğu fark edip kendine gelmesi için dürttü. "iyi misin?" kendine sorulan soru ile kendine geldi "iyiyim" cevabını verdi. "durumu nedir?" diye sordu. "30 yaşında erkek omzundan yaralanmış çok kan kaybediyor"
"ameliyathaneyi hazırlayın" "tamam hocam"
bu zamana kadar bir sürü hastayı ameliyat etmişti ama bu farklıydı şuan ameliyat etmesi gereken geçmişiydi.
slm gencler ilk defa fic yazıyorum umarım beğenirsiniz marhooncanım asklarım iyi okumalar💗💗
YOU ARE READING
code blue / MARHOON
FanfictionBazen bir insanı sevmek, onu bırakmak zorunda kalmaktır
