Buraya başladığınız tarihi yazarmısınızz?
Bu kitabı tam şu an hangi şehirden okuyorsunuzz?
~~~~~~~~~~~~~★~~~~~~~~~~~~
17 YILÖNCE
"Ya kızım beklesene!"
"Ya durmicam işte! Gel de durdur." karanı hiç umursamadan koşmaya devam etti naz.
"Kızım papatyalar da elimde bak düşer üzülürsün sonra!"
"Düşürme o zaman banane." omuz kaldırıp koşmaya devam etti.
Hiç birşeyden haberi olmayan iki çocuk.İki günahsız ama canı yanan can.
İleriden gelen bağırışma seslerinden korkan naz durmak zorunda kalmıştı.
"Noldu,bişey mi oldu? İyi misin naz?"
"Karan karan sesleri duyuyo musun? Ne oluyo ki?"
Çocuğun dediklerinden sonra dikkatlice dinlemeye başladı karan.
Bir patlama sesi,ardından yükselen bağırışlar ve başka patlama sesleri.
Ürkmüş bir şekilde dibine sokulan küçük kıza baktı karan...
Güneş sarısı saçlarına,yeşil gözlerine dikkatlice sanki son defa bakar gibi baktı.
"Gel gel korkma ne oluyomuş uzaktan bi bakalım." dedi karan.
Bir elinde naz'ının papatyaları diğer elinde nazlı naz'ı.
Kendi sonlarına beraber yürüyen iki masum can,iki küçük çocuk...
Az ilerideki kalabalığı ilk fark eden karandı.Bir sürü takım elbiseli adam vardı.
Naz'ın birden elini bırakmasıyla korkuyla ona baktı karan.
Naz ise adamlara koşmaya başlamıştı.
"Baba!"
Adamlardan en şık olanının nazın babası olduğunu fark edince içindeki korku geçmişti karanın.Artık çiçeği çiçeğine verebilirdi sonuçta.
Mutlu adımlarla adamların arasına ilerledi.Ancak nazın ağladığını,korkmuş bir ifadeyle bir yere baktığını fark etti karan.
İki kişi yerde yatıyordu.Biri erkek biri kadın.Kadının kolundaki bileklik dikkatini çekmişti karanın.
Aynı bileklikten annesinde de vardı çünkü.
Etraftaki adamlar engel olmaya çalışsa da durmadı yeri göğü inletircesine koştu.
Yerde kanlar içinde yatan kadın ve adamın yanına vardığında dondu karan.
Şuan rüya mı görüyordu?
Eğer rüyaysa inanabilirdi çünkü anne ve babasına çok benziyorlardı.
Yavaş yavaş elindeki papatyalar yere düştü karanın.
"Anne!" boğazı yırtınırcasına bağırdı.
"Baba!"
"Gerçek mi bu?"
"Şaka dimi!"
Ağlamaya başladı karan.Onunla birlikte acısını hissedercesine gökte ağladı.
O gün orda iki can değil, dört can gitmişti.
Bir anne,bir baba.
İki masum küçük can.
Biri ailesini,sevdiklerini,bütün hayatını kaybetmiş ve bütün hayatı boyunca acıyla yaşamak zorunda bırakılmıştı.
Diğeri,canından çok sevdiği insanın hayatını,herşeyini kaybetmesine şahit olmuş onunla beraber kül olmuştu.
~~~~~~~~~~~~★~~~~~~~~~~~~
Okuyan olur mu bilmiyorum.
Ama ben yinede söylemek istiyorum.
Bu kitabı yazmamı sağlayan hatta yazarken bile bana ilham olan o şarkı;
İki keklik-Cebrail Kalın
🤍
YOU ARE READING
İki Keklik
RomanceO gün orda iki can değil, dört can gitmişti. Bir anne,bir baba. İki masum küçük can. Biri ailesini,sevdiklerini,bütün hayatını kaybetmiş ve bütün hayatı boyunca acıyla yaşamak zorunda bırakılmıştı. Diğeri,canından çok sevdiği insanın hayatını,herşey...
