We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.

0

150 7 3
                                        


''Anasını sikiyim böyle işin!'' Aras, yanında durduğu dolap kapağı takım arkadaşı Metin'in öfkeli sesi ile birlikte sertçe kapandığında sanki derin bir uykudan uyanıyormuş gibi kendine geldi. Az önce çıktığı ve ne yazık ki kaybettikleri maçın yorgunluğu yeni yeni bacaklarına, hatta bütün vücuduna vurmaya başlamıştı.

''Kaybettiğime üzülmüyorum da, o Teoman piçine kaybettik ya ona yanıyorum amına koyayım!'' Metin, tekrar sinirle konuştuğunda; Aras soyunma odasında ki atmosferden fazlasıyla uzaktı. Dolabında duran telefonunu almış hızlı hızlı ekrana tuşluyordu.

''Teoman'a kaybettiğine en çok Aras sinirlenmiştir.'' Bu sefer Barış konuştuğunda, Aras adını duyması ile irkildi ve boş gözlerle Barış'ın suratına baktı.

''Ohoo kafa uçmuş Arasko senin, Teoman diyoruz, kaybettik diyoruz, madara olduk diyoruz.'' Metin bir yandan elini sayıyor, bir yandan da maçı kaybetmenin sonuçlarını Aras'a anlatıyordu.

Aras, Beşiktaş basketbol takımının kaptanı olarak olaya müdahale etmeliydi belki de, onları teselli etmeli ve önlerinde ki maçlara bakmaları gerektiğini söylemeliydi ama aklı gecenin ilerleyen saatlerinde yatağında misafir edeceği bembeyaz tendeyken ve daha bunun düşüncesi ile sertleşmişken birilerine tavsiye verecek halde değildi.

O yüzden kısaca konuştu: ''Sikeyim o Teoman salağını''

                                                            ***

''Sikeyim seni Teoman.'' Aras, boğuk inlemeleri arasında kendini tekrar önünde yüz üstü yatan, kalçasını büyük bir iştahla kendisine sunan sarışının içine gömülürken söylendi. Teoman, inlemelerı arasında cilveli bir şekilde kıkırdadı; içindeki her bir vuruş bedenini biraz daha öne itiyor, maçtan dolayı sızım sızım sızlayan vücuduna yeni ağrılar ekliyordu. Eh Teoman bu durumdan pek şikayetçi değildi.

''Maçı kaybetmenin öfkesini benden mı çıkarmaya çalışıyorsun yoksa?'' Teoman'ın bu durumda bile kendisini alaya alması, Aras'ın gözlerini devirmesine sebep oldu. Susmasını sağlamak için yıllardır artık ezbere bildiği o yere baskı yapmaya başladı; Teoman bu sefer daha tiz bir şekilde inledi.

Aras biranda onu belinden tutup kendine doğru çevirdi, bacaklarını ustaca ayırırken tekrar Teoman'ın içine gömdü kendini; altında zevkle inleyen sarışının suratını görmek istemişti sadece, kendisini bugün yenen ve kendisi ile alay eden sarışının suratındaki bütün o alayı silene kadar durmayacaktı. Teoman, Aras'ın omuzlarına tutundu ve yatakta tekrar yer değiştirdiler. Şimdi Teoman, Aras'ın kucağında oturuyor, ellerini yıllardır spor yapmaktan gerilmiş göğsünde dolaştırıyordu.

Ama Aras'ı deli etmek istercesine penisine sürtünüp onu inatla içine almıyordu. Aras, boğazdan gelen bir sesle inledi ve Teoman'ın üzerindeki hareketini durdurmak için sert elleri ile belini kavradı. Teoman, Aras'ın en nefret ettiği ifadeyi takındı yüzüne, alay. Saatlerdir Aras'ın altında kalmaktan kızarmış yanakları, zevkten akmış gözyaşları ile suratına takındığı kibirli ve alaycı maskesi ilk defa Aras'ta, Teoman'ın suratını yumruklamak gibi bir arzu uyandırmadı. İçinde daha farklı arzular uyandırdı.

''Unuttun mu kaptan, kazanan benim bu gecenin yıldızı benim.'' Ve tekrar Aras'ın sert penisini içine hapsetti. Maçın bütün yorgunluğunu, sinirini yıllardır yaptıkları gibi birbirlerinden çıkardılar. 

Heated Rivalry | ArteoStories to obsess over. Discover now