Hemos actualizado nuestras Pautas de Contenido.
Consulta las pautas más recientes para seguir compartiendo historias de forma segura.

1

149 7 7
                                        

selamlarrr
uzun zaman sonra ilk defa fic yaziyorum o yüzden biraz acemilik var ustumde

ben bunu aslında tiktokta paylaşmaya başlamıştım ama kısa kısa atmaya her bölüme şarkı seçmeye çok üşendigim icin Wattpade gecmeye karar verdim oradaki 3 bölümü burada birleştirerek 1 bölüm olarak yazacağım

daha fazla uzatmadan bölüme geçelimm umarım beğenirsinizz🙏🏿🙏🏿

1. Bölüm

okulun önünde durup derin bir nefes aldı.
yeni okul, yeni insanlar, yeni bir hayat.
efe omzundaki çantanın askısını düzeltti. heyecanlıydı ama bunu kendine bile itiraf etmek istemiyordu.
"alt tarafı okul işte."
homurdanarak binaya girdi.

koridorlarda biraz dolaştıktan sonra sonunda müdür odasının bulunduğu kata ulaştı. sınıfını öğrenmesi gerekiyordu. odanın kapısına geldiğinde elini kaldırıp kapıyı çalmaya hazırlandı.
ama daha eli kapıya değmeden kapı aniden açıldı. efe refleksle geri çekildi.
karşısında bir çocuk vardı. uzun boylu, esmer, dağınık saçlı oldukça yakışıklı bir çocuktu.
çocuğun yüzünde sinirli bir ifade vardı sanki birkaç saniye önce biriyle kavga etmiş gibiydi.
efe istemsizce duraksadı. çocuk da duraksadı. kapıdan çıkarken neredeyse burun buruna gelmişlerdi. aralarında birkaç santimden fazla mesafe yoktu. efe ilk kez o zaman gözlerinin ne kadar koyu olduğunu fark etti.
ikisi de bir şey söylemedi. zaman birkaç saniyeliğine durmuş gibiydi. efe neden bakmaya devam ettiğini bilmiyordu. ama gözlerini de çekemiyordu.
çocuğun da çekemediğini fark etti. kalbi garip bir şekilde hızlandı bir anlığına etraftaki sesler silinmiş gibiydi. sadece birbirlerine bakıyorlardı.
sonra içeriden bir ses duyuldu.
"arda çık artık şu kapının önünden."
ikisi de aynı anda kendine geldi. çocuğun yüzü bir anda sertleşti.
"çekil."
efe kaşlarını çattı.
"sen kimsin oluyorsun da bana emir veriyorsun? sen çekil!"
çocuk kaşlarını kaldırdı. sanki bu cevabı beklemiyormuş gibiydi. ama bu şaşkınlık sadece bir saniye sürdü.
"seninle mi uğraşacağım."
omzundan iterek yanından geçti. efe iki adım gerilemişti. sinirle hesap sormak için arkasını dönmüştü ama çocuk çoktan yürümeye başlamıştı. adını bilmediği için arkasından da seslenememişti efe sinirli bir şekilde onun uzaklaşmasını izledi.
"ne gıcık bir tipmiş" diye söylendi
derin bir nefes alıp müdür odasına girdi.
ama hâlâ kapının kapanan tarafına bakıyordu.
müdür hafifçe iç çekti.
"otur evladım."
efe karşıdaki sandalyeye geçti.
"az önceki çocuk kimdi?"
müdür gözlüğünü çıkarıp masaya bıraktı.
"arda soydoğan."
birkaç saniye sustu.
"okuldaki ilk gününde ardayla karşılaşman pek iyi bir başlangıç olmadı."
efe kaşlarını çattı. anlamamıştı.
"neden?"
müdür kısa bir gülümseme ile başını salladı.
"başını belaya sokmak istemiyorsan onunla mesafeni korusan iyi edersin evlat."

arda koridorun sonuna kadar arkasına bakmadan yürüdü ve sonra durdu.kaşlarını çattı. az önce ne olmuştu? normalde biri ona öyle konuştuğunda iş orada kapanmazdı. özellikle de okuldaki yeni bir öğrenci. ama nedense o çocukla uğraşmak istememişti. daha doğrusu... orada daha fazla durmak istememişti. kalbi o ilk karşılaşmayla hızlanmıştı ve hâlâ biraz hızlı atıyordu. bu da onu sinirlendiriyordu.
"saçmalık."
ellerini cebine soktu. çocuğun yüzü istemeden aklına geldi. gözleri. sesi. inatçı tavrı.
arda dişlerini sıktı.
"saçmalık."
ama ne kadar tekrarlarsa tekrarlasın kafasından çıkmıyordu. ve bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.

*

efe müdür odasından çıktıktan sonra koridorda sınıfını bulmaya çalışırken neredeyse kaybolmuştu. okul gerçekten çok büyüktü.
yürürken koridorun biraz ilerisinde duran bir çocuğa sınıfın nerede olduğunu sormayı düşündü, çünkü okul hâlâ yabancıydı ve kimseyi tanımıyordu.
"12C nerede biliyor musun"
çocuk başını kaldırdı, bir an baktı ve sonra yüzünde samimi bir gülümseme oluştu.
"sen yeni misin"
efe kısa bir an duraksadı, yeni kelimesi bile sanki üstüne yapışmış gibiydi
"evet"
"ayni sınıftayız, gel beraber gidelim"
efe de gülümsedi ve kabul etti, çünkü sabahki o gergin karşılaşmadan sonra biriyle normal bir şekilde konuşmak garip şekilde iyi gelmişti
çocuğun adı aykuttu ama herkes ona akut diyormuş, kendini öyle tanıttı, sanki bu isim daha çok ona aitmiş gibi kullanıyordu
koridorda yürürken akut sürekli konuşuyordu, okuldan, öğretmenlerden, kimlerin problemli olduğundan bahsediyordu ama bunu dedikodu gibi değil de burada hayatta kalma rehberi anlatır gibi yapıyordu
sınıfa girdiklerinde içerideki hava biraz daha farklıydı, arka sıralardan birinde başını sıraya koymuş uyuyan çocuk efenin dikkatini çekmişti. bu gürültüde nasıl uyuyabiliyor diye düşündü
o sırada öğretmen sınıfa girdi ve herkes yerine geçti
"proje gruplarını açıklıyorum; arda, efe, akut, miraç"
akut hemen dönüp hafif bir heyecanla sırıttı
"biz aynı gruptayız"
efe de gülümsedi
"peki diğerleri kim?"
duvar kenarı en önde oturan bir çocuğu gösterdi
"o Miraç. iyidir, çalışır, sıkıntı çıkmaz"
sonra arka sıradaki uyuyan çocuğa baktı
"ama arda... okulun en problemli tipi diyebilirim, disiplin cezaları falan full onda, büyük ihtimalle proje işini de bize bırakır"
"akutcum biz mal mıyız da onun görevini üstleniyoruz? grup ödeviyse o da yardım etmek zorunda."
akut alayla baktı
"tanımadığın için böyle konuşuyorsun o çocuk asla bizimle ödev yapmaz." dedi
efenin aklına sabahki çocuk gelmişti onun da adı arda'ydi ve müdür ona bulaşmamam gerektiğini söylemişti. acaba aynı kişi olabilirler miydi?
"bu Arda'nın soy adı ne"
diye sordu akuta. akut başta anlam veremedi ama yine de cevapladı
"Arda Soydoğan"
efe şansına sövmüştü gerçekten koskoca okulda aynı sınıfta hatta aynı grupta olacak insan mı kalmamıştı? yüzü düşse de derse geri döndü arda ise uyumaya devam etti
**
öğle arasına gelindiğinde sınıf biraz dağıldı, sesler arttı, insanlar yemek, telefon, sohbet arasında kayboldu Arda sonunda başını kaldırdı ve gözleri ilk kez tamamen açıldığında direkt efe'ye takıldı. birkaç saniye sessizlik oldu
"yine mi sen"
sesi uykudan yeni uyanmış ama bıkkındı. efe tek kaşını kaldırdı
"keşke ben de seni görmeseydim"
sanki bu cümleler ezberlenmiş gibi kolay çıkıyordu ikisinin de ağzından
arda kısa bir bakış attı cevap vermeye gerek duymadan duvar kenarına arkadaşlarının yanına gitti. Oğuzhan ve Batu.
Batu Arda'nın yeni uyandığını görünce derste kaçırdığı ödevden bahsetti
"proje grupları açıklanmış. yeni gelen çocukla aynı gruptasın"
arda efeye kısa bir bakış attı ve
"şansımı sikiyim" dedi
Oğuzhan ve Batu anlamamıştı.
"bir sorun mu var tanışıyor musunuz?"
diye sordular
"hm tanıştık sayılır"
cevap vermeyeceğini bildikleri için daha fazla soru sormadılar. konu orada kapanmıştı.

*

sonunda okul çıkışı gelmişti. efe kulaklıklarını takmış yürüyordu, otobüs durağına doğru giderken günü zihninde toparlamaya çalışıyordu. arkasındaki adım seslerini hissetmedi bile.
ama bir anda kapüşonu kafasına çekildi
efe refleksle irkildi ve geriye döndü. arda karşısındaydı, efenin surat ifadesini görünce büyük bir kahkaha patlattı
efe kapüşonu düzeltirken sinirle baktı
"sen ne yaptığını sanıyorsun?"
arda omuz silkti, sanki yaptığı şey tamamen normalmiş gibi davranıyordu
"gününü biraz renklendireyim dedim"
efe gözlerini devirdi
"hasta mısın"
"biraz"
bu cevapta bile ciddiyet yoktu
birkaç saniye birbirlerine baktılar, sonra arda sanki hiçbir şey olmamış gibi konuya girdi
"proje varmış"
"biliyorum"
"aynı gruptaymışız"
"maalesef"
"ayarlarsınız siz ödevi o zaman"
"aklından bile geçirme bu bir grup ödevi ve sen de bu gruptasın yani ödevde en az bizim kadar katkın olması gerekiyor!"
efe'nin cümlesi netti
arda hafifçe güldü ama gözleri daha farklıydı, sanki bu projeyi sadece ders olarak görmüyordu
"bakarız"
efe yine laf sokacaktı ki otobüsü geldi. otobüse doğru yürürken ardaya son kez baktı ve hiçbir şey söylemeden gitti.
otobüs uzaklaşırken Arda'nın yüzündeki ifade biraz değişti, kendi kendine sanki anlam veremediği bir şeye bakıyormuş gibiydi
"ben niye bu çocukla konuşmak için buraya geldim"
ne kadar saçmaladığını yeni fark etmişti. normalde eve yürüyerek gidiyordu ama o gün daha birkaç saat önce tanıştığı çocukla konuşabilmek için durağa kadar yürümüş ve otobüsünün gelmesini beklemişti aklında hâlâ aynı soru dönüyordu
"niye?"
bir süre düşündü ama cevap yoktu
o an bilmese de bundan sonraki günlerde de sanki eve otobüsle gidiyormuş gibi yapıp her gün efenin olduğu durağa gidecek ve efe otobüse bindikten sonra evine yürüyecekti...
**
efe eve geldiğinde direkt yatağa uzandı ve tavana baktı
günün bütün sahneleri üst üste biniyordu ama en çok o durak sahnesi aklında kalmıştı
kapüşon
ses
o bakış
aklına Arda'nın kahkahası gelince istemsizce gülümsedi. bunu fark edince hemen toparladı
"saçmalık. tamamen saçmalıyorsun şu an efe"

___________________________________________

1. BOLUM SONU

YANLIŞ BAŞLANGIÇ Historias para obsesionarse. Descúbrelo ahora