1

543 45 23
                                        


milan'ın yeni okulunda ilk günüydü.
milan, yarı rus, yarı türk bir çocuktu.
aslında liseye geçene kadar okul değiştirmemişti ama liseye geçince okuldaki çocuklar, milan'a bu durumdan dolayı zorbalık yapmaya, onu hor görmeye başlamışlardı tabii bu, milan'ın pek umrunda değildi ama bardağı taşıran son damla, çocukların milan'a fiziksel şiddet uygulamaya başlamaları olmuştu. Başta bunu şaka adı altında yapıyorlardı milan da "öyledir" deyip çoğu zaman geçiştiriyordu ama bir zaman sonra gözü açıldı ve artık bu şiddete karşılık verdi bunun üzerine okul değiştirmek durumunda kaldı.
tek umduğu, yeni okulunda da böyle durumlarla karşı karşıya kalmamaktı.

milan kahvaltısını yapıp evden çıktı. aslında o okulda yaşadıklarından sonra garip hissediyordu. bu hisse korku diyebilir miyiz, bilmiyorum ama insanların aynı şekilde yaklaşabileceği ihtimalini düşündükçe göğsü sıkışıyordu. bunları düşüne düşüne okula yürüdü.
okulun kapısından içeri girdiği an, sanki herkesin bakışı onun üzerindeymiş ve herkes onunla ilgili konuşuyormuş gibi hissetmekten kendini alamadı. çok gergindi milan önce 11. sınıflardan sorumlu müdür yardımcısının odasına gidip sınıfını sordu sonra oradan çıkıp sınıfına doğru yürümeye başladı ama sınıfa yaklaştıkça üşümeye ve elleri titremeye başlamıştı. kimse titrediğini görmesin diye kendini sıkıyordu. tam o sırada, arkasından biri sırtına dokundu "selam sen yeni misin!!" karşısında kendinden oldukça kısa, güler yüzlü, tatlı bir çocuk duruyordu.
milan, çocuğa cevap olarak sadece kafasını salladı.
çocuk onun bu cevabına galiba biraz sinirlendi ve milan'a kaşlarını çatıp konuştu.
"neden düzgün cevap vermiyorsun ki?
sadece tanışmaya çalışıyorum."
milan bu tavrını garipsedi ama cevap verdi.
"kusura bakma, bir an şaşırdım."
"neden şaşırdın ki ya?"
çocuk gülümseyerek devam etti lafına.
"tanışalım o zaman. ben batu, sınıf başkanıyım. sen?"
çocuğun tatlı gülüşüne karşı milan da gülümsemeden duramadı.
"ben de milan."
"memnun oldum, milan."
"ben de memnun oldum, batu."
tam o sırada hoca da gelmişti.
"geçin bakalım çocuklar, içeri."

içeri geçtik ve hoca kendimi tanıtmamı söyledi. kendimi tanıttım ve oturacak bir yer bakındım. aslında herkes arkadaşıyla oturuyordu, bense tektim. sonra batu bana seslendi.
"milan, yanıma gelmek ister misin? boş yanım."
şu an tek muhabbetimin olduğu ve nedense kendimi yakın hissettiğim tek kişi batu'ydu. bu yüzden itiraz etmeden yanına gidip oturdum.

anında önümdeki iki çocuk bana döndü ve adeta gözlerinin içi parlayan çocuk konuştu
"ben efe, bu da arda milan, tanıştığımıza memnun oldum."
çocuğun gülümsemesine karşılık ben de gülümsedim."ben de memnun oldum, efe"
yanındaki çocuğa baktığımda bana biraz soğuk bakıyordu ama bakışları yanındaki çocuğa döndüğünde gözlerinin içi resmen parlıyordu. anlamadım, bir şey de yapmamıştım.
ben onlara bakarken batu benimle konuştu
"ee milan, nerden geldin buraya?"
"xxx anadolu lisesi'nden."
efe lafa atladı "aa, orası aslında iyi bi okuldu neden okul değiştirdin ki?"
"öyle gerekti işte boşverin önemli değil."
"peki peki... boyun kaç senin ya? bayağı uzunsun. böyle bakınca çok güzel görünüyor. açıkçası erkeklerden hoşlansam senden manyak gibi hoşlanırdım" dedi efe. "öyle mi?" dedi arda.
bana adeta kurulmuştu. şu an taşlar yerine oturuyordu galiba. arda, efe'den hoşlanıyordu.
"valla öyle uzun boylu erkekler çok iyi bence. allah herkesi bir şeyle sınıyor işte bize de cücelik nasip etmiş ne yapalım" "e, ben de uzunum işte"
"senin neren uzun ya yer cücesi"
"senden uzunum en azından boklu"

arda'yla efe atışmaya devam ederken ben kafamı sıraya koydum. ama seslerden uyuyamayınca kafamı kaldırdığımda beni izleyen bir batu'yla karşılaşacağımı düşünmüyordum.
"ne oldu, bir şey mi oldu?"
"hayır, hayır. sadece saçların çok güzel" dedi gülümseyerek.

bu çocuk sürekli böyle gülümsüyor mu bilmiyorum ama öyle değilse bile sürekli gülümsesin. çünkü gülümsemesi çok hoşuma gidiyor.


ve dünya üzerindeki ilk milbat fici midir aynende öyledir

sunshine & silence • milbatStories to obsess over. Discover now