"Şaka yapmıyorum, Deniz kızı."
Sesi ilk kez bu kadar sakindi.
"Ve şu an bana biraz daha o gözlerle bakarsan..."
Bir adım daha yaklaştı.
"...seni öpeceğim."
Bakışlarını gözlerimden ayırmadı.
"Bundan da pişman olacağımı sanmıyorum."
" Deniz, kardeşini okula bırakmayı unutma!" "Bugün sınavım var, Ali'yi sen bıraksan önemli olmasa istemezdim." " Deniz, bahane duymak istemiyorum. Şebnem Hanım' la buluşacağım dediğimi yap." "Tabikide şaşırmadım." "Deniz duyuyorum hadi söylenme hızlı ol bak geç kalıcaksınız sonra bana buluyorsun suçu hadi çıkın artık evden " Annem hep böyle söylerdi Şebnem Hanım'a gideceğim. Ama yaptığı tek şey ona yaranmak, her dediğini onaylamak ve arkada bıraktığı fazlalıkları toplamaktı. Bunun karşılığında da Şebnem Hanım annemi yanında gezdirir ve eski kıyafetlerini atmak yerine anneme verirdi. Annem için bu yeterli olmalıydı ki her sabah özenle evden çıkar ve o hep imrendiği ama büyük ihtimalle de asla sahip olamıyacağı o hayatın biraz daha içinde olmak için Şebnem Hanım'ın yanından ayrılmazdı. Gerçi geçmişte başka farklı yollarla Akkayalar'a yakınlaşmaya çalışmıştı ama Şebnem Akkaya bunu anlamış olmalı ki annem bu denemelerden vazgeçti ve beni her gün Akkayalar'ın villasına onlara kukla olmam için götürmeyi bıraktı.
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
Ali'yi okula bırakıp saate baktım. İlk zil çalalı birkaç dakika olmuştu. Sınava yetişmek için adımlarımı hızlandırdım. İkinci zil için koşmaya başladım sınava 5 dakika vardı ve koşarsam yetişebilirdim. Bu sınav benim için çok önemliydi kaçırırsam dönem projesi hazırlamak zorunda kalacaktım dersin hocasıyla aramda iyi olmadığı için dönem projesinden geçmem için de bir mucize olmalıydı. Koridorun köşesini döndüğüm anda biriyle sertçe çarpıştım. Elimdeki kitaplar yere saçıldı. Kalem kutum açıldı, kalemler koridora yuvarlandı. "Pardon!" dedi tanımadığım çocuk eğilip eşyalarımı toplamaya çalışırken. "Gerek yok, geç kaldım!" dedim telaşla. Ama çok geçti. Son kalemi de çantama tıkıştırıp sınıfa doğru koştuğumda ikinci zil çalmıştı. Kapıyı çaldım.Öğretmen bana kısa bir bakış attı. "Üzgünüm Deniz. Sınav başladı. Yönetmelik gereği seni içeri alamam."