Başlangıç?

43 4 0
                                        

Gözlerimi açtığımda Tanrı'nın kollarındaydım. Tüm hayatım boyunca peşinden koştuğum Tanrı'nın. Tenime değen soğukluğunu iliklerime kadar hissedebiliyordum. İliklerime kadar huzurla doluydum. Gökyüzünü seyrettiğim nadir anlardan biriydi sanki. Gördüğüm her yeni bir yıldızla ruhumun umudu kucakladığı nadir anlardan. Ay ışığının bile gölgede bırakamadığı yıldızlardı onlar. Sonuçta Ay gibi değillerdi. İnsanoğlunun onlara hayranlıkla bakması için birbirlerine ihtiyaçları yoktu. Elbette birlikteyken nefes kesici bir güzelliğe sahiptiler ancak hiçbir zaman bunun için birbirlerinin elçiliğini yapmak zorunda kalmamışlardı.

Ruhum zamanın bile ötesine geçmiş, sonunda hasretiyle yanıp tutuştuğu Tanrı'nın kollarındaydı ki damağımdaki beni tatmin etmeye biraz bile yaklaşamayan aşağılık tadı aldığımda rüyam son bulmuş, ruhum sanki yere çakılırmışçasına bedenime geri dönmüştü. Bir saniye, aşağılık tat mı? Aşağılık mıydı? Yine mi? yine mi Tanrı'nın kollarında değildim? Tüm hayatım boyunda peşinden koştuğum Tanrı'nın mı? Hayır, ne ben onun kollarındaydım ne de o benim Tanrımdı. Bedenime değen bu soğuk eller ruhu onu terk ettiğinden beri yalnızca et ve kemikten oluşan bir kabuğa aitti. Çığlık atmak istedim. Ses tellerim kopana ve damağımdaki bu tat yok olana kadar çığlık atmak istedim.

Tanrının İzindeStories to obsess over. Discover now