Dilek
Çantam hazırdı ama Merve hala hazır değildi, okul tatile girmişti ben de bi tatil için otel ayarlamıştım, çok güzel bir tatil bizi bekliyordu, Merve makyaj malzemelerinin hepsini ne varsa çantaya tıktı, bu kızı cidden hiç anlamıyordum.
Bu kadar makyaj hastası bir kız var mıydı başka acaba, bi benim arkadaşım mı böyleydi, Merve benim çocukluk arkadaşımdı, onunla aynı okula gidiyorduk, şimdi de birazdan evden çıkacaktık.
Çanta hazırdı sonunda, evden çıkıp arabanın bagajina yerleştirdim ve kapattım bagajı, direksiyon başına ben geçtim ve çalıştırdım arabayı, Merve geldi yerleşti yanıma, sonunda yola çıkmıştık.
Arabayla yolda giderken karşımıza çıkan bir benzinlikte durdum ve markete girmek için arabadan indim Merve pesimden geldi ve çikolata bölümüne girdi, tam bir çikolata aşığı benim gibi, bir kaç tuzlu almıştım midemiz bulanmaması için garantiye almıştım kendimizi.
Ihtiyaçlarımızı aldığımız gibi çıkmıştık yola, gideceğimiz yer Antalya'ydı biraz yolumuz kalmıştı sonunda, yarım saat içinde otelin önünde durdum ve vale arabamı aldı bir yere park etmek için götürmüştü.
"Çok güzel bir yermiş burası, görünüşüne bakılırsa baya bir para vermiş olmalısın çünkü baya pahalı bir yere benziyor." dedi Merve.
"İnternetten ayırttım ben odayı, hadi bir an önce çıkalım odaya kaydımızı yapıp."
İçeriye girdik ve kayıdımızı yaptık odaya çıktık asansöre bindik, 8. kata doğru çıkıyordu asansör, durunca indik birlikte benim odaya doğru ilerledik, kartı okutup girdim odaya.
"Odaya bak kocaman, hemen banyoya gidiyorum ben çünkü baya yorgunum yorgunluğumu duşla alıp hemen uyumayı düşünüyorum." dedi Merve ve banyoya girdi.
Bende çantayı açıp içindekileri yerleştirmek için dolaba yerleştirmeye başladım kendi kıyafetlerimi, valla şimdi hiç uğraşamam Merve kendi gelsin kendi yerleştirsin kendi kıyafetlerini arabayı buraya gelene kadar ben kullandım sonuçta.
Çantayı boşaltıp yerleştirdim ve yatağa uzandım telefonu elime alıp sosyal medya da gezecektim ki silah sesi gibi bir ses duymamla birlikte telefon elimden düştü, kafamı duvara dayadım yan odada geliyordu sesler boğuktu tam anlamadım içerde ne oluyordu?
Balkonda sesler gelince kalkıp balkona doğru ilerledim ve perdeyi açmamla bir yaralı adam görmüştüm, karnındaki o saplanmış bıçak öylece duruyordu, yutkundum bu adamı kim niye bıçakladı kimdi bu adam?
"Yardım et!"
Onu içeriye aldım ve yatağın altına girmesine yarımcı oldum, bıçağı öyle görünce midem alt üst olmuştu, kapım yumruklanmaya başlayınca irkildim kapı birden kırılınca irkildim oturduğum yerde çünkü gelenler ellerinde silahlı adamlardı.
"Nerde o!"
"Kim nerde?"
"Murat! Yalan söylemeye kalkma beynine yersin kurşunu, bu odanın balkonuna girdi gördüm, nerde!"
"Aslı sen gördün mü böyle birini?" dedim yanıma bakarak, yanımda kimse yoktu hayali arkadaş yapmıştım onunla konuşuyordum, böylece beni deli zannedeceklerdi. "Asli da görmemiş, bu ne?" silahı elime aldım ve sıktım, adam korkup saklandı.
"Amına koyayım deli lan bu kaç lan kaç! Bu bizi de vurur eşşek cennetine yollar."
"Düzgün konuş! Sensin eşşek."
"Konumuz bu mu amına koyayım!"
İkisi odadan koşarak kaçınca silahı yere attım, sonra yatağın altına bakmak için eğildim zorda olsa çıkmaya çalıştı yatak altından, yarası ağır gibi durmuyordu bu yüzden ben bir şey yapabilir miydim diye düşünmeye başladım.
"Sen nasıl bir şeysin böyle?"
"Neden öyle dedin?"
"Az önce iki eli silahlı adamı korkutup kaçırdın, zekana hayran olmamak elde değil." dedi gülümsemeye çalıştı.
"Yok aklıma ilk o gelince bende planı devreye soktum ve uyguladım hepsi bundan ibaret." dedim.
Bıçağı hızlı bir şekilde karnından çekip çıkarınca çığlık attım, birden Merve banyo dan çıkınca öyle bornozlu ona baktım şu an da bir adamın önünde yarı çıplak gibiydi.
"Anasını satayım niye içerde adam var demedin bodoslama odaya daldım." dedi banyoya girdi tekrar Merve.
"Sen kafayı mı yedin! Nasıl ve niye böyle bir şey yaptın!" hemen bir çarşaf aldım dolaptan yarasına bastım inledi. "Dur! Kanı durdurayım en azından!" dedim ama o kalkmaya çalışıyordu. "Murat sana dur dedim!" dememle gözlerimin içine baktı.
"Adımı nerden biliyor... tabi ki Yasin'den o söylemişti, bak kızım ben tehlikelerle dolu bir adamım yani senin benden uzak durman gerekiyor, ben duramıyorum bari sen uzak dur." dedi ama sonunu sessiz söylemişti anlamamıştım.
"Anlamadım sonunu."
"Anlama diye sessiz söyledim zaten, neyse benim gitmem lazım lütfen bu odadan çıkmayın! Ve tanımadığın kimseyle konuşma!" dedi ve kalktı.
Elini karnına koyup balkona gitti, peşinden gitmek istedim ama arkasını dönüp bana öyle bir bakış atmıştı ki korkup oturmaya devam etmiştim, o gidince Merve bir süre sonra çıkmıştı banyo dan, bu kızın zamanlamasına cidden bazen hayran olmamak elde değil.
"Dilek o taş gibi adam kimdi?"
"Bilmiyorum ama karanlık birisi olduğu belli." dedim.
"Baya yakışıklıydı ama maşallah o kaslar neydi öyle ya!"
"Merve sus ve giyin, bende duşa girip çıkayım sonra inip karnımızı doyuralım."
Duşa girdim ama aklım hala Murat denen o adamdaydı yaralı bir şekilde çıkıp gitti ona yardım edemedim, birden bıçağı öyle çıkarıp atınca bu adamın psikopat olduğu gerçeğini göze çarpıyordu, çünkü kimse buna cesaret edemezdi, hele ki o gözleri aklımdan çıkmıyordu.
Yemyeşil gözleri vardı... saçmalama kızım elin mafyasına aşık olacak değilsin o kadar da kafayı yemedim, gerçi az önce kafayı yemiş gibi yapmıştım onun için bir kez daha yapsam ne olacaktı ki, yok ben iyice delirdim, sıcak su vücudumu rahatlatmış yorgunluğumu biraz da olsa almıştı.
Banyo dan bir süre sonra çıkmıştım, saçlarım havluya sarılı kendimi aynanın karşısında buldum, krem kutusunu açıp kollarıma sürdüm sonra bacaklarıma, Merve'ye baktığımda uyuduğunu görmüştüm, arabayı yol boyunca süren ben yorulan buydu, anlamıyordum ben.
"Merve benim karnım aç, yemek yemeye inecem geliyor musun?"
"Yok sen in ben o yakışıklıyı hayal etmekle meşgulüm."
Krem kutusunu sert bir şekilde yerine koydum, resmen adama asılıyordu hemde benim beğendim adama, offff tanımadığı adama yakışıklı diyor diye niye deliriyorum ki ben, bana ne!
Hazırlanıp aşağıya inmek için asansörü bekledim, asansör açılınca içeriye girdim ve zemin kata bastım kapı kapanacakken biri elini koydu, gözlerim büyüdü.
Murat!
"Konuşmamız lazım."
Bu adam az önce yaralı değil miydi nasıl hemen iyileşmişti ve bir şey olmamış gibi gelmişti buraya, asansörü durdurdu ve asansör tak diye durmuştu, elini çeneme koydu ve gözlerine bakmamı sağladı.
"Aklımdan çıkmıyorsun küçüğüm, ne yaptın sen bana?" dedi ve bana doğru yaklaştı sırtım dayandı, boynumu kokladı ve dudaklarını değdirince gözlerimi kapatıp inlemek istedim ama kendimi tuttum. "Beni çok fena etkiliyorsun küçüğüm, çok fena..." dedi ve düğmeye bastı asansör hareket etmeye başladı.
Asansör zemin kata inince kapılar açılmadan son kez bana baktı.
"Sen bundan sonra benimsin küçüğüm." dedi ve cıktı gitti.
Bu çok garipti işte...
1.Bölüm Sonu...
KAMU SEDANG MEMBACA
Tatlı Bela
Romansa"Ben sadece huzurlu bir tatil istemiştim, odamın balkonundan kanlar içinde bir mafya babasının düşmesini değil!" Dilek'in lüks bir otelde tek başına çıktığı sakin tatil, gece yarısı yan odada patlayan silah sesleriyle kabusa döner. Peşindeki adam...
