1. Bölüm

1 0 0
                                        

Hazırlanmam bitmek üzereydi. Saçlarıma yaptığım kalın maşayı elimle açtıktan sonra dudaklarımdaki rujumu tazeledim. Aynadan kendime ve üzerimdeki formayı düzelttim. Sevgilimin maç günüydü. Ah kendimi tanıtmadım değil mi pardon. Ben Öykü Yılmaz, 19 yaşındayım İngilterede yaşıyorum. Sevgilim ise Benjamin Bennett. Chelsea kulübünün kaptan, karizmatik, orta sahası.. Onunla yaklaşık 1,5 yıldır süren bir ilişkimiz var.

Son dokunuşlarımı da tamamladıktan sonra sonunda evden çıktım. Çıkarkende çıktığıma dair bir mesaj atıp Benji'yi bilgilendirmeyi de unutmamıştım. 15 dakikalık yolun ardından kocaman Stamford Bridge'e gelmiştim. Gösterişli stadyumun kapısına geldiğimde çoğu göz bana dönmüştü zaten. İlişkimizi -eğer futbola gram ilgisi yoksa ya da telefon kullanmayanlar hariç- çoğu kişi biliyordu ve gerçekten bize duyulan ilgi oldukça fazlaydı. Benjamin zaten hep gözde bir çocuktu. Henüz onunla tanışmamışken İngiliz basınında onun çapkınlığı ile olan bilinirliği de yüksekti. Benden sonra öyle haberler olmamıştı elbette ama güvenmek gerçekten zor olmuştu. Önce beni bir clubta gördüğü gece bana istek atmıştı ama yazmamıştı daha sonra ben yaz tatili için ailemin yanına Türkiyeye dönünce mesaj atmış, Türkiyeye tatile gelmek istediğini nasıl olduğunu sormuştu.Ona memleketimin güzelliğini anlatırken sohbetimiz akıp gitmişti ve bir ilişkiye başlamıştık. Kapıdaki taraftar gruplarıyla fotoğraf çekindikten sonra zorda olsa stada girebilmiştim. Bizimkiler ısınıyorlardı. Beni görmesi için el salladığımda Benjamin beni fark etti. Gülerek bana göz kırptığında gülümseyerek onun fotoğraflarını çekmeye başladım. Bunu her maç yapardım.
Maçımız bittiğinde çimlere inmek için yürümeye başladım. Maçımız Arsenal ileydi ve 4-2 yenmiştik. Benjamin 2 gol atarken Noah bir gol atmıştı diğer golü ise kendi kalelerine atmışlardı. Noah takımımızın forvetiydi ve gerçekten o da oldukça başarılıydı. Henüz çok gençti. 21 yaşındaydı Benjamin ise 24 yaşına geçtiğimiz günlerde girmişti. Sahaya girdiğimde hemen koşarak Benjamin'in boynuna atladım. Gülerek bana sıkıca sarıldı o da. Yavaşça geri çekildiğimde takımımızın abisi Yalçın abi konuştu.
"Yavaş kız öldüreceksin çocuğu daha lazım lig bitmedi" dedi Türkçe bir şekilde. Yalçın abiyi gerçekten çok seviyordum. Burada bana yalnız olmadığımı hissettiriyordu. Türk Türkü çekiyordu işte
"Bir şey olmaz Yalçın abi Martin'in o pozisyondan sonra ölmediyse" dediğimde diğerleri bize bakıyordu. Anlamıyorlardı tabi. (Arkadaşlar kitap İngilterede geçtiği için şimdiki konuşmaları ingilizceymiş gibi hayal edin artık:( )
"Seni öldüreceğimi söylüyor Benjamin" dedim gülerek
"Öleceksem senin elinden olsun güzelim" Ben Yalçın abiye dönerek
"Duydun mu abi" diyip dil çıkardığımda çoğu kişi gülüp kendi kendine konuşmaya başlamıştı. Bende gülerken gözlerim bir yere takıldı. Birisine. Noah.
Sadece Benjamin'e bakıyordu. Bir şey düşünüyor gibiydi ama sinirli de görünüyordu. Onu hiç anlamıyordum. Benjamin'e karşı hep mesafeliydi. Nedense ondan haz etmiyor gibiydi. Ona baktığımı fark edince bakışlarını bana çevirdi. Bakışları yumuşamıştı. Görmüştüm. Ona hafif gülümseyip önüme döndüm. Şimdi ise nerede kutlama yapacağımızı konuşuyorduk.
"Nolur geçen günkü yere gidelim nolur nolur o güzel salata aklımdan çıkmıyor" Jhon adeta yalvarıyordu ama kimse bir daha oraya gidip o salatadan yemek istemiyor gibiydi. Açıkçası bende pek beğenmemiştim ama Jhon'u öyle görmek beni üzmüştü. Sevmişti gerçekten o salatayı ve ben sanırım Jhon'a kıyamayacaktım.
"Yaa bence de oraya gidelim bende çok beğendim" dediğimde Benji dehşetle bana döndü
"Öyku sen iyi misin?" dedi ismimi telafuzu hala tam başarılı değildi ama ilk günlere göre daha kabul edilebilirdi.
"Evet aşkım gayet güzeldi gidelim"
"Aslan yengem seni seviyorum"
Aslan ithafına Galatasaraylı olduğum için ayrı bir gururlanırken başımı salladım.

Daha sonra o restorana gitmiştik çoğu kişi yemek yememiş içecek içmişti. Sohbet edip bugünüb kritiği yapılmıştı. Noah'ı bir kaç kez yine aynı bakışlarla Benji'ye bakarken görmüştüm. Bildiği şeyler varmış gibi davranıyordu. Belki de sadece ondan nefret ediyordu, sebepsiz. Bunu bilmiyordum ama öğrenecektim. Gece sonunda ayrıldığımızda ise Benji'nin evine gitmiştik geceyi orda sonlandırmıştık.

SerendipityBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin