İngilterede havalar sonunda açılmıştı.
Kış geride kalmıştı. Geride kalan sadece kış değildi Harry Potterın makus talihide geride kalmıştı
Şans bir kez olsun onun yanında olmuştu.
O gece...
Peter Pettıgruw onlara ihanet etmişti Potterların sır tutucusu olarak yerlerini Voldemorta söylemişti. Sirius Black son anda gökyüzünde mükemmel bir plan yaptığını düşünürken aniden içine kötü bir his doğmuştu ya onun peşine düşmezlerse ya kehanet için onları bulursa
Uçan motosikletinin üzerinde havada bir süre düşündü,kendi başlarına iş yapamazlardı.
Dumbldore haber vermeye karar verdi her şeyi olabilecek en hızlı şekilde kara bir köpek olan patronusuna anlattı sır tutucusu olarak son anda Peter Pettegrawu sır tutucu yaptıklarını Voldemort'un kendisinin peşine düşeceğini Lily James ve Harry'nin güvende olacağını söyledi hızlıca.Ve kendiside direksiyonu kırıp yeniden yönünü Godricks Hallowa çevirdi.
Albus Dumbldoreu o patronusu alır almaz Potterların evine cisimlendi eve girdiğinde sarı bir ışık patladı Lily potter kendisini ve kocasını asasız olmasına rağmen savundu.
Voldemort o akşam ancak bir ölüm laneti yapabildi.Oda annesinin kucağındaki Harry Potterı buldu.
"OĞLUM"
James potterın acı dolu feryadı yankılandı.Dumbldore asasını kaldırıp Voldemort'u püskürtecekti ki ortada bir beden olmadığını fark etti bir toz bulutuna dönüşen Voldemort zaten Aralık olan kapıdan bir duman bulutu gibi kaybolmuştu.
"Yaşıyor James" dedi Lily gözlerinden mutluluk gözyaşları akıyordu.
Harry Potter o gece Şimşek biçimli yara izini almıştı ama annesi ve babası ölmemişti.
Pettıgruwu onların deyimiyle Kılkuyruk kaçarken bir caddeyi havaya uçurarak oniki mugglen ölümüne sebep olmaktan ve Potterları Voldemorta satmaktan ülke çapında aranıyordu.
Sirius Black azkabana girmemişti.
Remus Lupinin dönüşümleri hala devam ediyordu ama Sirius her dönüşümünde ona yardım ediyordu.James Potter da bazen oğlunu ve karısının güvende olduğuna emin olduğunda oda onlara katılıyordu.Sirius Blackin en sevdiği kuzeni Andromedanın kızı olan Nympadora Tonksla yirminci yasında tanışmışlardı oda bakanlıkta Deligöz Moodynin mentörlüğünde Seherbaz olarak çalışıyordu.
Kehanet gerçekleşmemişti Harry Potter Voldemortun mutlak güce kavuşmasını engellemiş ve Sağ Kalan çocuk olarak anılıyordu.
Bir çok ölüm yiyen azkabana girmişti tek kötü haber ise bir çoğu yönetimi suçlamış Dumbldore ne kadar dil dökerse döksün bakanlık içinde bir yapılanma oluşmuştu.
Çoğu azkabandan aklanmıştı bazıları suçunu gururla itiraf etsede araya nüfuslu safkan aileler girmiş akrabalarının aklının başında olmadıgını İmperius laneti etkisinde olduğu gibi açıklamalar ve dolu galleon keseleriyle onları kurtarmıştı çoğu sözde St.mungoda tedavi görüyordu.
Onbeş yaşında olan Harry Potter uyanmıştı yanındaki yatağa baktı anlaşılan Ron ondan önce kalkmıştı.Burnuna gelen yumurta kokuları onu gülümsetti.
Hızlıca pijamalarından kurtuldu ve giyindi.
"Günaydın Hedwig" dedi masanın üzerindeki kar beyazı baykuşuna onun kafesini açtı ve sabah uçuşuna uğurladı.
Baykuş keyifli keyifli uzaklaşırken oda merdivenlerden indi
"Günaydın anne" dedi oğlan kuzgun karası saçlarını eliyle düzeltmeye çalıştı.
Beline kadar uzun kızıl saçları ve çilleri olan Lily Potter saçlarını savunarak oğluna döndü
"Günaydın tatlım"dedi oğluna bir öpücük attı ve kızaran pastırmalara döndü.
"Ronu gördünmü?"dedi annesine
Tezgahtan ağzına bir zeytin attı.Annesi ona güldü.
"Senden önce uyanınca babanda ona gel beraber fırına gidelim dedi"diye açıkladı Lily
Harry keşke erken uyansaydım dedi içinden o Ronlarda kaldığında Ron hep ondan önce yada onunla aynı uyanırdı.
