ilk kaçış

4 1 1
                                        

Merhaba! 💗

Öncelikle hikâyeme bir şans verdiğin için çok teşekkür ederim. Ben Sena Betül. Bu kitabı yazarken çok emek verdim ve umarım okurken sen de en az benim yazarken aldığım kadar keyif alırsın.

Bölüm bittikten sonra düşüncelerini yorumlarda benimle paylaşmayı unutma. Neleri beğendiğini, neler hissettiğini ve sence ileride neler olabileceğini merak ediyorum.

Şimdiden iyi okumalar! ✨

🪄

Evdeydim her zaman ki gibi odamda oturuyor, yatağımda yayılarak film ve abur cuburlarımı yiyor birazda olsa olanları unutmak istiyordum.

Annem bana nasıl öyle davrana bilirdi ki. Bende onun kızıydım duygularımı nasıl hiçe sayardı üstelik yarın doğum günüm'dü 18 yaşına gircektim arkadaşlarımla konsere gitmek eğlenmek için izin istemiştim, ona bile izin vermedi. Ama kızı Alina istese hemen izin veriyor, yoktan para çıkartıyor ve daha 16 yaşında olmasına rağmen gitmediği ülke kalmamıştı. Ama ben evden çıkamıyor okula giderken bile yanımda 2 korumayla gidiyordum...

Sahiden Alina bu kadar rahat bir kızken bana neden bu kadar katılardı?.

Bir anda kapım çaldı içeri kardeşim Alina girdi ve:

Efsun annem gönderdi babaannem geliyormuş odanı onla paylaşacaksın. O kadına vereceğimiz bir odamız yok.

Kapıyı çarpıp çıktı.

Evimiz kocamandı ama annem babaannemden hep nefret ederdi oysa bu evde beni en iyi anlayan kişi oydu. Bu yüzden babaannemin yanımda kalmasına üzülmüyor aksine mutlu oluyordum bana her zaman:

"Bir anda her şey değişebilir Efsun,hayatın bir anda değişirse seçimler de artar ve her seçimin bir bedeli olur"derdi.

Bana sürekli bir hikaye anlatırdı. Ve en son hep bunu söylerdi.Neden dediğini hiç bir zaman anlamıyordum.Benim hayatım bu minicik odada ne kadar değişe bilirdi ki.

Hikaye şöyleydi:

Bir zamanlar vampirler, periler, cadılar, elfler ve şeytanlar tek bir büyük krallığın içinde, aynı düzenin parçası olarak yaşıyordu. Türler farklıydı ama barış vardı; sınırlar yoktu, sadece ortak bir denge hüküm sürüyordu.

Fakat bu denge sonsuza kadar sürmedi.

Şeytanlar, zamanla diğer soylardan üstün olduklarına inanmaya başladılar. Bu inanç, kısa sürede bir isyana dönüştü. "Tek hükmeden biz olmalıyız" düşüncesiyle krallığın düzenine karşı ayaklandılar. Bir gecede başlayan savaş, tüm topraklara yayıldı. Saraylar yıkıldı, ittifaklar bozuldu ve eski dostluklar kanla silindi. Karşı koyan herkes acımasızca ortadan kaldırıldı.

Krallık parçalandı.

Her soy kendi bölgesine çekilerek yeni krallıklar kurdu. Vampirler, periler, cadılar ve elfler artık birbirine güvenmiyordu. Eskiden aynı sofrayı paylaşanlar, şimdi birbirinin adını bile anmak istemiyordu. Dünya, görünmez bir nefret duvarıyla bölünmüştü.

Ama savaşın izleri sadece topraklarda değil, kalplerde de kalmıştı. Öldürülen arkadaşların, kaybedilen ailelerin ve yarım kalan hikâyelerin intikamı herkesin içinde büyüyordu. Herkes zamanı geldiğinde hesap sormaya hazırdı.

Bu gergin düzenin içinde, bir zorunluluk herkesi aynı noktada tekrar bir araya getiriyordu: okul.

Farklı soyların gençleri, istemeseler de aynı çatı altında eğitim görmek zorundaydı. Bu okul, barışın değil; kontrollü bir gerilimin mekânıydı. Koridorların her köşesinde askerler duruyor, olası bir kavganın patlamasını anında bastırmak için gözlerini öğrencilerden ayırmıyordu. Sözler dikkatle seçiliyor, bakışlar bile silah gibi saklanıyordu.

Has llegado al final de las partes publicadas.

⏰ Última actualización: Jun 21 ⏰

¡Añade esta historia a tu biblioteca para recibir notificaciones sobre nuevas partes!

İLK YANSIMAHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora