Mira, insanlara göre sessiz biriydi
Ama kimsenin bilmediği bir şey vardı; kafasının içi hiç susmuyordu.
Sürekli düşünür,en küçük şeyi bile saatlerce aklında büyütürdü.Yağmuru
severdi mesela.Yağmur yağdığında dünyanın sesi azalıyor gibi hiss
ederdi.Ama o gün... yağmur sadece sessizlik getirmemişti.
O gün okuldan çıktığında hava kötüydü, yağmur durmadan yağıyordu,
Yollar çamur olmuştu.Ayakkabısının altına yapışan çamur her adımını
zorlaştırıyordu.Derse gitmesine daha zaman vardı ve babaannesinin evi
yakındı.Bir süreliğine oraya gitmeye karar verdi.
Giderken her şey normaldı.Her zaman ki yol her zaman ki raylar...
Ama dönüşte yollar değişmiş gibiydi.
Çamur yüzünden farklı bir yöne döndü.Başta sorun olmadığını düşündü.
Biraz ilerlerse çıkışı bulurdu.Ama yürüdükçe içindeki huzursuzluk
büyümeye başladı.Çünki olması gereken yer görünmüyordu.
Durdu.
Etrafına baktı.
Sessizlik.
Sadece yağmurun sesi vardı.
İşte o an kayboldugunu anladı.
Kalbi hızlı atmaya başlamıştı.Geri dönmek istedi ama artık hangi taraftan
geldiğini bile hatırlamıyordu.Yürümeye başladı.Belki de koşuyordu,kendisi
bile farkında değildi.Yağmur saçlarından yüzüne akarken gözyaşları
bir-birine karışıyordu.
Telefonunu çıkardı.
Hat yoktu.
O an içine çöken çaresizlik hissini hayatı boyunca unutamayacağını
düşündü.Telefonunu tekrar tekrar kontrol etti.Belki bu kez çekmiştir diye
umut ediyordu ama ekranda hala aynı şey yazıyordu.Hat yok.Ne tarafa
baksa aynı raylar uzanıyordu.Sanki yürüdükçe daha da kayb oluyordu.
Yağmur durmuyordu.Ayakkabılarının altındaki taşlar yürümesini
zorlaştırıyordu.Aynı zamanda durmaya da korkuyordu.Çünki durursa
etrafındaki sessizliği daha fazla hissedecegini biliyordu.
Hızlı hızlı yürümeye başladı.
Sonra biraz daha hızlandı.Nefesi düzensizleşmişti.Kalbi o kadar hızlı
atıyordu ki sanki sesi dağlarda yankılanıyordu.Ağladağını bile sonradan
fark etti.Sürekli arkasına bakıyor, bir çıkış yolu görmeye çalışıyordu ama
etrafta hiç birşey yoktu.
Ne bir ev
Ne bir işık
Nede bir insan..Ve tam o sırada
Arkasında başka bir ayak sesi duydu.
Mira'nın adımları bir anda yavaşladı.Kalbi sanki boğazına kadar
çıkmıştı.Yağmurun altında o sesi tekrar duydu.
Yavaşça arkasını döndü.
Bir adam vardı.
Etraf o kadar boştu ki onu görmek Mira'nın içindeki korkuyu daha
da büyütmüştü.Çünki o ana kadar yalnız olduğunu düşünüyordu.
Şimdi ise yalnız değildi ve bu daha da korkutucuydu.
Adam ona doğru yürümeye başladı.Mira'nın nefesi kesildi.
Aklından geçen tek şey kaçmaktı.Bir anda dönüp koşmaya başladı.
Ayağının altında ki sivri taşlar canını yakıyordu.Hatta bir an
ayağının kaydığını hissetdi ama durmadı.Durursa adamın ona
yetişecegini düşünüyordu.
Yağmur yüzüne çarpıyor,nefes almasını zorlaştırıyordu Ağlıyordu,
ama sesi bile doğru düzgün çıkmıyordu.Arkasına bakmaya
korkuyordu.
Sonra...
Arkasındaki ayak seslerinin hala devam ettiğini fark etti.O gittikçe
adamda ona yaklaşıyordu.
Mira'nın korkusu artık dayanılmaz olmuştu.Nefesi kesiliyor,
bacakları titriyordu.Daha fazla koşamayacağını anladığı an durdu.
Ağlayarak arkasını döndü.
"Lütfen"...dedi titreyen sesiyle."Ben kayb oldum, yardım edermisiniz?"
Adam bir an durdu.
Mira'nın korktuğunu anlamıştı.Bunu yüzünden görmek
mümkündü.
"Sakin ol"dedi yavaş bir sesle."Nereye gitmen gerekiyor?"
Ama Mira yine de korkuyordu.
Çünki annesi ona yabancılarla konuşmamasını öğretmişti.Çünki
etraf bomboştu.Ve o anda korku,mantığından daha güçlüydü.Mira
gözyaşlarını silmeye çalıştı ama elleri titriyordu.
"Okulum tarafa tarafa gitmem gerekiyor..."dedi ağlamaklı bir
sesle."Ama yolu bulamıyorum".
Adam başını hafifçe salladı.
"Gel,"dedi."Ben götürürüm seni.
Mira birkaç saniye olduğu yerde kaldı.Gitmelimiydi,gitmemeli mi
bilmiyordu.Ya adam onu başka bir yere götürürse ?Ya başına kötü bir
şey gelirse?
Ama başka seçeneği de yoktu.
Telefonu çekmiyordu.Etrafta kimse yoktu.Ve hava kararmaya doğru
gidiyordu.
Adam yavaş adımlarla rayların karşı tarafına geçti.Mira da birkaç adım
geriden onu takip etti.Yağmur hala yağıyordu.Mira yürürken sessizce
ağlamaya devam ediyordu.Nefesi hala düzelmemişti.
Adam bir süre sonra dönüp ona baktı.
"Korkma"dedi sakin sesle."Allah her zaman yardımcı olur.Seni sağ salim
götüreceğim".
Mira hiçbir şey söylemedi,söyleyemedi.
Ama ilk kez içindeki panik bir az olsun geçmişti.Sonra bir sokağa
girdiler.Mira etrafına bakarken bir anda tanıdık evleri gördü.
Her gün geçtiği yollar...
Her gün gördüğü balkonlar...
İşte o an,gerçekten kurtulduğunu hissetdi.
Mira derin bir nefes aldı.Günlerdir nefesini tutuyormuş gibi
hissediyordu.Ağlaması yavaş yavaş durmuştu ama elleri hala titriyordu.
"Buradan sonrasını kendim gide bilirim"dedi sessizce.
Adam kısa bir süre ona baktı.Yağmur hafifçe yağıyordu.
"Biraz daha gidelim.Sorun olmaz"dedi
Mira itiraz etmedi.Birkaç dakika daha birlikte yürüdüler.Bu kez etraf
eskisi kadar korkutucu görünmüyordu.Çünki artık tanıdığı yollar vardı.
O bu sokakları tanıyordu.
Sonunda Mira yavaşça durdu.
"Hoşça kal,"dedi bu kez daha net bir sesle."Gerçekten teşekkür ederim "
Adam başını hafifçe salladı.Sonra geldikleri gibi arkasını dönüp
yürümeye başladı.Mira bir süre olduğu yerde kaldı.Onun uzaklaşmasını
izledi.Garip olan şey, biraz önce ondan korkarken şimdi arkasından
bakıyor olmasıydı.
Daha sonra telefonunu tekrar kontrol etti.Bu kez çekiyordi.Tam o
sırada telefonu çaldı.
Hocası arıyordu.
"Kızım,neredesin sen?"
Mira nefesini toparlamaya çalıştı.
"Geliyorum,hocam...az kaldı."
Telefonu kapattığında derse geç kaldığını fark etti.Hızlı adımlarla binaya
girdi.Hocasının evi beşinci kattaydı.Asansör yoktu ve merdivenleri
çıktıkça bacakları daha da ağırlaşıyordu.Nefesi hala düzelmemişti.Kalbi
sanki biraz önceki korkuyu hala yaşıyordu.Eve döndüğünde hiçbir şey
olmamış gibi davranmaya çalıştı.Kimseye anlatmadı.
Sadece birkaç gün sonra babaannesine anlata bildi.O da anlatırken
tekrar aynı korkuyu hiss etmişti.
"Ama annemlere söyleme..."dedi endişeli bir sesle."Korkarlar"
Babaannesi saçlarını okşayıp başını salladı.
"Tamam kızım"dedi."Söylemem"
Mira o günden sonra eskisi gibi değildi.Daha sessiz olmuştu.
Bazen derste dalıp gidiyor,öğretmenin ne anlattığını bile duymuyordu.
Duru sürekli onu kendine getirmeye çalışıyordu.
"Yine düşünüyorsun bir şeyleri"diyordu ara sıra.
Mira ise sadece "Yok bir şey"deyip geçiştiriyordu.Ama vardı.
Çünki geceleri gözlerini kapattığında hala o rayları görüyordu.
Yağmuru duyuyordu.Taşların ayağını acıttığını hiss ediyordu.
Zaman geçtikçe fark ettiği başka bir şey daha vardı.Artık sadece
korkuyu hatırlamıyordu.
O adamı da düşünüyordu.
Kimdi?Neden oradaydı?
Ve neden,o kadar korkmasına rağmen yanında kendini güvende hiss
ettirmişti?
Üstelik ismini bile bilmiyordu.O gece isimlerini söylememişlerdi.
Bir akşam evde otururlarken konu bir şekilde kardeşlerinin kayb olma
olaylarına geldi.Mira farkında olmadan,
"Bende kayb olmuştum zaten.."deyiverdi.
O an masaya sessizlik çöktü.Annesi ona döndü.
"Ne dedin sen"?
Mira'nın yüzü soldu.Ağzından kaçırdığını o an anlamıştı.Annesi
endişeyle yanına yaklaştı.
"Mira,bana doğru düzgün anlat".
Mira derin bir nefes aldı.Sonra o günü anlatmaya başladı.Yağmuru,boş
rayları, telefonunun çekmemesini...ve o adamı.
Annesinin yüzündeki korku gittikçe büyüyordu.
"Bize nasıl söylemedin?dedi panikle."Ya sana bir şey olsaydı?"
Mira cevap veremedi.Aslına bakıcak olursak kendiside o sorunun
cevabını bilmiyordu.
O akşamdan sonra evde her şey yavaş-yavaş değişmeye başladı.
Mira ailesinin artık onunla eskisi gibi davranmadığının farkındaydı.
Annesi okuldan çıkacağı saatleri sürekli soruyor,geç kaldığında
defalarca arıyordu.
"Vardın mı?"
"Kimlesin?"
"Ne zaman dönersin?"gibi soruları her gün tekrar ediyordu.
Babası bile akşamları gelir hocaların evinden kendisi götürürdü.
Mira ne kadar gerek olmadığını söylese de dinlemiyolardı.
"Seni yalnız bırakmak istemiyoruz",diyordu annesi.
Mira başta bunun geçeceğini düşündü ama geçmedi.Hatta zaman
geçtikçe ailesinin endişesi daha da büyüdü.Bir yere giderken yalnız
gitmesine bile izin vermemeye başladılar
Mira bazen bunun onu boğduğunu hissediyordu ama bir yandan
onları da anlayabiliyordu. Çünkü o gece yaşadığı korkuyu kendisi bile
unutamamıştı.Ama ailesinin bilmediği bir şey vardı.
Mira artık sadece kaybolmaktan korkmuyordu.Bazen geceleri
odasında tek başına otururken aklına o adam geliyordu.Yağmurun
sesiyle birlikte onu hatırlıyordu.Garip olan şey ise şuydu;
Mira yüzünü tam olarak hatırlamıyordu.Ama sesini unutamıyordu.
“Korkma.”
O kelime bazen gecenin bir yarısı aklına geliyor, Mira’nın içini tuhaf bir
şekilde sakinleştiriyordu.Gün geçtikçe içine daha çok kapanmaya başladı.
Okulda eskisi kadar konuşmuyor, çoğu zaman düşüncelere dalıyordu.
Duru bunu ilk fark eden kişiydi.
Bir gün teneffüste Mira’nın yanına oturup onu dikkatlice izledi.
“Sen son zamanlarda çok değiştin,” dedi kaşlarını çatarak.
“Eskisi gibi değilsin.”
Mira gözlerini camdan dışarı çevirdi. Yağmur yağıyordu.
“Belki de biraz yoruldum sadece,” dedi sessizce.
Ama bunun yorgunluk olmadığını ikisi de biliyordu.
YOU ARE READING
"Çıkmaz yol "
HorrorBir tren yolunda her şeyini kaybettiğini düşünen genç bir kız... Ve tam her şeyin bittiğini sandığı anda karşısına çıkan bir genç adam. O gün, demir yolunda kesişen iki hayatın hikâyesi başlar. Geçmişin yaraları, saklanan sırlar ve zamanla büyüyen d...
