you built a giant castle

89 28 19
                                        

wp

siz:
ben senin hayatında hep seyirci
mi olacağım?

bunu bugün saatlerce
düşündüm.

belki bir sonraki günlerimin
bütün konusu da bu olur.

sana bakarken kalbimin
üstünde oluşan ağırlığı anlatacak
bir kalıp bulamadım.

nefes bile alamadım,
jungwon.

ölüyorum sandım.

jungwon:
öldüğünü sanmanın sebebi
ben değilim.

damarlarında akan kan.

siz:
benim kanım sana işlemiş.

bilmiyor musun?

jungwon:
senin kanın kendi vücuduna
bile işlemiyor.

o bile kabul etmiyor seni.
✓✓

sen her zaman böyle
yazacak mısın?

siz:
izin veren sendin?

jungwon:
haber vermen için yazabilirsin
demiştim.

siz:
duygularım da bir haber
değil mi?
✓✓

haber değeri taşıyor bence.

jungwon:
neyse, niki.

nasıl istiyorsan öyle yap.

siz:
sen de bugün çok güzel
gözüküyordun, istediğini yaparken.

jungwon:
tamam.

siz:
benim güzelliğim olmadığın
zamanlarda yaptığın her şey nefesime işliyor.

etrafındaki herkese düşman
kesiliyorum.
✓✓

bir önemi yok ama,
her istediğini yapmasan olur mu?

canım çok yanıyor.

sen o gamzelerini diğer insanlara
sunduğunda leş hissediyorum.

çünkü benim yanımdayken
tek gördüğüm koca bir boşluktu.

jungwon:
uzak kalmamızın önemini
anlamana yardımcı olması
güzel bir şey.

siz:
uzak kalmamız da mı
güzel bir şey?
✓✓

aslında uzağımda değilsin.

istesem bir adımlık mesafedesin.

bize engel olan görünmez kilometreleri saymazsak, gayet de yakınsın.

ama galiba insanları birbirlerinden uzaklaştıran şey mesafe değilmiş.

çünkü ben sana hiç
dokunmadım, jungwon.

jungwon:
ulaşamamanın nedeni
hiçbir zaman mesafe değildi,
evet.

siz:
neydi peki?

yazıyor...

çevrimiçi

yazıyor...

jungwon:
uyumalısın.

siz:
uyumayacağım.

jungwon:
ben uyuyacağım.

bildirimlerim açık, sesine
uyanmak istemiyorum.

yazma, lütfen.

siz:
peki.

iyi geceler, en yakın
uzaklığım.
✓✓

🀅

wonki bu fic icin dogru bir shipmis gibi hissettirdi, neden bilmiyorum.

umarim begenirsiniz.

epiphany | wonkiStories to obsess over. Discover now