1.Bölüm

331 41 59
                                        

İlk önce demek isterim ki, bu kurguda Teo Aras kardeş değildir.

İyi okumalar!

Aras, üzerindeki yeni okul formasının rahatsızlığıyla soyunma odasının dolabına yaslanmış, Kolyesiyle oynuyordu. Teoman, arkasındaki o kalabalık arkadaş grubuyla bir anda içeri daldığında Aras yaslanmayı bırakarak kolyesinde olan bakışlarını Teomana çevirdi.

​Teoman, adımlarını doğrudan Aras'a doğru yönlendirdi. Aralarındaki mesafe kapandığında, Teomanın pahalı parfüm kokusu Arasın burnuna doldu.

​"Duyduğuma göre," dedi Teoman, sesindeki o sinir bozucu tonu hiç gizlemeden. "Buralarda yeni bir misafirimiz varmış. Yetiştirme yurtlarından buralara kadar yolunu bulabilmen büyük başarı."

​Aras, gözlerini bir an bile kırpmadan doğrudan Teoman'ın gözlerinin içine baktı. Gözlerinde ne korku ne panik belirtisi vardı.

Okula gelir-gelmez kendini soyunma odasına kapatmıştı. Hiçkimseyle tanışamamıştı bile. Ailesiyle geçirdiği trafik kazası hala aklından çıkmıyordu.

Teoman Arasa kendini överken Arasın fikri geçmişindeydi.

Teomanın gözü Arasın boynundaki kolyeye kaydığında aklına bi'şeyler gelmişcesinde şeytanca sırıttı. Aras Teomanln bakışlarını boynunda olduğunu fark edince düşüncelerini bir kenara koydu. Bakışlarını sertleşdirdi. Teoman eliyle kolyeye dokunmak istediğinde Aras Teomanı sertçe itti.

"Aklından bile geçirme." Diyerek Teomanın açık bıraktığı kapıyı sertçe kapatarak dışarı çıktı. Teoman arkasınca sırıttığını "Geçti bile." Dediğini duymamıştı tabiikide.

Arastan:

Kolidorda kendi-kendime geziyordum. Ne sınıfımı biliyordum,ne kaldığım yeri biliyordum,öylesine gidiyordum işte.

İlk önüme çıkan kişiyi hemen durdurdum.

"Merhaba, 11B neresi acaba?"

Kız elindeki telefonu kapatarak yüzüme baktı. Gülümseyerek

"Merhaba. Ben o sınıfta okuyorum. Gel beraber gidelim." Dedi.

Kafamı sallayarak onayladım. Biz birinci kattaydık, fakat sınıfmız üçüncü kattaydı. Yol boyu kız konuşmuştu ben dinlemiştim.

"Bu arada ben Deniz." Kız önüne gelen saçlarını arkaya savurarak elimi uzatdı. Sebepsizce kız çok samimi gelmişti bana. Benim tam aksimdi.

"Aras." Elini sıkarak mırıldandım.

Sınıfa ulaştığımızda Deniz veda ederek gözlüklü çocuğun yanına gitti. Bense yerime geçmek üzere addımlayacaktım ki kolyemin boynumda olmadığını fark ettim.

Kolyem yoktu!

Panikle dışarı çıktım bütün koridoru dolaşacaktım. O kolye kayb olsaydı kendimi aff etmezdim. O kolye için herşeyi yapardım....

Bıkkınlıkla az önce girdiğim soyunma odasını da aramaya başladım. Dolaplara baktım,kapının kenarlarına,halının altına bile baktım fakat yoktu.

Nefes-alış verişlerim hızlanmıştı. Şuan sinir krizi geçire bilirdim. Sinirle yüzümden akan ter damlasını silerek yerde oturdum. Koridor boyu koşmaktan ayaklarımı hiss etmiyordum.

Etrafı bulanık görmeye başladığımda gözlerimi sildim. Gözlerim dolmuştu.

Aniden kapının açılmasıyla bakışlarım kapıya gitti. Sarışın saçı gördüğüm anda tanıdım.

Gözlerim bulanık görüyordu. Tam göremiyordum. Önümde gelip çöktüğünde gözlerimi Tişörtüme sildim.

Sarışın elindeki şeyi sallamaya başladı. Elindeki şeyi incelediğimde bunu kolyem olduğunu gördüm. Elinden çekip alacaktım ki kolyeyi cibine attı.

"Nasılsın Araz'cığım?" Yüzüme yaklaştı ve sırıtarak sordu.

"Ver onu bana," dedim dişlerimin arasından. Sakin kalmaya çalışıyordum. Okuldan atılsam,kardeşimi bulma ihtimalim aşağı düşerdi.

Derinden sinirle iç çekerek yakasına yapışarak geriye ittim. Sinirden gözlerimin kızardığına emindim. Ellerinden tutarak yere yasladım.

Yazardan:


Aras anında onun üzerine çıktı, dizleriyle Teoman'ın kollarını sabitlemeye çalışarak hareket alanını kısıtladı.


​Teoman, sırtının yere çarpmasıyla kısa bir an nefesini kaçırsa da yüzündeki o sinir bozucu tebessümü tamamen kaybetmedi.

Aksine, Aras'ın bu ani patlaması ve aralarındaki bu ani yakınlık onu şaşırtmış ama bir o kadar da keyiflendirmişti. Gözlerini Aras'ın öfkeden çakmak çakmak olmuş gözlerine dikti.


​Aras, Teoman'ın üzerinde dengede durmaya çalışarak hızla ellerini onun ceketinin ve pantolonunun ceplerine doğru attı. Teoman ise tamamen teslim olmuş gibi davranmıyordu. ellerini serbest bırakmaya çalışarak Aras'ın bileklerini yakaladı. Aras bileklerini ondan kurtarmak için hamle yaptıkça, ikisinin bedeni birbirine daha da yaklaşıyordu.

​"Bırak beni! Ver şunu!" diyerek Aras, Teoman'ın ceketinin sağ cebine elini daldırdı. Ama içi boştu.

​"Orada değil," dedi Teoman, kalçasına baskı yapan Aras'ın ağırlığına karşı göğsü hızla inip kalkarken. Bakışları, Aras'ın sinirden kızarmış yüzünde, darmadağın olmuş saçlarında gezindi. "Bulmak için biraz daha çabalaman gerekecek."

​Aras hırsla diğer cebe yöneldi. Bu sırada Teoman, ani bir hareketle Aras'ın belini kavrayıp onu biraz daha kendine doğru çekti.d Aras'ın göğsü Teoman'ın göğsüne çarptı. Aralarındaki mesafe o kadar azaldı ki, Aras onun sıcak nefesini yüzünde hissetti.

​"Ne yapıyorsun be?!" diye bağırdı Aras, bir eliyle Teoman'ın omzundan destek alıp kendini yukarı doğru iterken, diğer eliyle inatla pantolon cebini kurcalamaya devam ediyordu.

​Biranda Aras'ın gözü parladı.

"Buldum" diye mırıldandı zaferle. Zinciri kavrayıp cebinden dışarı doğru çekti.

Arasın gözleri bir anda kapandı.
Teoman yazılan kolyeyi görünce sinirle iç çekip kolyeyi yere fırlattı.

"Süprizz" Teoman sırıtarak keyifle kolyeyi işaret ederek bağırdı. Arada bakıp gülmeye başladığında Aras daha dayanamadı,üstüne atılarak yakasına yapıştı.

"O KOLYEYE ZARAR VERİRSEN,GEBERTİRİM SENİ!"

"Oo heycanlandırıyorsun benii." Teoman sırıtarak Arasın yüzüne yaklaştı.

Eğer tutsa devam yazarım.❤️

Sarışın//TeoarStories to obsess over. Discover now