1. Ruh kapısı:- 7 ceset

38 4 38
                                        

//Felix//

Onlar her yerde, ben ilk defa kurtulamıyorum... Peki ben kim miyim?

Ben Lee Felix ve özel biriyim küçüklüğümde bir tapınakta yetiştim abim de benimle yetişti bu bizim aile lanetimizdi daha doğrusu doğan her erkek çocuğunun başına bu gelir. Neyse tapınakta kalmamızın nedeni de hayali varlıklar görmemiz, onlar gerçek.

İyi ve kötü ruhlar vardır ve benim yetiştirilme amacım, görevim iyi ruhların ruhunu serbest bırakıp kötü ruhları da yok etmektir.

Ama şuan sikik ve terk edilmiş bir AVM'de kötü ruhların arasında resmen ölüyorum ve çıkış bulamıyorum... Kahretsin! Biri yardım etsin!

//Hyunjin//

Tanrım şaka mı bu? 7 ceset bir ağaca asılı, gözleri ve ağzı dikili. Hangi cahi bunu yapar ki? "Hey, Minho" diye seslendiğim an Jisung'la uğraşmayı bırakıp yanıma geldi. "Buyurun komiserim" dedi "Minho, kurbanların herhangi bir ortak noktası var mı?" "Maalesef komiserim doğum günlerine kadar farklı, hiçbir ortak nokta bulamadık." dediği zaman şaşırdım çünkü katil bu insanları rastgele seçmiş olamazdı.

Acaba katille kötü geçmişi mi vardı bu insanların? "Minho o zaman ağacın etrafını ara belki katil bişey düşürmüştür o sırada ekibe söyle de cesetleri anatomi kontrolüne göndersinler en geç akşama kadar anatomi raporlarını istiyorum, siz bunları yaparken ben de o sırada AVM'yi arayacağım belki bir tanık veya şüpheli bulurum." Minho başıyla onayladıktan sonra bende 2. kata çıkan merdivenlere yöneldim


//Felix//


"Kahretsin bırakın beni!" diyordum çaresizce tam o sırada birinin varlığını hissettim. Ruhlar teker teker dağıldı ve yavaşça gözümü açtım ve karşımda o vardı kurtarıcım... Bu adam da kimdi? Arkama baktığımda az kalsın aşağı kata düşeceğimi ama son anda onun geldiğini anladım.

"İyi misin sen? Az kalsın aşağı düşüyordun, ayrıca kim seni bıraksın? Deli misin kendi yoksa kendi kendinle konuşmayı mı seversin?" Bu dediği beni güldürmüştü ama ona ruhlar hakkındaki gerçeği söyleyemedim, en azından şimdilik. Büyük ihtimalle madde aldığımı düşünürdü ve ben de hapislerde çürürdüm o yüzden sadece "Kendi kendime konuşmak hobimdir" diyip ona sarıldım

"Ben oyuncuyum da rolüme çalışıyordum kendimi fazla kaptırmışım beni kurtardığın için sağol" dedim. "Ayrıca burda neden çalışıyorsun diye soracaksınızdır... stüdyodan atıldım ve burası da terk edildiği için sessizdi...hatlar çekmiyordu o sırada bi saldırıya maruz kaldım. Biri gelip gözümü ve ağzımı dikmeye çalıştı sonra ben ona karşılık verince gitti koluma bu sıyrık attığı için o kanı görünce bayılmışım, daha yeni uyandım ama aklıma eğer çalışmazsam atılacağım geldi o yüzden çalışmaya başladım o sırada da kendini kaptırmışım işte komiserim"

"Ne? Saldırganın yüzünü gördün mü peki?" dedi "Hayır sadece sarı saçlıydı ve saçı kısaydı." dedim yaşadığım şeyler gerçekti sadece kandan bayılmam gerçek değildi.


//Hyunjin//

Bu çocuk kimdi bilmiyorum ama işime yarayabilecek şeyler biliyordu o yüzden onu tanık yapmalıydım. "Benimle karakola gelmeniz gerek beyefendi, sizi sorguya almamız lazım." O sessizde başıyla onayladı ve peşimden gelmeye başladı.

Sorgu yapıldı....

Sorgu bittiğinde ismini de öğrenmiştim Lee Felix... ama sonuçta o benim tanığımdı, fazlası değil... Neyse bir abisi olduğunu öğrendim onun ismi de Bang Chan'dı ve o bir avukattı, kendine özel ofisi de vardı. Bir gün onla da konuşmaya gitsem iyi olur. O sırada Felix konuştu "Şey... Komiser bey acaba bugün sizin evinizde kalsam ya hala katilin hedefiysem diye korkuyorum da."

İlk ne diyeceğimi bilemedim ama sonra tek tanığımın o olduğunu hatırladım ve kabul ettim nedenini bilmediğim şekilde buna çok sevindi. Bu çocuk neydi böyle??

...

İşim bitene kadar sorgu odasında oturup beni bekledi sonra da işim bitince onun yanına gittim ve seslendim "Felix ben bugün işe taksiyle geldim de taksi çağırmamı ister misin?" dedim "Gerek yok benim motosikletim var birlikte gideriz, Hwang bey" diye cevap verdi ama benim tek takıldığım bişey vardı...

Hwang bey ha?

Kalbim nedensizce hızlandı ismim onun dudaklarına çok yakışmıştı. Ah! Tanrım! Ne düşünüyorum?!

O sırada çok düşünmüş olmalıyım ki Felix bana seslendi "Komiser bey ne zaman geleceksiniz acaba?" çoktan dışarı çıkmıştı ve ben de hemen arkasından koşup ona yetiştim.

O da o sırada motora oturdu ve çalıştırdı ben de arkasına oturdum ama kollarımı arkaya kenetledim Felix'i rahatsız etmek istemiyordum. Güneş batmaya başlamıştı, hava hafif esiyordu, gökyüzü pembe görünüyordu ve ortama derin bir sessizlik hakimdi.

Bu sessizlik ölüm sessizliği mi yoksa güzel bir haberden önceki sessizlik mi bilemem ama yakında öğrenecektim çünkü sonuçta birinizden biri eninde sonunda konuşacaktı. Ve tahmin ettiğim gibi oldu "Oraya tutunursan düşersin bana tutun." Bunu yaparsam kalbimin hızlı attığını hissedeceği için ilk başta sadece parmaklarım ile onun gömleğini tuttum.

Buna sinirlenmiş olacak ki iki kolumu da alıp kendi beline sardı ve "Amma da abarttın he, çok nazlıymışsın sen senin nazını kim çekiyor? Bu gidişle hepsini ben çekeceğim gibi Hwang Hyunjin." dedi.

Onun ağırbaşlılığı çok hoşuma gidiyordu acaba onu altıma alsam ne kadar ağırbaşlı kalabilirdi? Hay amına koyayım! Bu tarz şeyler düşünmeyi bırakmam lazım!

...

//Felix//

Eve geldiğimizde kurt gibi açtım bu yüzden mutfağa yöneldim ve dolabı açtım ve arkadan bir ses geldi hatta...ensemden... "Aynı zamanda da hırsız mısınız siz Lee Felix? İlk keşke izin alsaydın gerçi gerek yok, kendi evinmiş gibi takıl."

Şuan çok yakın olduğumuzu yeni fark ettim o sırada Hyunjin hareketlenerek geri çekildi ve bir telefon konuşması yapmaya gitti. Tek duyabildiğim şey 'otopsi sonuçları' sözcükleriydi.

Konuşması bitince bana dönüp güldü ve odasına çıktı ama hemen sonra elinde yorganla geri döndü ve onu güzel güzel koltuğa serdi. Bunları yaptıktan sonra bana döndü "Sen burda kalacaksın burası da yatağın."

Aslında fena görünmüyordu, gayette rahattı. Ben yatağa kurulduktan sonra Hyunjin de odasına gitti ve o da yavaş yavaş uykuya daldı...

Bence güzel oldu da ilk bölüm olduğu için biraz kısa yaptım😘

(BU KELİMELERİ KİM YEDİ YA??)

yorum yazın bakim güzel olmuş mu olmamış mı bı de yazım yanlışlarını söyleyin plsss 🥺🥺

Godness Bless Your Life Stories to obsess over. Discover now