Bölüm 1

3 0 0
                                        

Herkese selammm. İlk defa kitap yazıyorum ve açıkçası heyecanlıyımm. Uzatmayacağım, iyi okumalarr🫶🏻

~~~

İlk defa bir çekim bu kadar sorunlu geçmişti. Makyajım yapılırken malzemeler dağılmıştı, giyeceğim elbisenin beli yırtılmıştı, herkes bir-birine sinirli davranıyordu.Bu bir işaretmiydi bilmiyordum ama yarına sağlam çıkmak tek isteğimdi. Çalışanlar bir taraftan stüdyoyu hazırlıyor, diğer taraftan yüzüme son dokunuşlar yapılıyordu. Yanımda da hep olduğu gibi arkadaşım Çağla vardı. En büyük destekçim.

"İçimde garip bir hiss var, Çağla" dedim. Yüzüm endişeli bir hal almıştı. Çağla kaşlarını çattı ve başını omzuna yatırdı. "Nasıl bir hiss?" diye sordu merakla.
"Bilmiyorum, sanki.."

"Ayça hanım, sizi şöyle alalım lütfen" dedi menajerim. Derin bir nefes verip Çağlaya baktım ve ayağa kalkıp stüdyoya geçtim. "Mavi gözün altına biraz daha parlatıcı sürün","Allığı azaltın biraz".. Ve gibileri. Sonunda fotoğraf çekmeye başlamıştık. Bir kaç saat sonra dergi kapağı için hangisinin uygun olduğunu seçmeye başladılar. Çekimler bittiği için rahatlıkla hazırlanıp stüdyodan çıktım. Menajerim de beni takip etti.

Çıktığım gibi flaşların patlaması bir oldu. Kameralar, mikrofonlar,bin türlü soru. Güvenlik önüme geçti korumak amaçlı. Bende bu fırsatı fullanarak aradan sızdım ve hızlı hızlı yürüdüm.

Menajerimin arkamdan seslendiğini bile duymadan ordan uzaklaştım. Elimdeki telefonu açtım. Babamın yarım saat önce attığı mesaj hala ekranda duruyordu.
"Eve gel. Konuşmamız gereken önemli bir konu var."
Babam normalde böyle mesajlar atmazdı.

Kaldırımda hızlı adımlarla ilerlerken bir yandan da gelen yeni mesajları okuyordum.
Tam o sırada sert bir şekilde birine çarptım.
Telefonum elinden kayıp yere düştü.

"Of ya!"

Sinirle başımı kaldırdım.
Karşımda uzun boylu, koyu kumral saçlı, siyah gömlek giymiş bir adam duruyordu.
Adamın yüzünde en ufak bir özür ifadesi yoktu.
Bu,sinirimi daha da bozdu.

"Önüne bakarak yürümeyi bilmiyor musun?"

Adam tek kaşını kaldırdı.

"Asıl sen telefona bakıyordun."

Yere düşen telefonu alırken homurdandım.

"Bir de haklı çıkmaya çalışıyor."

Adam kollarını göğsünde birleştirdi.

"Çünkü haklıyım."

"Harika.." Gözlerimi devirdim. "Bir de kendini komik sanan tiplerden."

Adamın dudaklarının kenarında hafif bir gülümseme belirdi.
Bu gülümseme nedense beni daha da sinirlendirdi.

"Bak, günüm zaten kötü geçiyor." sinirle nefes verdim. "O yüzden yolumdan çekilir misin?"

Adam birkaç saniye beni inceledi.
Bunu fark edince kaşlarımı çattım.

Kurşun ve GüllerStories to obsess over. Discover now