Karadeniz'in üzerinden gelen serin rüzgâr, çay fabrikasının bahçesine asılan yüzlerce ışığı hafifçe sallıyordu.
Fabrikanın önündeki büyük alan yıllardır görülmemiş bir kalabalığa ev sahipliği yapıyordu.
Aylar süren acıların, kavgaların, ayrılıkların ve kayıpların ardından sonunda mutluluk günü gelmişti.
Bugün iki düğün vardı.
Bir tarafta Adil ve Esme...
Bütün engelleri aşarak birbirlerine kavuşan iki âşık.
Diğer tarafta ise İso ve Fadime...
Yarım kalan hikâyelerini yeniden başlatmaya hazırlanan iki kırık kalp.
En azından herkes öyle sanıyordu.
-
İso siyah damatlığının içinde sürekli Fadime'ye bakıyordu.
Gözlerini ondan alamıyordu.
Beyaz gelinliğinin içinde öylesine güzeldi ki...
Sanki bütün geceyi aydınlatan ışıklar onun etrafında toplanmıştı.
İso'nun içindeki bütün yaralar, bütün korkular o gece ilk kez susmuş gibiydi.
Fadime istemiyor diye anasını, Zarife'yi bile düğününde istememişti.
Yüzünde çocukça bir mutluluk vardı.
Aylar sonra ilk kez geleceğe dair umut kuruyordu.
Fadime ise bambaşka bir savaş veriyordu.
Gelinliğinin altında titreyen ellerini kimse görmüyordu.
Ama günlerdir kararını vermişti.
Bu düğüne evlenmek için gelmemişti.
Bu düğüne vedalaşmak için gelmişti.
Uzaktan onları izleyen Eleni huzursuzdu.
Sessizce Oruç'un koluna tutundu.
"Korkuyorum."
Oruç şaşırdı.
"Neden?"
Eleni gözlerini Fadime'den ayırmadan konuştu.
YOU ARE READING
Kefaret
FanfictionKefaret... İsmail Furtuna'nın hayatını tek bir kelimeyle özetleyecek olsaydık... TBD sezon finali bölümü ve sonrası...
