BÖLÜM 1 -
Yağmur otobüs camına sertçe vuruyordu. Gökyüzü sanki günlerdir biriktirdiği bütün karanlığı Varelis'in üstüne bırakıyordu.
Lina başını cama yasladı. İçinde garip bir huzursuzluk vardı. Bu kasabaya gelir gelmez yanlış bir şeyler olduğunu hissetmişti.
Şoför dikiz aynasından ona baktı.
"İlk kez mi geliyorsun buraya?"
Lina kısa bir şekilde başını salladı.
Adam birkaç saniye sustu. Sonra ciddi bir sesle konuştu.
"03:17'de dışarı çıkma."
Lina kaşlarını çattı.
"Neden?"
Adam cevap vermedi.
Otobüs yavaşça sisin içine girdiğinde Lina telefonunu çıkardı. Ekran bir anda karardı.
Telefon kapanmıştı.
"Şaka mı bu?"
Tam telefonu çantasına koyarken yolun ortasında birini gördü.
Siyah kapüşonlu bir çocuk.
Hareketsizce durmuş ona bakıyordu.
Otobüsün farları yüzünü aydınlatınca Lina'nın nefesi kesildi.
Çocuğun gözleri tamamen siyahtı.
Bir saniye sonra otobüs ilerledi ve çocuk ortadan kayboldu.
Lina hızla arkasını döndü ama kimse yoktu.
-
Kasabaya vardığında hava daha da soğumuştu.
Varelis normal bir yere benzemiyordu. Eski binalar, boş sokaklar ve titreyen sokak lambaları vardı. İnsanlar sessizdi. Kimse kimseye bakmıyordu.
Lina bavulunu alırken yaşlı bir kadın ona çarptı.
Kadın aniden durdu.
Lina'nın bileğine baktı.
Yüzü korkuyla değişti.
"İşaret..."
Lina anlamadı.
"Ne işareti?"
Kadın titreyen sesiyle konuştu.
"Senin burada olmaman gerekiyordu."
Tam o anda arkadan bir erkek sesi geldi.
"Yeter."
Lina arkasını döndü.
Otobüste gördüğü çocuk oradaydı.
Bu sefer gözleri griydi.
Siyah saçları dağılmıştı. Yüzü soğuktu ama dikkat çekiciydi.
Kadın korkmuş gibi geri çekildi ve hızla uzaklaştı.
Çocuk Lina'ya baktı.
"Yeni kız."
Lina sinirli bir şekilde karşılık verdi.
"Beni tanıyor musun?"
Çocuk hafifçe sırıttı.
"Hayır. Ama seni bekliyorduk."
Lina'nın içi ürperdi.
"Siz kimsiniz?"
Çocuk cevap vermedi.
Sadece birkaç saniye boyunca gözlerinin içine baktı.
Sonra sessizce konuştu.
"Aras."
"Ne?"
"Adım."
Lina istemsizce başını salladı.
"Ben Lina."
Aras ona yaklaşınca Lina geri çekildi.
Aras'ın sesi düşüktü.
"Burada gördüğün şeylerden korkacaksın."
Lina kaşlarını çattı.
"Ben kolay korkmam."
Aras hafifçe gülümsedi.
"O zaman uzun yaşayamazsın."
Sonra arkasını dönüp yürüdü.
Lina olduğu yerde kaldı.
Kalbi çok hızlı atıyordu.
-
Gece olmuştu.
Lina yeni evindeki odasında tek başına oturuyordu.
Ev fazla sessizdi.
Eski saatin tik tak sesi sinir bozucu olmaya başlamıştı.
Tam yatağa uzanırken telefonu titredi.
Bilinmeyen Numara.
Mesajı açtı.
"UYUMA."
Lina'nın içi ürperdi.
Bir mesaj daha geldi.
"Rüyalarında seni buluyorlar."
Tam o sırada ışıklar gitti.
Oda karanlığa gömüldü.
Lina ayağa kalktı.
Kalbi deli gibi atıyordu.
Üst kattan ses geldi.
TAK.
TAK.
TAK.
Birisi yürüyordu.
Ama evde yalnızdı.
Lina yavaşça kapıya yaklaştı.
Sesler durdu.
Bir anda telefonunun ekranı kendi kendine açıldı.
Saat 03:17'ydi.
Ve aynanın içinden bir gölge geçti.
Lina korkuyla geri çekildi.
Tam çığlık atacaktı ki kulağının dibinde bir ses duydu.
"Arkana bakma."
Bu Aras'ın sesiydi.
Ama Aras burada değildi.
Lina nefesini tuttu.
Ve yavaşça aynaya baktı.
Arkasında...
İnsan olmayan bir şey duruyordu.
YOU ARE READING
03:17
ParanormalVarelis sıradan bir kasaba değildi. Gece saat 03:17 olduğunda sokaklar sessizleşiyor, gölgeler hareket etmeye başlıyordu. Lina, taşındığı bu kasabada gördüğü kabusların gerçek olduğunu fark eder. Ama onu en çok korkutan şey, karanlığın içindeki yara...
