Derler ki evvel vakitlerde, güllerin rengi yalnız kızıl imiş; zira her gül, aşkın ateşiyle açarmış.
O diyarlarda kalbi tertemiz bir genç yaşarmış. Sevdasını dile getirmeye cesaret edemez, gönlünde saklarmış.
Bir gün kırların ortasında, dikenler içinde açan bir gülün başına varmış ve demiş ki: "Ey gül, eğer sevda yalnız ateşten ibaret değilse, bana bir nişane ver."
O anda rüzgâr susmuş, vakit ağırlaşmış. Rivayet olunur ki gökten ince bir ışık süzülmüş, gülün üzerine düşmüş. Kızıl yapraklar yavaşça rengini yitirip bembeyaz kesilmiş. Ne ateş kalmış ne de hırs... Geriye yalnızca saf bir sevda kalmış.
O günden sonra beyaz gül, dile getirilmeyen ama en temiz hâliyle hissedilen aşkın simgesi sayılmış.
Ve denir ki, bir beyaz gül kime sunulursa, sözlerden öte bir hakikat taşır: Kalpte kir yoksa, sevda en sessiz hâliyle bile anlaşılır.
***
12.sınıfın,insanı en çok yoran şeyi, dersler ve stres değildi.Sabah erken kalkmaktı!
Ne kadar derslerime önem versem de,sabah erken kalkmak bana çok zor geliyordu.Tatlı uykumdan uyandırılmak...Kötü.Acı verici.
Ama eninde sonunda o yataktan kalkacağımı biliyordum.Daha fazla sızlanmanın faydası olmayacağını bildiğim için,ağır ağır doğruldum yataktan.Biraz olsun ayılmak için,başucumdaki komodinin üstünden telefonumu aldım elime.Bildirim gelen tek kişi, Selin'di tabii ki.
Selinimm:Uyandın mı?
⁰⁷:⁴¹
Selinimm:Uyan artık fadime??
⁰⁷:⁴²
Selinimm:Şu an 1661.rüyanı gördüğüne yemin edebilirim.
⁰⁷:⁴²
Selinimm:UYAN ARTIK FADİME.
⁰⁷:⁴³
Siz:2 dakika sabret kızım uyandık işte
⁰⁷:⁴⁷
Siz:Bi şey mi oldu
⁰⁷:⁴⁷
Selinimm:Yo olmadı
Selinimm:Öyle yazayım dedim
⁰⁷:⁴⁷
Siz:okulda konuşalım o zaman şimdi hazırlanmam lazım
Siz:Yüzümü bile yıkamadım
⁰⁷:⁴⁷
Selinimm:İyi madeem
⁰⁷:⁴⁸
Telefonu komodinin üzerine bırakıp yavaşça kalktım yataktan.Odamın kapısını açıp, tuvalete doğru yürüdüm.
İşlerimi hallettikten sonra üstümü giyinip,yatağımı da topladıktan sonra saçımı ve okulda belli olmayacak derecede bir makyaj yaptım.Çalışma masamın yanından çantamı alıp,kahvaltıya indim.
***
Nefes nefese oturdum sırama.Sabah sabah 3 kat merdiven çıkmak benim içim ölüm gibiydi açıkçası.Oyalanmadan çantamın kollarını omuzlarımdan düşürüp,arkamı dönüp çantamın fermuarını açtım.Kitabımı arıyordum ama bir türlü bulamıyordum.Evde mi unutmuştum acaba?Sıramın altına bile baktım ama orada da yoktu.Kitaplarım benim için gerçekten çok değerliydi,sıkıntıyla oflayıp kollarımı birbirine kavuşturarak sertçe arkama yaslandım.
Tam o sırada,sınıf kapısından içeri Selin girdi.Selin'i görünce hafifçe tebessüm ettim,elimi havaya kaldırıp yanıma gel anlamında 2 kere salladım.Hızlı adımlarla geldi yanıma.
KAMU SEDANG MEMBACA
Saplantı | İsFad
Fiksi PenggemarBazı sevdalar bağırmazdı. Bir kitabın arasında kurur, bir bakışın içinde saklanır, yıllarca tek bir isimde yaşardı. Aynı çiçekler gibi.
