1-YILLAR SONRA HATIRLANAN

7 1 0
                                        


GEÇMİŞİ HATIRLAMANIN BEDELİ

    SEZEN AKSU

-   FİRUZE

 Önce her şey çok güzeldi. Zaten rüyalar hep  böyle başlardı. İnsan başına kötü bir şey geleceğini  anlamazdı hemen. Kalbi huzurla dolarken bile içinde ince bir bir korku dolaşırdı. Ben o korkuyu onun gözlerine bakınca hissettim. Rüyadayken dünya daha sessizdi. Perdeler beyaz, güneş sıcak sevdiklerimin sesi daha yakındı. Ben olmak istediğim yerde kavalyemin kollarındaydım.

Ellerim ellerindeydi. Üstümüzde mezuniyet kıyafetlerimiz, yüzümüzde soluk maskeler. Müziğin ahengine göre dans ediyorduk. Her dönüşümüzde ayağımın altındaki zemin bazen okul koridoruna, bazen çocukluğumdaki evin bahçesine dönüşüyordu. O bahçede gözlerim limon ağacının altında sırtı bana dönük çocuğa kayıyordu. Sonra o da, bahçede yok oluyor sadece uzaktan gülme sesleri geliyordu. 

Kavalyem gözlerimin içine baktı.

''Çok güzelsin. Her baktığımda kalbimi hızlandıracak kadar çok güzelsin Hilal. Sana tekrar çok teşekkür ederim.''  dedi. 

Sözleri kalbime dokundu. O an etraf sessizleşti, sadece nefesinin sıcaklığını hissediyordum. Elini yüzümden çekti. Gözlerinde anlamlandıramadığım bir telaş vardı; sanki kelimeler boğazında düğümlenmişti. Başımı hafifçe yana eğip, ''Neden teşekkür ettin?'' diye sordum. Sesim titremişti; cevabını duymaktan korkar gibiydim. Gözleri boynumda dolandı, sonra bir anlığına uzaklaştı. Arka fonda çalan anlamsız şarkı, o anın sessizliğini daha çok derinleştiriyordu. Sanki dünya bir anlığına durdu. Sadece nefeslerimiz birbirine karıştı. Ilık bir bahar akşamının sinesine çekilmiş, zamandan, mekândan ve insanlardan bağımsız bekliyorduk. Çalan şarkılar değişiyor, yanımızdan insanlar gülüp geçiyor ama kavalyem sessizlik içinde bana bakıyordu.

Çocukluğumun en güzel anları geçti gözümün önünden. O masum günlerdeki gülüşler, annemin sıcak sesi, babamın koruyucu bakışları... Hepsi bir anda zihnimde canlandı. O an, geçmişin huzuru ile bugünün karmaşası birbirine karıştı. Karşımda duran adamın gözlerinde, çocukluğumun hayalini gördüm; yıllardır içimde büyüttüğüm o saf sevgiyi. Bir anlığına zaman durdu, sadece duydum. O an fark ettim; bazı duygular çocuklukta doğar ama büyüdükçe şekil değiştirirdi. Onu her gördüğümde içimde kıpırdayan heyecan, artık bir hayal değil, gerçeğin ve geçmişin ta kendisi olmuştu. Korkuyordum, çünkü bu kadar güzel bir anın sonsuza kadar sürmeyeceğini biliyordum.

''Hayatım? Hala soruma cevap vermedin. Neden teşekkür ettin?''

''Şu kısacık zamanda hayatıma onlarca şey sığdırdın. Hayatımızda neler değişir bilmiyorum ama seni hep seveceğimi sakın unutma Hilal.''

O an gözlerimi ondan ayıramadım. Söylediği her kelime içimde yankılandı, sanki kalbimin duvarlarına yazılıyordu. Zamanın durduğu o anda, geleceğin ne getireceğini bilmiyordum ama bir şeyden emindim: bu an, hayatımın en saf, en gerçek duygusuydu. Benden gidecekti. Gülümsemeye çalıştım, ama içimde tuhaf bir hüzün vardı.

"Neden veda edermiş gibi konuşuyorsun sevgilim? Önümüzde birlikte yürüyeceğimiz uzunca bir yol var."

Kolları bedenimi sardı, sarmaşık misali. O kadar sıkı sarıyordu ki gitmesinden korkuyordum. Kalan insan böyle sarılır mıydı? İncitecekmiş gibi...

Ayağımdaki topuklular bir yandan acıtırken, şimdi kalbime bir sızı girmişti. İçimden bağıra çağıra ağlamak geliyordu. Kollarını itip yüzüne baktım. Kırmızıya çalan gözleri içimi ürpertti. Kalbim heyecanını yitirmiş korkuyla çarpıyordu artık.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jun 14 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

SARMAŞIKBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin