Yeni hikayem "Aramızdaki Deniz"e hoş geldin.
Bu hikayede seni, güneşin teni kavurduğu sıcak yaz günlerine, tuzlu rüzgarlara ve kalbin ritmini değiştiren o ilk gençlik heyecanlarına davet ediyorum. Kumsal ve Deniz’in arasındaki o uçsuz buçaksız mesafelerin, bir yaz akşamında nasıl birer birer kapandığına hep birlikte şahit olacağız.
Umarım sayfaları çevirirken o deniz kokusunu duyar, karakterlerimin hissettiği her krampı ve her çarpıntıyı kalbinde hissedersin. Bu yolculukta yanımda olduğun için teşekkür ederim.
Keyifli okumalar dilerim. Maviliklerde buluşmak üzere! 🌊✨
🌊
Anne! Ben sahile iniyorum, biraz yüzeceğim! Akşam site toplantısından önce dönerim merak etme!
Tamam kızım, güneş kremini sürdün mü? Bak omuzların yine soyulmasın! Çok da açılma, bugün rüzgar var diyorlar!
Sürdüm anne, sürdüm! Havlumu aldım, çıkıyorum ben! Görüşürüz!
Siteden çıkıp deniz kenarına kumsala dogru yürüdüm ve eşyalarımı yaz Çantamdan çıkardım tek tek .
Of, kumlar şimdiden yanmaya başlamış. Havluyu şu iskelenin uzağına, sakin bir yere sereyim. Kimseyle uğraşacak halim yok, sadece biraz huzur... Hah, burası iyi. Kulaklıklar tamam, gözlükler tamam. Şimdi biraz serinleme vakti.
Su harika... Kıyıda kalmak yetmeyecek bugün. Şu dubalara kadar gidip gelsem yeter. Hem biraz form tutmuş olurum. Hadi bakalım.
Beyler, şuna baksanıza. Şu kız bayağı iyi açıldı, profesyonel falan herhalde. Hiç durmadan kulaç atıyor.
Hangisi? Şu ilerideki mi? Harbiden, dubaları geçti neredeyse. Ama bir saniye... Neden durdu o?
Bilmiyorum, yoruldu herhalde. Ama... Hey! Kolunu sallıyor, baksanıza!
Şaka mı yapıyor bu? Deniz, baksana kıza, sanki batıp çıkıyor!
Şaka falan değil bu, boğuluyor! Çekilin önümden, sakın arkamdan gelmeyin! Panik yaparsa ikimizi de aşağı çeker, ilk yardım biliyorum ben!
Deniz oturduğu şenzonktan kalkıp denize doğru koşarak hemen denizin içinde girdi kumsalın yanına hıphızlı uzanıp kollarını belinden tutup denizin yukarısına kaldırdı.
Sakın bana sarılma! Sakın üzerime çıkmaya çalışma! Sadece omuzlarıma tutun! Duyuyor musun beni? Nefes al!
(Öksürerek) Bacağım... Bacağıma bir şey oldu! Hareket ettiremiyorum!
Tamam, sakinleş! Buradayım, tutuyorum seni. Başını yukarıda tut. Sadece nefes almana odaklan. Bırak kendini bana, tamam... Kıyıya gidiyoruz. Az kaldı, dayan!
Şöyle, yavaşça uzan şu şezlonga. Tamam, derin nefes al. Geçti, kıyıdayız artık. Korkma.
(Nefes nefese) Çok... Çok teşekkür ederim. Bir anda bacağıma öyle bir kramp girdi ki, dünyam karardı resmen. Hiç çıkamayacağım sandım.
Şuraya bak, bembeyaz olmuşsun. Teşekkür etmeyi bırak da nefes almana bak. Tek başına o kadar uzağa gitmek akıl kârı mı senin için? Kimsin, necisin? Daha önce bu sitede hiç görmedim seni.
Ben... Ben Kumsal. Ailemle bu sabah geldik. Tatilin ilk gününden böyle bir şey yaşayacağım hiç aklıma gelmezdi. Gerçekten, hayatımı kurtardın. Adın ne senin?
Deniz. Deniz Karahan. Karşı bloktan. İskelede arkadaşlarla oturuyorduk, bir an ritmin bozulunca anladım bir şeyler olduğunu. Şanslıymışsın ki o an kafamı çevirmişim.
Deniz mi? İsmin gibi çok derinden gelip kurtardın beni. Memnun oldum Deniz, her ne kadar bu şartlarda olsa da...
Memnun olmak için biraz kötü bir zamanlama. Ama Kumsal Hanım, isminizin hakkını verip kumsalda kalsaydınız şu an ciğerleriniz su dolu olmazdı.
Ne kadar kabasın! Ben orada canımla uğraşıyordum, sen gelmiş dalga geçiyorsun. Hayatımı kurtardın diye her şeyi söyleme hakkını mı kazandın yani?
Kabalık değil bu, gerçekçilik. Eğer o iskelede olmasaydım şu an hastanede olurdun. Bacağını uzat bakalım, hala titriyor.
Dokunma lütfen, kendim hallederim. Biraz dinlenince geçer.
İnat etme Kumsal. Kasın düğümlenmiş resmen. İzin ver de gevşeteyim, yoksa bu halde o yokuşu çıkamazsın.
Tamam... Ama sadece biraz. Canımı yakarsan bağırırım, haberin olsun.
Bağırmaya alışkınsın zaten, demin denizin ortasında fena sesin çıkıyordu. Şaka bir yana, akşam site toplantısında babam seni böyle görse bana "neden dikkat etmedin kıza" diye hesap sorardı kesin.
Baban mı? Siz... Siz şu meşhur Karahanlar mısınız?
Evet. Annem sabah bahsediyordu, "Demiralların kızı gelmiş" diye. Demek o meşhur "küçük komşu" sensin.
Demek komşuyuz... Ve sen komşunu boğulurken yakaladın. Harika bir tanışma hikayesi gerçekten. Hiç unutulmayacak cinsten.
En azından "can alıcı" bir başlangıç olduğu kesin. Hadi bakalım, kalkabilecek misin? Koluma tutun, seni eve kadar bırakayım.
Gerek yok, kendim... Tamam, tamam! Bakma öyle, tutunuyorum işte.
Aferin, akıllanıyorsun. Akşam toplantıda görüşürüz "deniz kızı." Ama bir dahaki sefere ayağına palet takmadan o kadar açılma, anlaştık mı?
Görüşürüz Deniz Karahan. Ve bir dahaki sefere ben yüzerken sen iskelede uyuyor ol, sakın yardıma gelme!
ESTÁS LEYENDO
ARAMIZDAKİ DENİZ
FanfictionKumsal, o yaz sadece serinlemek için girdiği sularda aslında kalbinin boğulacağını bilmiyordu. İskeleden gelen o tanıdık ses, bacağına giren keskin kramp ve ardından gelen karanlık... Gözlerini açtığında kucağında olduğu adam, aralarındaki beş yaşl...
