Üniversitenin 3 sınıf öğrencisiydim
Yağmur hafif hafif yağıyordu.
Okul çıkışında herkes koşarken, o şemsiyesiz kalmıştı. Tam o sırada biri yanına yaklaştı ve hiçbir şey
demeden şemsiyesini uzattı… ya zaten otobüs durağı şurası bu sinirle otobüs.
durağına doğru ilerlediler bende arkalarından ilerledim maalesef ki evlerimiz yan yana olduğu için hoşlandığım çocuğu görmemek mümkün değil .
otobüs durağa geldi herkes tıklım tıklım bindiler onlar ileri gittikçe bende gittim iyi izleyebilmek için,
sinir ola ola ilerledim sonra aras'ın yanından ayrıldı kız artık yanına gitmemin bir anlamı kalmamıştı.
"Montumun cebini yokladığımda anahtarımın olmadığını fark ettim. Kesin yolda o sinirle yürürken düşürmüştüm! Evin önüne geldiğimde Geri dönüp bakmak için dışarı çıktığımda Aras’ın da
kapısının önünde bir şeye baktığını gördüm.
Beni görünce gülümsedi. 'Şemsiyeyi veren kızımı arıyorsun?' diye sordum, sesimdeki iğneleyici tona engel
olamayarak .
Aras"
sen beni mi takip ettin sera ?"Arası baştan aşağı süzdüm ne ben mi seni takip edicem evimiz aynı yönde ya hani " Aras : ha öyle diyorsun yani
"iğneleyici bakış atarak he öyle diyorum."
"Aslında Aras'ta beni seviyor da işte araya abim de giriyor maalesef "
Aras, ellerini hırkasının cebine sokup bana doğru bir adım attı. Aramızdaki mesafe azaldıkça yağmurun sesi sanki geride kalıyordu. "pekala," dedi sesi az önceki alaycı tondan sıyrılıp tuhaf bir yumuşaklığa bürünmüştü. tekrar konuşmaya başladı,
"Eğer beni takip etmiyorsan, bu yağmurda neden
kapımın önünde bekliyorsun Sera? Sırılsıklam olmuşsun." Cevap veremedim. anahtar
bahanesini bile unutmuştum o an.
Aras elini yavaşça uzatıp saçımın üzerine düşen bir yağmur damlasını sildi. Dokunuşu o kadar hafifti ki, kalbim göğüs kafesimi zorlamaya başladı.
"O kız..." diye fısıldadı, gözlerimin içine bakarak. "Sadece kuzenimdi. Şemsiyesini zorla elime tutuşturup gitti. Ama benim aklım, arkamda şemsiyesiz yürüyen birindeydi."
Şaşkınlıkla gözlerimi açtım. "Biliyor muydun?"
Hafifçe gülümsedi ve elindeki şemsiyeyi ikimizi de içine alacak şekilde açtı. "Bilmiyordum, hissediyordum. Gel buraya, daha fazla ıslanma." Beni şemsiyenin altına, tam yanına çekti.
Omuzlarımız birbirine değiyordu ve o an yağan yağmurun soğuğu gitmiş, yerini Aras'ın sıcaklığına bırakmıştı.
yanaklarım kızarmıştı utançtan" ee ben a_anahtarı kaybettim aslında belki buraya düşürmüşümdür diye o yüzden duruyordum burda kendimi ondan uzak tutarak.
Aras " ee gel beraber bulalım " yok ben kendim,Bulurum sen geç ıslanma" Olmaz öyle şey," dedi Aras, sesi bu kez daha derinden geliyordu. "Hem sen bu
haldeyken seni yalnız bırakacağımı mı sanıyorsun? Anahtarı nerede düşürmüş olabileceğini beraber düşünelim."
Ben hala itiraz etmeye çalışırken, Aras aniden durdu ve şemsiyeyi tutmayan elini benim omzuna koydu. Bakışları o kadar samimiydi ki, kaçacak yerim kalmamıştı.
"Sera, neden benden kaçıyorsun?" diye sordu Aras. Sesindeki o hafif kırgınlık, benim içindeki tüm savunma
mekanizmalarını bir anda çökertti. "Sadece anahtar yüzünden burada olmadığını biliyorum. Az önceki o kıskançlık dolu bakışın...
Sera" ben mi seni kıskanmışım anahtarı bulmak için geldim işte ne bu kadar
büyütücek şey ve senden kaçmiyorum" "Aras eminmisin hiç öyle gelmedi bana ..
Biraz uzun oldu kusura bakmayın
Sizi seviyorum
Yeni bölümü isteklerinize göre atticam yorum ve beğenmeyi unutmayın 💗
YOU ARE READING
Sera ve Aras ilk adım 18+
Fantasyumarım beğenirsiniz hikayenin bazı bölümlerinde 18 + var rahatsız olan okumaya bilir iyii okumalar 💗
