Arca Krallığı'nın surları, o gece zaferin getirdiği sarhoşlukla sarsılıyordu. Kralın emriyle meydanda yakılan devasa şölen ateşi, gökyüzünü kana boyamış bir dev gibi uğulduyordu. Halk, dumanın isli kokusu eşliğinde dans ederken sarayın yüksek balkonunda duran Saye, parmaklarını mermer tırabzanlara hapsetmişti.
Saye için bu ateş, bir kutlama değil; bir infazdı.
Göz bebekleri, aşağıda yükselen alevlerin her sıçrayışında titriyordu. Göğüs kafesi daralıyor, çocukluğunun en karanlık anısı olan o yangının kokusu genzini yakıyordu. Arkasını dönüp sarayın derinliklerine, o sessiz ve soğuk koridorlara kaçmak istedi. Tam o anda, zihnindeki uğultuyu bölen tok bir ses duyuldu.
"Ateşten korkan bir prenses... Bu, Arca efsanelerine pek uymuyor, öyle değil mi?"
Saye hızla arkasına döndü. Koridorun gölgesinde, üzerinde muhafız zırhı olan ancak duruşu bir askerin itaatinden çok uzak, yabancı bir adam duruyordu. Karanlığın içinde bile parlayan keskin gözleri, Saye'nin üzerindeki titremeyi bir avcı titizliğiyle süzüyordu.
Bu Arel Noyan'dı. Babasının canını aldığı adamın oğlu; kalbindeki intikam ateşini, meydandaki şölen ateşinden daha harlı tutan adam.
Saye, karşısındaki adamın kim olduğunu bilmeden, sadece sığınacak bir gölge arayışıyla ona doğru bir adım attı. "Kimsin sen?" diye fısıldadı sesi titreyerek.
Arel, gölgelerin arasından yavaşça sıyrıldı. Işık yüzüne vurduğunda, dudaklarının kenarında yalancı bir şefkat filizlendi. "Sadece bu kalabalıkta yolunu kaybetmiş bir muhafız, hanımım," dedi. Sesindeki zehir, nezaketinin ardına ustaca saklanmıştı. "Ama görüyorum ki asıl kaybolan sizsiniz. Müsaade edin, sizi bu... aydınlıktan uzaklaştırayım." Arel elini uzattı. Saye, o elin kendisini yıkıma götüreceğini bilmeden, korkusunun verdiği çaresizlikle parmaklarını Arel'in avcuna bıraktı. O temasla birlikte, bir krallığın kaderi ve bir intikamın rotası sonsuza dek değişti. Arel'in elindeki eldivenin soğuk deri dokusu, Saye'nin sıcak ve titreyen tenine temas ettiğinde genç kızın kalbi tekledi. Bu yabancının dokunuşunda, sarayın geri kalanındaki sahte nezaketten farklı bir şey vardı: Bir hükmetme arzusu.
Arel, Saye'yi kalabalığın uğultusundan ve devasa şölen ateşinin ısısından uzaklaştırarak sarayın batı kanadındaki terk edilmiş, loş koridorlara doğru yönlendirdi. Saye, normal şartlarda hiç tanımadığı bir muhafızın peşinden böyle fütursuzca gitmezdi; fakat zihnindeki o yangın anısı, mantığını bir ses perdesi gibi örtmüştü.
"Burası daha güvenli," dedi Arel, sesi koridorun taş duvarlarında yankılanırken. Durdu ve Saye'ye döndü. "Nefesiniz düzene giriyor, Prenses. Oysa babanız aşağıda devasa bir zaferi kutluyor. Sizin ise bu zaferden ödünüz kopuyor."
Saye, sırtını soğuk duvara yasladı. "Ateşten korkmak," diye mırıldandı, sesini bulmaya çalışarak, "bir zayıflık değildir. Sadece... kontrol edilemez bir güce duyulan saygıdır."
Arel, kıza doğru bir adım attı. Aralarındaki mesafe kapandığında, Saye onun zırhından gelen metal kokusunu ve üzerinde taşıdığı tuhaf, ferahlatıcı kokuyu duyabiliyordu. Arel, elini Saye'nin başının hemen yanındaki duvara dayadı ve hafifçe eğildi.
"Kontrol edilemez olan şey ateş değil, Prenses; insanın içindeki o yangındır," dedi Arel, sesi bir fısıltıdan farksızdı ama her kelimesi bir mermi kadar ağırdı. "Babanız o ateşi başkalarının evlerini yakmak için kullanıyor. Bir gün o alevlerin size de sıçrayacağını hiç düşünmediniz mi?"
Saye, bu sözlerin altındaki gizli tehdidi o an kavrayamadı. Arel'in gözlerindeki o dipsiz nefreti, hayranlık uyandıran bir karizmayla karıştırıyordu. "Sen..." dedi Saye, yutkunarak. "Sıradan bir muhafız gibi konuşmuyorsun."
Arel, dudaklarında tehlikeli bir tebessümle geri çekildi. "Haklısınız. Ben sadece iyi bir gözlemciyim." İçinden ise şunu geçirdi: Babanın günahlarını senin gözlerinden okumaya geldim, Saye Arca. Ve bu yangında ilk yanan sen olacaksın.
O gece, sarayın gizli dehlizlerinde iki kader mühürlendi. Biri korkusundan kaçarken kurtarıcısına sığındığını sanıyordu; diğeri ise avını tuzağına düşürmüş bir avcının soğukkanlılığıyla bir sonraki hamlesini planlıyordu.
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.