25.01.2001
O gece bir ses yükseldi. Yeni doğmuş bebek sesi... Minik Lara gözlerini dünyaya açımıştı. Durmadan ağlayan minik bebek annesinin memesini arıyor gibiydi, babası ortalıkta görünmüyordu. Minik Lara'nın annesi yaşlı gözleriyle kapıyı izliyordu. Belki baba gelir diye.
Aradan bayağı zaman geçti. Anne Leyla odaya alındı.
Ama Baba gelmedi.
Minik Lara annesinin göğsünde uyurken bir fişek sesi duyuldu.
Lara Leylanın göğsünde ağlamaya başlamıştı. O fişeğin sesi yakındı. Çok uzak değildi. Kapıda üç yaşında minik bir erkek çocuğu belirdi. Yanında cüsseli bir asker.
Asker otuz beş yaşlarında vardı. İsmi Erdem idi.
İçeri girip anne Leylanın omuzuna dokundu.
Leyla gözlerindeki yaşlarla Erdem'e baktı.
Bunun tek bir anlamı vardı... Can kaybı.
Erdem bebeği görünce gözlerinden bir yaş aktı. Kalbi sızladı.
Leyla'ya bakıp zorla bir cümle kurdu.
"Sen artık şehit eşisin Leyla Akkurt..."
Ömer Akkurt... Şehit düşmüştü.
Leylanın kalbi duracak gibi olmuştu.
Erdem hızla Leylayı tuttu. Hastane yatağına güzel bir şekilde yatırdı. Larayı alıp yatağına yerleştirdi.
Oğlan çocuğu karam minik Lara'nın başına geçip yumuşak alnına dokundu.
Leylanın gözlerinden kontrolsüzce yaşlar akıyordu. Gözleri açık kalmıştı. Nefesi donmuştu.
ESTÁS LEYENDO
FAÇA
Romance"Geçici insanların kalıcı izleri" Unutulan bir söz, yıllarca taşınan bir aşk
