one, verdim gitti

23 2 3
                                        

"Çık, çık, çık!" Doğumhaneden koşar adımlarla çıktı genç.

Yıllar önce hangi akılla tıp okumaya karar verdiğini bilmiyordu ama bir yandan lanet ederken diğer yandan da ilgi duyduğu mesleği yapacak olmanın keyfini taşıyordu.

Tek sıkıntısı adli tıp eğitiminden önceki süreçti.

Kenara geçip duvara sırtını yasladığında başını hızla iki yana salladı. En azından Changbin gibi bayılmamıştı. Yere çömelip beklemeye başladı.

Diğer öğrenciler de doğumhaneden sırayla çıkarken yanına gelen Jeongin ile kafasını kaldırdı. "Nasıl durdun lan orda?"

"İnan ben de bilmiyorum." Minho'nun yanına çöktü.

"Otur biraz sonra Changbin'e bakalım. Ayıldıysa gidelim yoksa kafayı sıyıracağım. Ben adli tıp aşamama geçmek istiyorum."

"Siktir git pratisyen falan ol. Bi daha dört yıl okuyup ne yapacaksın? Daha doğumhanede duramıyorsun."

"Onla o aynı mı aptal herif. Ben pratisyen falan olamam. Ameliyat desen onu da yapamam. Adli tıpta iki güne kalmadan alışırım işime. Sen de acilde gotun tutuşa tutuşa bir şeylere yetişmeye çalışırsın."

"Pratisyen hekim dediğin benim gibi soğuk kanlı olacak oğlum. Öyle doğumhaneden kaçmayacak."

"Senin yüzü de gördük amına koyayım. Mosmor olmuştun bi de hala konuşuyorsun."

"Changbin gibi bayılmadım." Omzuyla Minho'yu dürttü.

"Ya senin amacın cerrah falan olmak değil miydi?"

"Bazı idealler değişebiliyor. Bence sende değiştir. Travma ulan. İnsanlar ne korkunç şeylere maruz kalıyor."

"Bende maruz kaldıklarını bulacağım."

"Vazgeçmeyeceksin yani?"

"Ölmem falan lazım."

"Yok, yok. İstemez. Kal sen böyle nefes almaya devam et. Bu yola o bücür adamla devam edemem."

"Sadece yola devam ederken lazımım yani?" Jeongin'e yandan bir bakış attı.

"Götünle mi anlıyorsun be adam? Ben sevdiğim insanla yola devam ederim, e tabii bir yandan da aklını doğru kullanıyorlarsa. O herif nasıl ilk seneden tıp kazandı anlamış değilim."

"Kalk da bizim herife bakalım bari. Ayılmışsa kendisine sorarsın bu soruyu." Yerden kalkıp üzerini silkeledi. Kolunu Jeongin'in omzuna atıp ilerlemeye başladı.

"Ayılmadıysa napacağız?"

"Ne yapmak istersin? Çevirip sikicen mi?"

"Dalga geçme be."

"Sende aklını kullan az. Bekleyeceğiz amına koyayım. Çocuğu bırakıp gidemeyiz."

Koridoru döndüklerinde yanındakiyle konuşan Changbin'e seslendi. "Bin! Birisi seni elleyecekti, geri bayılsana ya." Sıratarak ilerledi.

"Şerefsiz." Minho'nun kolunun altından çıkıp onu itekledi.

"Bi konuşturmadınız." Diye söylendi Changbin. "Kusura bakma Ji, görüşürüz sonra."

"Yok, yok. Neyse, görüşürüz." Changbin'in omzunu patpatlayıp Minho'yla Jeongin'e baş selamı vererek yanlarından ayrıldı Jisung.

"Ne diye kudurdunuz lan yine?" Minho'yla Jeongin'e ters bakışlar attı Changbin.

Jisung'a karşılık verip Changbin'e döndü. "Bu seni elleyecekti. Geri bayıl."

"Ya yok öyle bir şey."

tip da ne isimiz varStories to obsess over. Discover now