Giriş

35 5 0
                                        

(İlk önce şunu söyleyeyim bu kitap enemies to lovers ama öyle aman aman bir düşmanlık yok aralarında. İkisi de üniversite son sınıf ve bunu düşmanlık değil küçük bir rekabet olarak düşünün. Ancak bu hemen birlikte olacaklarını netlemez. Zaten ikisi de zamanlar anlayacaklar birbirlerine karşı hislerini. Her neyse, yıldızlayıp yorum yaparsanız sevinirim. İyi okumalarrr🩶🩶🩶)

                                                                                                                                         

Soğuk esen rüzgarı tenimde hissederken uzun, siyah saçlarım uçuşuyordu. Elimdeki çantayı daha sıkı tuttum ve karşımdaki manzarayla gözlerim parladı. Ela gözlerimden başarının parıltısı geçmişti. Tekrar ve tekrar...

Blackwood Üniversitesi.

Hayatımda çok şey başarmıştım, yani öyle düşünüyordum ancak en büyük başarım ne diye sorsalar sadece bu üniversitenin adını söylerdim. Buraya gelmek için gecemi gündüzüme katmıştım, burada olma hevesi her gün daha çok büyüyordu içimde. Nedensiz buraya karşı bir arzum vardı. Ve şimdi... şimdi buradaki son senemdi. Gözlerimin dolmasına izin vermedim.

Bırakmış olduğum bavulu kavrayarak ilerlemeye başladım. Okuldan içeriye girdiğimde orada çalışan görevli bir kadın beni fark etti. Bu da benim yanıma gelmesine neden olmuştu. İçime sığmayan heyecanımı küçük bir tebessümle dışarıya yansıtıyordum.

"Merhaba." Güleryüzüm karşısında başta pek tepki vermedi. Sonrasında kendini hafifçe zorlayarak gülümsedi. Tabii, yapmacık olduğu odaya kadar belliydi ki.

Bu en nefret ettiğimdi işte. Sanki ben insanlara ölüp bitiyordum!

"Ne için gelmiştin."

Selam bile vermemesi sinirimi artırırken sadece gülümsemeyi kestim. Sadece basit bir anahtar almak için gelmiştim ve sonra gidecektim!

"Odamın anahtarını almak için gelmiştim."

Elindeki eldivenleri çıkarıp cebine tıktı, ufak ufak beni süzdü ve kaşlarını çattı.

"Sen yurtta mı kalıyorsun?"

Sabrettim, sabırlı bir insandım. Asla kolay sinirlenmezdim ve kimseye bağırmazdım.

"Evet."

Başka neden anahtar isteyeyim ki zaten?

Hafifçe kafasıyla onaylayıp eliyle "beni takip et." der gibi bir şey yaptığında peşinden yürüdüm. Yürüdükçe benimle birlikte hareket eden bavulumun tekerlekleri sayesinde koridoru bir ses dolduruyordu. Ezbere bildiğim du- varlara baktım. Okulun her bir karışını ezberlemek ister gibi dikizliyor-
dum. En sonunda kadın beni duvarda anahtarların asılı olduğu bir yere getirdi. Her odada iki kişi kalıyordu. Çekmeceden bir kağıt ve kalem çıkartıp sorgular gözlerle bana baktı.

"Adın?"

"Amy." Dedim onun bu asık suratına rağmen neşemden bir şey eksilmemişti.

"Amy Sterling."

Kadın kağıtta adımı aradı bir süre. Bu süre zarfında etrafı kurcalıyordum. Her yerini neredeyse ezbere bildiğim okulda bir değişiklik var gibiydi. He- men paspasın dayandığı duvarın yanındaki kapı. Orayı ilk defa görmüş- tüm. Acaba ben mi karçımıştım gözümden? Yada yeni yapmışlardır. Acaba içeride ne var? Merakım her şeyden önceydi benim için. Gidip bakmak yada karşımdaki kadına sormak istedim ama cesaret edemedim.  Adımı bulduk-
tan sonra yanına tik koyup bana anahtar uzattı, üzerinde yazan numaraya baktım.

Aşk Bir Günah (GXG)Stories to obsess over. Discover now