١

12 2 0
                                        

Selamünaleyküm canlar,
şimdi başka bir hikaye ile size geldim aslında başka yazmaya düşünmedim ve tamamen birakmaya bile düşündüm ama bir abla bana bırakma dedi bende bırakmadım :)

İlk bölüme başlamadan önce küçük bir uyarı: Okuduktan sonra gidip kardeşinize sarılmak (veya onunla bahçede kovalamaca oynamak) isterseniz sorumluluk kabul etmiyorum! Hadi bakalım, Bismillahirrahmanirrahim 🌸

١|

Küçük çocuk ve ablası, parktan sonra el ele eve yürümeye başlar. Her zaman yürüdükleri yoldan bu sefer gitmediler. Küçük çocuk şaşırdı ve ablasına baktı.

​"Abla biz nereye gidiyoruz?" diye sordu meraklı bir sesle.

​"Bilmiyorum, biraz değişik bir yolla gidelim istedim," dedi ablası bir tebessümle.

​Yolda yürürken kuşların cıvıltısına sevinen küçük çocuk,
"Abla bak!" der.

​"Evet, çok tatlı değil mi? Ne güzel yaratmış Mevlam, değil mi?" dedi ablası, ona bakarak içten bir gülümsemeyle.

​Küçük çocuk kafasını salladı ve zıplamaya başladı. Ablası da bu tatlılığına karşılık yanağına bir öpücük bıraktı. Yolda ilerlerken mendil satan, üstü başı toz içinde ve düzgün bir ayakkabısı olmayan birini gördüler. Küçük çocuk bunu gördüğünde üzüldü. Eli cebine girdi ve bir kağıt parçası hissetti. Babasının ona bayramda verdiği parayı hatırladı; cebinde kalmıştı. Bir çocuğa bakar, bir cebine...
​Ablası merakla ona bakarken, çocuk cebinden parayı çıkardı ve

"Abla, bu parayı ona mı versek?" dedi. Paranın 5 ya da 10 lira olması fark etmezdi, sadece bu düşüncesi bile onu mutlu etmişti. Ablası, babasının verdiği paradan onun için vazgeçip başkasına vermek istemesine çok sevindi.

​Tebessüm etti ve kardeşine şöyle dedi: "Balım, sen o parayı cebine koy, ben veririm tamam mı?"

​Küçük çocuk ablasına masumca baktı ve parayı cebine geri koydu. Çocuktan mendil alıp öyle verdiler parayı.

​"Şimdi balım, sana bir şey sormak istiyorum," dedi ablası. Küçük çocuk, ablasının ne diyeceğini merak ederek yüzüne bakmaktaydı.

​"Biz şimdi buna baktığımızda ne öğrendik balım?" diye sordu ablası. Çocuk düşünmeye başladı ama bir fikre varamadı.

"Abla düşündüm ama bilmiyorum ki," dedi.

​Ablası gülümsedi. "Olabilir balım, peki o zaman ben söyleyeyim mi?" dedi. Çocuk kafasını salladı.

"Şimdi, oradaki gördüğümüz çocuk neden mendil satıyor sence?"

​"Para kazanmak için," dedi küçük çocuk.

​"Evet kuzum, para kazanmak için. Peki, ama neden küçük yaşta kazanıyor?"
​Küçük çocuk düşünmeye başladı ama bir sonuca varamadı.

"Neden abla?" dedi.
​Ablası ona şefkatle baktı ve dedi ki:

"Çünkü bazen herkesin imkânı aynı değil. Mesela bizim yemeğimiz, oyuncaklarımız, bir sürü şeyimiz var değil mi? Şimdi bunu gördüğümüz zaman anlayabiliyoruz ki, herkeste öyle bir durum yok. Yani ne yapmamız gerekiyor? Şükretmek balım. 'Neden benim şu yok' dememek, onları gördüğümüz zaman yardım edebileceğimiz bir şey ise yardımcı olmak ve her halimize şükretmek, değil mi?"

Beyaz ve SiyahHistórias para pegar e não largar. Descubra agora