Leman, insanların kendisine bakışına alışkındı.
Bakılmaya, izlenmeye, sessizce çözülmeye.
Ama Şahika ona bakmıyordu.
Şahika onu okuyordu.
Bu fark, Leman'ın içini huzursuz eden ilk şey oldu.
Röportaj masası dar bir odadaydı. Pencere kapalıydı. Hava, yazı kadar ağırdı.
Leman sandalyeye oturduğunda, refleksle omuzlarını dikleştirdi. Kamera yoktu ama beden hâlâ rol modundaydı.
Şahika defterini açtı.
Kalemini çevirdi.
Başını kaldırmadan konuştu.
- Hazırsan başlayabiliriz.
Sesinde ne hayranlık vardı ne mesafe.
Bu, Leman'ın alışık olduğu bir ton değildi.
- Hazırım, dedi Leman.
Ama değildi.
İlk sorular sıradandı.
Roller. Projeler. Sessizlikle başa çıkma biçimleri.
Leman ezberlenmiş cevaplar verdi.
Bunları daha önce defalarca söylemişti.
Şahika not aldı.
Ama Leman fark etti: yazdığı şeyler, söylediği cümlelerle örtüşmüyordu.
- Oyunculuk senin için bir saklanma biçimi mi, diye sordu Şahika birden.
Kalem durdu.
Leman'ın içinden geçen ilk düşünce şu oldu:
Bu soru röportajda yok.
- Ne demek istiyorsun? dedi.
Şahika başını kaldırdı.
İlk kez göz göze geldiler.
Şahika'nın bakışı yumuşak değildi.
Ama sert de değildi.
Sanki bir yaraya bastığını biliyor ama acıtmamaya çalışıyordu.
- Bazı insanlar görünür olarak saklanır, dedi.
- Sen onlardan biri misin?
O an Leman'ın rolü düştü.
Bir saniyeliğine.
Ama yetti.
- Bilmiyorum, dedi.
Bu kez gerçekten bilmiyordu.
Şahika gülümsedi.
Küçük, dikkatli bir gülümseme.
- Bilmiyorum, dedi,
- en dürüst cevaplardan biridir.
Sessizlik oldu.
Bu sessizlik rahatsız edici değildi.
Ama çok yakındı.
Leman, Şahika'nın ellerine baktı.
Mürekkeple lekelenmiş parmak uçlarına.
Bir yazarın elleri böyle olurdu, diye düşündü.
Bir şeylere dokunmuş gibi.
- Bana bakış biçimin farklı, dedi Leman istemeden.
Şahika kalemi masaya bıraktı.
- Nasıl yani?
- Beni bir şey olmak zorunda bırakmıyorsun.
Şahika başını hafifçe eğdi.
- Çünkü ben karakter aramıyorum, dedi.
- İnsan arıyorum.
Bu cümle Leman'ın içinde bir yere değdi.
Adını koyamadığı bir yere.
Röportaj bittiğinde, ikisi de kalkmadı.
Defter kapandı ama konuşma kapanmadı.
- Bu bir kitap mı olacak? diye sordu Leman.
Şahika başını salladı.
- Evet.
- Ben... dedi Leman,
- o kitapta kim olacağım?
Şahika cevap vermeden önce düşündü.
Sonra çok sakin bir sesle söyledi:
- Henüz bilmiyorum.
- Ama seni yazmam kolay olmayacak.
Leman ilk kez gülümsedi.
Gerçek bir gülümsemeydi.
- O zaman, dedi,
- sanırım tanışmamız bitmedi.
Şahika defterini çantasına koydu.
- Hayır, dedi.
- Daha yeni başladı.
Leman o an şunu hissetti:
Bu kadın onu sevmek için değil,
parçalamak için gelmişti.
Ve bazı aşklar,
ilk anda böyle anlaşılırdı.
