"Öğrencisine takıntılı derecede aşık bir öğretmen... ve kendi bencilliklerinde boğulan bir kadın."
Sabahın erken saatlerinde okula gelmediğimiz yetmiyormuş gibi bir de ilk ders matematikti.
Sınıfın yarısı gözlerini açık tutmak için mücadele ediyor, diğer yarısı çoktan pes etmişti.
Tahtadaki sayılar birbirine giriyor, Alaz hocanın sesi duvarlardan sekip tekrar kulağıma dönüyordu.
Ben ise ne sayılara bakıyordum ne de anlatılanlara.
Sadece zilin çalmasını bekliyordum.
Okulu sevmiyordum. Dersleri hiç sevmiyordum. Ama matematik ayrı bir nefret sebebiydi benim için.
Allah aşkına, π sayısının karekökünü bilmek bana hayatımda hangi kapıyı açacak, hangi sorunumu çözecek?
Sevenlere lafım yok ama benim gözümde bunlar gereksiz ve zaman kaybı.
Dersin bitmesine on beş dakika kala Alaz hoca konuyu kapattı. Tebeşiri tahtaya bıraktı ve sınıfa döndü.
"Tahtaya yazdığım denklemi herkes kendi yöntemleri ile çözsün bakalım"
Alaz hocanın sesi kulaklarıma dolduğunda istemsizce içim ürperdi.
Kalın ve sert bir sesi olmasına rağmen kelimeleri insanın içine işliyordu.
Herkes tahtada yazan soruyu çözmeye çalışırken ben önümdeki defterle bakışıyordum.
Kafamın içinde Alaz hocanın sesi varken odaklanmak imkansız gibi geliyordu şu anda.
Gerçi odaklansam bile bir işe yaramazdı. Matematiğe dair bildiğim şeyler bir elin parmağını geçmezdi.
Hal böyle olunca bu kadar zor bir soruyu çözmem de imkansız oluyordu.
Boş defteri izlemekten sıkıldığımda başımı kaldırıp etrafa baktım.
Herkes önündeki deftere gömülmüş soruyu çözmeye çalışıyordu. Yanımda oturan Aslı da dahil. Kaşlarını çatmış, kalemi ile hızlı hızlı bir şeyler yazıyordu.
Bakışlarım istemsizce öğretmen masasına kaydığında Alaz hoca ile göz göze geldim.
Alaz hoca hiç kıpırdamadan duruyordu. Kollarını göğsünde bağlamış, başını hafif yana eğmişti. Gözleri ise doğrudan bendeydi.
Gözlerinin siyahı öyle keskindi ki her bakışı ile insanı adeta içine çekiyordu.
Onun bu bakışlarını bir süredir fark ediyordum. Daha doğrusu bu yıl başladığından beri.
Aramızda geçen kısa bir bakışmanın ardından bakışlarımı defterime indirdim.
Birinin bizi görüp yanlış anlamasını istemezdim sonuçta.
Tam önüme dönmüşken kolumu dürten Aslı ile bakışlarımı ona çevirdim.
Ona ne var der gibi başımı salladığımda hemen dibime sokuldu, önce etrafa kısa bir bakış attı sonra ise konuşmaya başladı.
"Bu adamın bakışları hiç normal değil Vera. Dikkatli ol"
Neredeyse bunu her gün bıkmadan söylüyordu Aslı. Alaz hocanın gözlerinde ne görmüştü bilmiyorum ama ondan hiç haz etmiyordu.
"Abartıyorsun"
"Hayır Vera, ciddi söylüyorum"
"Boş ver. Soruyu çözmeye çalış"
YOU ARE READING
Yasak Zaaf 18+
RomanceÖğrencisine karşı takıntılı bir aşka kapılmış, kendi içindeki kontrolü kaybetmiş bir öğretmen... Ve kendi bencilliklerinde kaybolmuş, kimseye boyun eğmeyen, arzularıyla yaşayan bir kadın. Yasak Zaaf, sınırların çiğnendiği, tutkuların kontrolden çı...
