25 Ağustos 2000
"Baba!" diye bağırarak babasının boynuna atladı Atlas.
Babası askerdi. Az görürdü onu. Bugün doğum günüydü Atlas'ın. O yüzden gelmişti babası. Onun için...
Babası Atlas'ı kucağına aldı. Atlas önce babasının kokusunu içine çekti. Normalde lavanta kokardı babası; şimdi ise limon kolonyası kokuyordu. Eyüp Sabri Tuncer limon kolonyasıydı bu; evlerinden asla eksik olmayan o kolonya.
Ama babasının sıcaklığı, tüm dünyayı ısıtabilecek kadardı adeta. Güvenli bir sığınak gibiydi. Bir şey olduğunda gidebileceği tek sığınak gibiydi. Asker gibi, baba gibi, vatan gibi.
"Aslanım, özledin mi beni?"
"Özledim, babam."
"Annen nerede, aslanım?"
Atlas, babasının üniformasındaki rozetlerle oynamakla meşguldü. Babasının sorusuna cevap veremeyecek kadar önemliydi işi.
Babasının sağ göğsünün üzerindeki kırmızı rozete dokundu.
Parmak uçları o soğuk metale değdiğinde, kırmızının pürüzsüz yüzeyi parmağını üşüttü. Orada bir sürü kayıp, acı ve çığlık vardı.
"Baba, bunların bir anlamı var mı?" diye sordu heyecanla.
"Var. Senin dokunduğun, cesareti ve kahramanlığı simgeler."
"Cesaret," demişti kahramanlık, demişti babası. Peki, neden içinde bir ürperti belirmişti? Babasının anlatamadığı korkunç hikayeler saklı olabilir miydi bu kırmızı rozette?
Elini kırmızıdan çekip maviye götürdü.
"Peki, bu?"
"Onu da sen tahmin et."
"Görev," dedi heyecanla.
Sallamıştı, oysaki. Demek ki doğum günleri ona daha çok şans getiriyordu.
"Bingo. Barışı ve uluslararası görevi temsil eder mavi."
"Uluslararası ne demek, baba?"
Atlas'ın kafası karışmıştı. Uluslararası ne demekti ki?
"Uluslararası, başka ülkelerde de olan işlerdir. Yani aslanım, ben başka ülkelerdeki çocukların hayatını da kurtardım."
"Nasıl yani? Sen başka ülkelerde de mi görev yaptın?" diye sordu hayran hayran.
Babası gülümseyerek salona doğru yürüdü. Cam köşesindeki koltuğuna kuruldu. Özlemişti evini, oğlunu, eşini; her şeyi özlemişti. Eşyalarını bile özlemişti.
"Evet, aslanım. Başka yerlerde de görev yaptım," dedi babası gururla.
"Nerelerde?"
"Bosna, Kıbrıs, Y–" derken biri sözünü kesti.
"Bence Kıbrıs'a görev için değil de tatil için gittin. Ama neyse," diyen salonun kapısına yaslanan bir Nazlı.
Aferin Nejat, kırk yıllık trip hakkı kazandın. Önceki tripler yetmezmiş gibi, aynı konuya tekrar trip atacak bir karın var.
YOU ARE READING
ANTİASKER (ASKIYA ALINDI)
RandomGeçmişin gölgesinde kalmış bir kadın ve asker olan bir erkek
