Bu kitabın gerçek kurum, kuruluş ve kişilerle hiçbir alakası yoktur. Tamamen hayal ürünü, kurgudan ibarettir.
Conan Gray - Family Line
Melin
"Ama ben senin okumanı istiyorum."
Ona doğru bakarken uykulu bir sesle söylendi, gözleri her zaman ki gibi saçlarına takıldı. Ne zaman onun saçlarını görse, hissetse canı deli gibi çikolata çekiyordu. Annesinin saçları kış tatilinde içtikleri sıcak çikolataları anımsatıyordu ona, sıcacık, çok parlak ve tatlı.
"Çiçeğim, uyuman gerekiyor." derken mis kokulu kadın yatağın köşelerine bağlanmış cibilinliğin iplerini çözüyordu. Pembe tül cibinlik yatağın etrafında süzüldüğünde küçük kızın uykulu gözlerinden ışıltılar geçti. Annesi bunu her yaptığında kendisini bir prenses gibi hissediyordu, sanki o incecik tül onu gerçek dünyadan alıyor da başka bir yere götürüyordu, tıpkı Alice gibi büyülü bir evrene gitmek onun bu yaşta en çok istediği şeydi.
Çikolata rengi saçlı kadın ona doğru bakarken yüzünde huzurlu bir gülümseme vardı, elini boynundan hiç çıkarmadığı "2" rakamının altın ve küçük pırlanta taşlarla donatıldığı kolyesine dokundu. Kocasının onu bu kadar iyi tanıması her defasında kalbini sıkıştırıyor, nefes almakta zorluk çekiyordu. Uğurlu rakamını bile bilecek bir adamı nasıl olur da...
"Hadi anneciğim, söz ben büyük bir kız olduğumda da ben senin için okuyacağım." diyen küçük kızının sesiyle daldığı pis ve kirli geçmişinden ayrıldı. Kendini kızının yanında ki boşluğa bıraktı, eğilip kızının yüzünü iki defa öptükten sonra derin bir nefes aldı. Biricik kızı gözlerini kapattı, kendini uykuya bırakmadan önce annesinin melek gibi sesinden tekrar aynı hikayeyi dinledi.
"Butimar her gün yaptığı şeyleri yaptı. Denizin, sevgilisinin kıyısına çöktü, tuzlu ve soğuk kokusundan bir nefes çekti içine, ciğerlerinde çiçekler açtı, sonra bekledi. Zaten hep beklerdi Butimar. Sevgilisini beklerdi, ona kavuşacağı günü, mutlu olacakları günü, belki de sonsuz olacakları günü... Uzun zamandır neyi beklediğini unutmuştu Butimar. Artık ufacık kuş kalbinde umut yerini karanlık karamsarlığa bırakıyordu. Küçük bedeni gittikçe küçülüyor, sevgilisine dokunamadığı her an onu öldürüyordu. Butimar'ı diğer kuşlardan ayıran tek özelliği belki de buydu. En çok ihtiyacı olan şeye aşık olması, öyle bir aşk ki onu kaybetmemek için kendi hayatından vazgeçmeyi gerektiriyor. Bedeni bugün soğuk rüzgarı daha sert hissediyordu, bugün her şey biraz daha fazla yoruyordu onu. Belki bir damla su ona can suyu olabilirdi ama bu onu asla yapmazdı. Denize doğru yaklaştı, sevgilisinin tuzlu kokusunu biraz daha çekti ciğerlerine, sonra sevgilisine birkaç damla gözyaşı hediye etti. Butimar biliyordu ne olacağını, sevgisinin ona neye mal olacağını ama ..."
"8 yaşında ki bir çocuğun böyle bir hikaye yazmasını sağlıklı bulup bir de üzerine gazete köşesine çıkarıp ödül veren herkesin akıl sağlığından şüphe ediyorum."
Ahsen elinde ki sararmış gazete küpürünü anı kutusu olarak kullandığım, dışında birçok eskimiş sticker olan pembe kutunun içine bıraktı. Kutuda ki diğer anıların arasına karışan gazete kağıdı tıpkı onun yaptığı gibi bırakmak istedim, zihnimden, anılarımdan çıksın bu hikaye istedim.
"8 yaşında ki çocuğun da akıl sağlığından şüphe etmelisin." derken sesim normal çıkmıştı. Garip geliyordu hem de her geçen gün. Eskiden onun hakkında konuşmak değil, onun anısı olan ufacık bir gölge bile geçse zihnimden boğazıma kocaman bir yumru otururdu, gözlerim dolardı, ellerim titrer, tırnaklarım kendi ruhumu parçalamak ister gibi avuç içlerime batardı. Alışmıştım, bu birini kaybeden birinin başına gelebilecek en kötü şeydi.
VOUS LISEZ
Butimar
ChickLitButimar kuşu, Pers mitolojisinde tatlı su içemeyen, denize aşık bir kuş. Denize öyle aşık ki, onu bir gün kuruturum korkusu ile susuz kalıp ölüyor. Melin Yüceloğlu, 23 yaşında, yaşadığı tüm acılarını kelimelere döken genç bir roman yazarı. Babasını...
