1. Bölüm

41 0 0
                                        


Çalan telefonumla birlikte kafamı saatlerdir gömüldüğüm kâğıtlardan sonunda kaldırdım. Arayan kişi gözlerimi devirmeme sebep olsa da çok geçmeden aramayı cevapladım.

-Efendim?
-Şükür Zeynocum. Hiç açmayacaksın sandım.
-Zeynep diyecektin galiba. Bi şey mi oldu seni dinliyorum?

"Zeynocum" dedi Akif. İnadıma bastırarak söylüyordu.

Gözlerimi devirdim.
"Seni özledim aramak istedim. Akşam yemek yiyelim. Ne zamandır görüşemedik."

"Akif daha sabah ofisin kapısına geldin konuştuk ya. Ayrıca yoğunum bugün maalesef gelemem."

"Zeynocum niye böyle yapıyorsun bana izin vermiyorsun. Kaç aydır elini bile tutmadım. Sana artık iyi gelmek istiyorum." Bu söyledikleri derin bi nefes almama sebep oldu.

"Akif bunu şuan konuşmak istemiyorum bi toplantıya girmem gerekiyor. Görüşürüz." diyerek cevabı bile beklemeden telefonu kapattım.

Akif'i yıllardır tanıyordum. Bir kaç aydır sevgili gibiydik. Yani sadece deniyorduk ama benim içimden gelmiyordu. Onu üzmek istemiyordum. Onu sevmeyi bırak hoşlanmıyordum bile. O da bunun farkındaydı ama yine de inatla denemeye devam etmek istiyordu. Yaşadığım zor zamanlarda yanımda olmuştu. Ama yine de sevmek çok farklıydı ben de ona karşı istediği türden bir sevgi yoktu.

Düşüncelerimi bir kenara bıraktım. Bugün bir şirketle görüşecektim. Toplantı için bi restoranda yemek yiyip konuşacaktık. Ceketimi alıp ofisten çıktım.

...

"Zeynep Hanım gerçekten sizinle çalışmak çok büyük bir şans olacak. Umarım anlaşabiliriz. Bu proje küçük çocuklar için çok güzel çok anlamlı olacak. Biz sadece işin görünmeyen kısmındayız. Çizimi sizin yapmanızı istiyoruz. Başarılarınız tüm herkesin dilinde."

"Teşekkür ederim. Görüşmeyi gerçekten projeyi anlamlı bulduğum için kabul ettim. Umarım sorunsuz bi şekilde anlaşırız." dedim mütevazi bir şekilde.

"Elbette. Biz bu süreçte bir inşaat firmasıyla anlaştık. Sona yaklaşmak üzereyiz. Siz de elbette büyük bi işbirliği içinde olacaksınız. Bu yüzden detaylara daha çok hakim olmanız için şirket sahibini buraya çağırdım. Kendisi birazdan burada olur."

Karşımdaki kadına anlayışla gülümsedim. Gözlerini arkaya çevirdiğinde ayaklandı. Sanırım beklediğimiz kişi gelmişti. Arkama döndüğümde görmeyi en son istediğim hatta görmeyi asla istemediğim o kişiyle karşılaştım.

"Yiğit Bey hoşgeldiniz." diyerek elini uzattı Merve Hanım.

Göz göze geldiğimizde o benim kadar şaşkın değildi. Ama afallamış gibiydi. Kadının uzattığı elini sıktı.

"Hoşbuldum Merve Hanım. Ortağım Kerem." diyerek Keremi tanıttı. Onlar da el sıkıştıktan sonra Merve Hanım beni tanıttı.

"Bu da birlikte çalışacağınız mimarımız Zeynep Hanım. Kendisi oldukça başarılıdır. Henüz net değil ama iki taraf için de olumlu sonuç olacak gibi görünüyor."

Karşımdaki adam bana baktığında bir şey diyecek sandım ama demedi. Tanışmıyor gibi mi yapacaktı? Yoksa bir şey diyecek miydi?

"Kendisini tanıyorum." dedi gözlerime bakarken.
"Başarılarını bilmeyen yok. Bu camiada adı en çok anılan isimlerden biri. Anlaşabilirsek çok güzel olur." Dedi.

Ardından masaya geçtik. Yemek yemiştik. Hep birlikte. Yiğit karşımda Merve onun yanında ve Kerem de benim yanımda oturuyordu. İş hakkında Merve Hanım uzun uzun açıklamalar yaptı. Bütün detayları anlattı. Kesin sonuç için tekrar bi toplantı yapmaya karar verdik. Merve Hanım yanımızdan ayrıldığında ben de çantamı aldım ve restorandan çıktım. Arabama bineceğim sırada bana seslenilmesiyle durdum. Yiğit'ti.

Yeniden SevBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin