We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.

"Я влюблёнными глазами смотрел на неё и погибал."

106 15 46
                                        

HEYOO HEYOOO HEYOOO BEN GELDİM NASIL YAPMIŞIM İYİ Kİ GELMİŞ MİYİM

Birkaç duyum aldım istekleriniz hakkındasu Divørce gibi bir fikşın istemişsiniz sanırım isteyenler burda mııı 🙂🙂

Bu nedir Rusça her şey dediğinizi duyar gibiyim ne yapıyım ben de herkes gibi olamıyorum illa farklı olmam lazım aşkımlar hahahdhshdsb haydi bakalım başlayalım.

Siz güzel güzel yorumlar yaparkennn ben de kuaförde saçımda paketlerimle diğer bölümü yazmaya uçuyoruuum.

Satır araları sizler için bekliyorrrr.






(Sevgi dolu gözlerle bana baktı ve öldüm.)

**

Sigara dumanı sisli ve yılan şekliyle kıvrılarak onun dudaklarından benim burnuma doğru sızarken neden burada olduğumu, neden hemencecik Marius'a kandığımı düşünüyordum. Şu an çok uğramadığım üniversitenin çok uğramadığım kampüsündeydim ve dumansız hava sahasını tek ettiğim fakat onsuz hava sahasını terk etmediğim için onun dudaklarından yayılan zehir bana da yarıyordu şu anda.

"Bir Edebiyat öğrencisinin bu kadar tehlikeli durmaması gerektiğini düşünüyorum," diye atıldım ortaya. Yanımda Youn vardı, onun yanında ise Marius. Sırf benim için buradaydılar ve benim gibi karşımdaki düşmanın götünü yine benim için bekliyorlardı.

"Hey Wang, sen benim hiç diğer normallere uyduğumu görmüş müydün ki?" diye geri dönüş yaptı bana, ön iki dişinin arasına sıkıştırmış olduğu sigarasını uzun ince parmakları arasına aldı ve koyu kırmızı dudaklarıyla şarap gibi gülümsedi.

Korkunç bir insandı.

Ki zaten onun imzası da buydu.

"Doğru söylüyorsun, düşmanım olarak baktığımda sana gayet de haklısın aslında." dedim, "Ama biliyor musun Edebiyatçılar hakkında birkaç bilgim var benim de. Yani en azından senin gibi etrafa herkesi sikecek gibi bakmıyorlar ve daha soft giyiniyorlar sanırım? Bir Türk Şairi vardı neydi adı hatırlamıyorum. Mesela o adam hep beyaz pantolon giyer, kalemini cebinden eksik etmezmiş ilham geldiğinde pantolonuma yazayım diye." Çok konuştuğum için durakladım ve o kışkırtıcı, gıcık gülümsemesiyle yüzüme yüzüme sigarasını üfleyen Xiao Zhan'a ters bakışlarımı atmaya devam ettim.

"Yani diyorum ki okuduğun bölüme inat bir karakterin, kişiliğin ve nasıl desem, dış görünüşün var." Ellerimi ceplerime sokarak Marius'a döndüm az önce hiç konuşmamış gibi. "Senin hatrın için buradayım ama adam hiç sikine takmıyor beni." Marius ise gözlerini devirerek mor sweatshirtünün şapkasını kafasına geçirdi. "Onun her zamanki hâli, ama yapacak bir şey yok. Bunu istiyorsan sike sike götünü bekleyeceğiz bunun."

Mariustan sonra bakışlarımı yeniden ters ters sırıtıp sigarasını bankın kenarında söndüren düşmanıma çevirdim. Gerçekten olmak isteyebileceğim en son yerde ve boktan bir durumdaydım. Pekala durun, size neler olduğunu anlatayım öncesinde. Karşımdaki herif Xiao Zhan. Namı diğer Kazanova. Kendisi 6 yıldır Edebiyat öğrencisi, keyfi olarak dönemini uzatan ve okuduğu bölümle hiçbir bağlantısı olmayan sikko bir herif.

Kendisinin hatırladığım kadarıyla eski sevgilim olması dışında hiçbir sorunu bulunmuyor demek istesem de birçok sorunumuz bulunmakta. Tam bir dayak hastası gibi davranmasının nedenini hâlâ çözememekle birlikte; gerçekten leş bir herif. Leş gibi bir herif derken gerçekten de öyle, leş gibi yakışıklı bir de.

Råzljubit [Yizhan ✓] Stories to obsess over. Discover now