0.Yeni Kutsal

15 5 0
                                        

Merhabalar efenim,
İyi okumalar dilerimm.

.
.
.

Giriş: Yeni Kutsal

Zifir gece yerini aydınlık güne bıraktığında hayatın ötesindeki o nurlu yerde kutsallığın krallığı yıkılıverdi. Uzak diyarların kar beyazlarını kanın kırmızısı paramparça etti. Yitip giden zaman kum taneleri gibi etrafa saçıldı. Çığlıklar sustu ve fısıltılar konuşmaya başladı. Bu, yıkıcı bir son ve hiddetli bir başlangıçtı.

Asırlar öncesinde, melekler ve iblisler henüz yaratılmamış ve cennet ile cehennem birbirine düşman kesilmemiş iken varlığın yegâne sahipleri göklerin de üzerindeki, yokluğun içindeki o parlak yerde bir araya geldi.

Üç tanrı ve üç tanrıça bir çember oluşturdu. Sonsuzluğun sahipleri, ebedi hükümdarlar ve kutsal tahtların veliahtları...

Faniliğin ve kaderin ilk satırlarını yazmaya karar verdiler. Fanileri kontrol etmeleri için melekleri ve iblisleri görevlendirdiler. Cenneti lütufların en görkemlisi ve cehennemi azapların efendisi seçtiler.

Günahları ve sevapları yarattılar.

Fanileri bin bir çeşit nimetle donattıkları, geceyle gündüzün ve mevsimlerin kusursuz ahengiyle yaratılmış, cennetin bir penceresi olan Dünya'ya bıraktılar ve onları bir sınava tabii tuttular. Hayatta kalabilmeleri için gökten sular indirdiler,nefes alabilmeleri için ağaçları ve çiçekleri yarattılar. Beslenebilmeleri için topraktan nimetler yükselttiler.

İnsanlığı kaderine bırakıp onları izlemeye başladılar.

Bir araya geldikleri o nurlu yere Bakır Vadi dediler ve burayı koruması için bin bir melek gönderdiler. Gökyüzünü nurdan bulutlarla süsleyip toprağı cennetten koparılmış çiçeklerle renklendirdiler. Buraya her bir tanrı ve tanrıça içinbirer krallık inşa ettirdiler. Her bir krallığı melekler ve nurlarla kutsadılar.

Kendilerine kutsallar dediler. İnsanlardan onlara itaat etmelerini istediler ve kendilerini sonsuz yaşamla kutsadılar. Ebediyetlerini altı farklı kristale gizlediler. Kristaller tanrılar ve tanrıçalara ölümsüzlük verebilmek için parıldadı. Güngeçtikçe güçlerine güç kattılar.

Ancak milyon asır sonra beklenmedik bir hadise vuku buldu. Kristallerden biri cehennemin kutsal alevleriyle lanetlendi, cayır cayır yanmaya başladı. Yaşanan bu felakete ne bir tanrı ne bir tanrıça ne de bir başkası engel olabildi. Kaderin satırları usulca işlemeye devam etti.

Kızgın alevler kristali terk edip ait oldukları yere, cehennemin karanlık topraklarına geri döndüğünde ölümün çanları çalınmış, tanrının ebedi ruhu ölüm meleğininzifir kanatları altında bedeninden sökülüp alınmıştı.

Kristal küllendi. Kül kristaline dönüştü.

Ölüm, ölümsüz olanı yakaladı.

Tanrının sarayı yıkıldı ve ruhundan ayrılan bedeni çürümeye başladı. Kutsallığı buhar olup hiçliğe karıştı.

Tanrının ölümü yeryüzünde şiddetli bir sarsıntı yarattı. Ve bu sarsıntı yüzyıllar boyu sürecek başka bir savaşı başlattı.

&

Hava, gök ile cehennem çarpışmış gibi kasvetliydi o gece. Kızıl dolunay şiddetle parıldıyor ve sağır eden bir sessizlik yaklaşmakta olanın haberini vermek istercesine ortalıkta dolanıyordu. Rüzgâr uğultuluydu. Okyanusun bilinmeze uzanan, hırçın suları bu gece korkarak, hayalet dalgalarla çarpıyordu kayalıklara.

 Okyanusun bilinmeze uzanan, hırçın suları bu gece korkarak, hayalet dalgalarla çarpıyordu kayalıklara

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
KUKLACIWhere stories live. Discover now