0.1

2K 32 10
                                        

"Amına koduğumun kaşarı ya!"

Duyduğumuz küfürle Eren'le aynı anda birbirimize baktık, "O kimdi lan?"

"Alev! Küfür etme!" Başka bi kadının sesi duyuldu, "Hakemin oyunu durdurduğunu bile bile topa vurdu gerizekalı!"

"Çikom, bi çıkıp baksana ne olmuş?" Eren yattığı sedyeden beri konuştuğunda kapıya baktım, ayağa kalkacağım sırada kapı tıklandı ve içeriye hemşire girdi.

"Odalarda yoğunluk olduğundan iki kişilik olan bu odaya birini daha almak zorunda kaldık Eren bey." Anında somurttum, bilerek iki kişilik odayı tek kişiliğe çevirtmiştik.

"Sorun yok." Eren sakince konuştuğunda hemşire gülümsedi ve kenara çekildiğinde içeriye iki kadın girdi, "Siz geçin Alev hanım, doktor birazdan gelecek." İçeriye giren iki kadın Eren'le bana bakış atıp odanın diğer tarafına geçti.

"Zehra," beyaz tenli olan konuştuğunda ondan daha uzun olan ona doğru dönünce Zehra'nın o olduğunu anladım, "ceketini verir misin? Çok üşüyorum." Bakışlarım üzerinde dolandı, polardan eşofman takımı ve hırka vardı.

Oda fazlasıyla sıcaktı ve üzerindekilere rağmen üşümesi tuhaftı.

"Ateşin var Alev olmaz, doktor gelsin bi." Sedyeye çıktığında bakışlarımı Eren'e çevirdim, "Ağrın var mı?" Cıkladı, "Bir şeyim yok ya."

"Guidetti arıyor." O nasıl bi isimdi be? "Dışarda konuş, rahatsızlık vermeyelim." Zehra odadan çıktığında doktor girdi, "Alev." Yavaşça diğer sedyeye ilerledi.

"Hemşire ateşini 39 ölçmüş." Gözlerini kırpıştırdı, "Yani yarınki maça çıkıyorum dimi?" Titreyen telefonumu elime aldım, "Ne maçı Alev kafayı mı yedin? Senin şu an ayakta duracak gücün olmaması gerekiyor, yatakta kalman lazım."

"Yatalak olmamı mı istiyorsun? Aşk olsun, alındım gücendim."

"Hala boş konuşuyorsun ya şaşırıyorum, yat uzan! Serum takacağım." Anında hareketlendi, "Serum olmazki!"

"İğne yaparım o zaman." Gözlerinden geçen korkuyu oturduğum yerden gördüm, "Serum olsun o zaman." Doktor güldü, "Adam ol abi sözü dinle." İçeriye Zehra girdi, "Guidetti yarınki maçta oynayıp oynayamacağını soruyor."

"Oynarım."

"Oynayamaz."

Doktorla Alev dedikleri kız aynı anda konuştuğunda Eren'e baktım, o'da tüm odağını onlara vermişti.

"Abicim nasıl oynayamam? Ateşim yarına 38e bile iner." Sedyede dizlerinin üzerine oturdu, "Sonra gelirim gerekirse iğne yaparsın ama benim o maça çıkmam lazım!"

"Ararım nanama derim ki senin bu oğlun beni kıskandığından kariyerimin önünü kesmeye çalışıyor. Ama unutma ki abi benim kariyerimi galata..."

"Hop, hop! Sussana abicim!" Doktorun bağırmasıyla Alev bu tarafa ters bakış atınca anında bakışlarımı başka tarafa çevirdim, rakip takımlardandı anlaşılan.

"Ben çıkıyorum şimdi ilgilenmem gereken başka hastalar var, hemşire gelip serumunu takar."

"Sen söyle Guidetti'ye Alev oynayacakmış de." Bırakalım titreyen telefonuma çevirdim bakışlarımı, annemin aramasını açtım usulca.

"Efendim?"
"Oğlum naptınız? Eren'nin durumu nasıl?"
"Domuz gibi ya bir şeyi yok, ağrı kesici verdiler sabah çıkarız yüksek ihtimalle."
"Oğlum düzgün konuşsana! Tamam sabah çıktığınızda buraya kahvaltıya gelin, ben sevdiklerinizden yaparım."
"Eren'nin işi yoksa tamam geliriz."
"İyi hadi dikkatli olun, allaha emanet."
"Sende annecim, sende."

Bal'ımStories to obsess over. Discover now