GİRİŞ - SESSİZLİĞİN ÖĞRETTİĞİ

19 3 0
                                        

~ Bazı dersler konuşarak verilmez. ~

[Aralık 2004 - Blackthorne Malikanesi]

Bazı çocuklar masallarla büyürken ben Lavin Blackthorne her bir köşesi buz gibi bir otoriteyle örülmüş o ağır sessizlikle büyüdüm.

Henüz beş yaşındaydım; dünyayı anlamak için zihnim çok taze olsa da, sahip olduğum her şeyi tek bir anda kaybetmek için fazlasıyla yeterli ve savunmasız bir yaştaydım. Büyükbabam Marius Blackthorne elimden tutup beni o devasa kapılardan içeri sürüklediğinde, ne gittiğim yerin bir daha dönülmeyecek bir yol olduğunu ne de hayatımın sonsuza dek değişeceğini biliyordum; sadece annemle vedalaşırken onun gözlerinde bir şeylerin cam gibi kırıldığını gördüm ve o bakış, bugün bile içimde hâlâ kapanmayan o ilk ve en derin yara olarak kaldı.

​Malikanenin ağır kapıları ardımdan kapandığında çıkan o tok ses, sanki bir çocuğun kalbinin dünyaya sonsuza dek kapanışının ilanı gibiydi. O gün kimse bana sarılmadı, kimse ağlamamı istemedi; çünkü bu duvarlar arasında ağlamak sadece zayıflığı temsil ediyordu ve zayıflık, bu vahşi düzende yaşama hakkını en baştan kaybetmek demekti. Bana dayanmamı, unutmamı ve her şeyden önemlisi güçlü olmamı söylediler; oysa onların hayranlıkla izlediği o güç, aslında benim dış dünyayla aramda ördüğüm o mutlak suskunluktan doğuyordu.
​
​Bedenime zerk edilen o ağır ilaçlar zihnimi bulandıramadı, verilen hiçbir zehir sistemimi yavaşlatmaya yetmedi; yaralarım kapandığında ise geride ne bir iz ne de bir acı kalıyordu. Bunu bir mucize sanıp üzerimde planlar yapsalar da, aslında bu benim en büyük lanetimdi; çünkü kendi bedeninde acıya alışmış biri, o acıyı başkalarına verirken en ufak bir tereddüt dahi duymazdı.

Yıllar geçtikçe gözlerimdeki ışık karardı, kalbimdeki yük ağırlaştı ve içimdeki o masum çocuk karanlık bir köşeye saklanıp bir daha asla konuşmadı; çünkü hayatta kalmanın tek yolu, o çocuğu her gün yeniden susturmaktı.
​İkizim ve küçük kız kardeşim, benim hiç dokunamadığım o sıcak ve huzurlu hayatın içinde nefes alırken, aramızdaki bağın varlığını hissetsem de artık onların dünyasına ait olmadığımı biliyordum. Marius Blackthorne bunu en başından beri fark etmişti; kimin bu mutlak karanlığa dayanabileceğini ve kimin sessizce bu sisteme feda edileceğini o günden görmüştü.

KARANLIĞIN VARİSİStories to obsess over. Discover now