1. Bölüm

2 0 0
                                        

Watty erama geri dönmek için yazdığım bir hikaye hadi iyi okumalarrr


Dördüncü kulvarda esneme hareketlerimi yaparken alışık olduğum klor kokusu burnumu doldurdu. Bu anı defalarca yaşamıştım. Derin bir nefes aldım ve bonemi ıslatıp topuz yaptığım saçlarımı örtecek şekilde taktım. Kadınlar kategorisi için günün son yarışıydı. Seyircilerin yarış başlayana kadar kazananı tahmin etmeye çalışırken çıkardıkları uğultular kulağımı dolduruyordu. Arkamda koçun ve takım arkadaşlarımın bakışlarını hissedebiliyordum. Bu beni panikletmezdi, bu bana yapmam gerekeni hatırlatırdı. Gözlüğümü takıp lastiğini arkadan esnetip bıraktığımda lastiğin boneye çarpan sesiyle tamamen hazırdım. Depar taşına çıkıp hakemin düdüğünü beklemeye başladım.

Hakem "Yerlerinize!" diye bağırdığında depar taşının ucundan tutup bir ayağımı da öne yerleştirdim. Ayağımı iyice yerine oturturken hissettiğim hafif sızıyı umursamadım. Zaten günün son yarışıydı. Ayağım bir yarış daha bekleyebilirdi. Duyduğum uzun düdükle birlikte suya atladım. Atlayışımı istediğim gibi yapmıştım, panik olmam gereken bir durum yoktu. Suyun içinde yüzerken suyun yanımdan geçtiğini hissediyordum, sanki beni engellemek için değil bana yardım etmek için oradaydı. Yüzeye çıktığımda düzgünce nefes alıp sakince kulaçlarımı atmaya başladım. Elim suyu yarıyor, vücuduma yol açıyordu. Çoğu kişi suyu bir zorluk olarak görse de benim için su bir arkadaştı.

Her kulacımda daha da ilerlerken etrafı net göremesem de diğerlerinin benden uzakta olduğunu biliyordum. Yalnızca üçüncü kulvardaki kız bana yakın olabilirdi. İlk 50 metreyi bitirdiğimde sağ ayağımdaki ağrı baş göstermeye başlamıştı ama sadece bir sızı gibiydi. Takla atarak döndüğümde ayağımla kendimi iterken sızıyı daha şiddetli hissettim yine de hareketlerimi hiç yavaşlatmadan yüzmeye devam ettim. Ancak son 25 metreye girdiğimizde ayağım gerçekten ağrımaya başlamıştı. Ayak çırpışlarımın sarsaklaştığını ve yarışın başındaki ivmemi kaybettiğimi hissedebiliyordum, yan kulvardaki kızın bana yaklaşmaya başlaması da bunun kanıtıydı. Tüm gücümle yüzmeye devam ettim ama ayağım artık çok problem çıkarmaya başlamıştı. Yanımdaki kızla aynı hizada olduğumuzu görebiliyordum.

Son 10 metreye girmiştik, geride kalmaya başlamıştım. Son bir atakla hızlandım. Her şeyimi ortaya koyuyordum, ayağımı sonuna kadar zorlayacaktım. Attığım her kulaç ve her ayak çırpışımla ayak bileğime iğneler batıyor gibiydi buna rağmen dişimi sıkıp kulaç atmaya devam ettim. Aklımda bu yarışı kazanmaktan başka bir şey yoktu. Avuç içim havuzun duvarına değdiği gibi bonemi ve gözlüğümü yırtarcasına çıkarıp başımı kaldırdım. Gözlerim skor tablosunu bulduğunda...

Derin Sekli - 01.01.26
Nehir Ada Özkan - 01.01.41

Hayır, hayır, hayır... Bu olamazdı. İkinci olamazdım. Bu kadar çalışmam bir ağrı yüzünden boşa gidemezdi. Önce şok haliyle sadece suda durdum, ardından sinirle suyu yumruklayıp sudan çıkmak için duvardan destek alarak kendimi kaldırdım ve ayağım yer ile buluştuğunda ayağımdaki ağrı kendini hissettirdi. Dişlerimi sıkarak yere çöktüm. Takım arkadaşlarımın hayal kırıklığı dolu bakışlarının arasında bana yardıma gelenler de vardı. En yakın arkadaşım olan Nil'in uzattığı eline tutunup ayağa kalktım.

"Ada'yı ben hallederim siz koçun yanına dönün." Sonra bana dönen bakışlarını hissetsem de gözlerimi yerden kaldırmaya cesaret edemedim. "Hey. İyi misin?" Nil'in sesindeki endişeyi duyabiliyordum. "İncittiğin ayağın mı?"
"Evet. Sadece bir incinme diye düşünmüştüm ama son dönüşten sonra ağrı şiddetlendi."
"Yürüyebilecek misin? Koçu çağırayım mı?"
"Hayır, sadece buradan çıkalım lütfen."
"Tamam tamam, gel hadi."

Nil'in omzuna kolumu attım ve desteğiyle yürümeye başladık. Topallamamı olabildiğince saklamak istesem de topalladığım çok belli oluyordu. Kulüp odasına varana kadar hiçbir şey olmamış gibi yürüdük. Odaya vardığımızda kendimi banka attım ve Nil elinde ilk yardım çantasıyla geldi. Oda Nil'in adımları dışında tamamen sessizdi. Nil, gelirken odadaki ekranı açtı. Burada benimle kalıp yarışı ekrandan izlemeyi planladığını anlamıştım.

Dördüncü KulvarStories to obsess over. Discover now