Burası mardin , bende Narin karabay. Karabay aşiretinin öksüz ve yetim kızı , amcası ve yengesini ile aynı çatı altında yaşayan her türlü kötülüğü görmüş bir karabay kızıydım .
Babam on iki yıl önce yani ben 13 yaşında iken Arslanoğlu aşireti ile olan kan davamızda öldü annem ise hali hazırda olan kalp rahatsızlığı ile birlikte babamın yokluğuna dayanamadı. Babamdan bir kaç hafta sonra da onu kaybettim.
Onlardan sonra bana yengem ve amcam sahip çıkmışlardı yani sadece evlerini açmışlardı hiçbir zaman beni yeğenleri olarak görmediler. Tek başıma Çalıştım ve okudum huzurlu bir hayat için başka da şansım yoktu..
Bu gün ise atamamın yapıldığı bir alt mahallede ki sağlık ocağına işe gidiyordum fakat gergindim bir alt mahallemizin bir kısmı Arslanoğluna aitti . Amcam ve yengem de istemiyordu orada çalışmamı bunun kavgasını da uzun uzun yapmıştık .
Kafamı yoran düşünceleri artık bir kenara bıraktım dolabıma döndüm ne giymeliyim acaba? Biraz karıştırdıktan sonra siyah uzun İspanyol paça pantolonuma uzandım , üstüne de beyaz gömlek giydim , birkaç kolye be küpe takıp makyaj masama oturdum yüzüme de hafiften bişeyler sürdükten sonra siyah uzun kabanımı giydim ve çantamı alıp çıktım.
"Narin nereye ? ortalığı ateşe mi vermek istiyorsun yapma "
tanıştırayım yengem havin karabay , sırtım ona dönük iken derin bir nefes aldım ve ona doğru döndüm.
"Ortalık yıllar önce ateşe verildi yenge, o ateş en çok da beni yaktı . Şimdi bir turda ben yakayım çok mu ?"
Arkamdan bağırışlarını duymazlıktan gelerek çıktım ahşap kapıdan.
Çok canım yanmıştı canımdan can kaybetmiş , küçük yaşta çalışmaya başlamıştım , amcamın dayakları yengemin cezaları ile büyümüştüm. Gizli gizli açıköğretime yazılıp önce lise sonra üniversite bitirmiştim bu duyulunca bir tur daha dayak yemiştim. Yengemden korkmadım hiçbir zaman fakat amcam ona gücüm hiç yetmedi.
Düşünceler ile çıktığım yolun sonuna gelmiştim önümde yeni işyerim duruyordu. Derin bir nefes ile girdim içeriye tam karşı masada oturan , kısa boylu esmer tatlı bir kız karşıladı beni.
" Aa merhaba, siz yeni hekim olmalısınız ? Hoşgeldiniz ben hemşire Rojin "
Neşesi beni güldürmüştü " hoşbuldum Rojin, memnun oldum bende Narin yeni hekimim "
Güler yüzü hiç bozulmadan "buyrun odanızı göstereyim "
Önden o arkasından ben çok da büyük olmayan sağlıkocağında bana ait odaya geçtik .
"Teşekkür ederim Rojin ama bana hasta olmadıkça resmi olmana gerek yok , ismim ile hitap edebilirsin "
Yüzünde ki gülümsemesi daha da büyüdü
" ay çok sevinirim peki o zaman narin ben dışardayım biraz işlerim var daha sonra uzun uzun tanışırız ,bir şey olursa seslenirsin" dedi ve çıktı .
Paltomu çıkartım ve astım önlüğümü giyip masama geçtim. Bilgisayar ile uğraşırken kapı iki kez tıklatıldı ve açıldı , hasta olduğunu düşünerek kafamı kaldırmadan.
" hoşgeldiniz" dedim.
" hoşbulduk doktor xanima (hanım) "
Duyduğum ses ile gözlerim anında karşımda ki adamı buldu " sen ?" Sert çehresinde mimik yoktu , siyah takım elbisesinin içinde elleri cebinde karşımda duruyordu.
Masamdan kalktım yanına adımladım
"ne işin var burda " sesim istemsiz çok kısık çıkmıştı , kendime kızdım. Onların karşısında güçlü durmalıydım.
YOU ARE READING
Arslanoğlu
RomanceNarin karabay: Hayata bir sıfır geride başlamış, tüm zorluklara inat kendi kanatlarıyla uçmayı başarmış, narin ama güçlü bir genç kadın. Öksüz ve yetim büyüdü, çabalarıyla tıp okudu ve memleketi mardinde aile hekimi olarak göreve başladı . Onun haya...
