belki de

46 12 8
                                        

Belki de farkında bile olmadan aynı otobüse bindik seninle. Belki göz göze bile geldik bir anlığına ama ikimiz de başka düşüncelerdeydik. Aynı sahilin kenarına oturduk belki, aynı denizi izledik sessizce... Sen başka bir hayalin peşindeydin, ben ise kendi içime dalmıştım.
Aynı yıldızın kayışına aynı anda dilek tuttuk belki de. Senin dileğin farklıydı, benimki biraz yaralı. Aynı kafeden aldık kahvemizi; sen fazla şekerli sevdin belki, ben acı olmasına rağmen alıştım çünkü o da ben gibi kırılgındı.
Ama ya hiç kesişmediyse yollarımız?
Ya sen başka sokaklardan geçip gittin de ben seni hiç fark edemediysem?
Ya biz hiç tanışmamak üzere yazıldıysak?
Belki de gerçekten birbirimizi görmememiz gerekiyordu.
Yine de içimde bir ses hep "belki" diyor.
Belki tanışmamız gerekiyordu.
Belki bir durakta, bir caddede, bir gün — her şey olması gerektiği gibi denk gelecekti.
Ama binlerce şanstan biri bile denk gelmedi bize.

Quemarحيث تعيش القصص. اكتشف الآن